Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '07

 
Kategori
Balıkçılık
Okunma Sayısı
2139
 

....... Kısmet değilse ne gelir elden

....... Kısmet değilse ne gelir elden
 

Balık malzemeleri aldığımız arkadaşa yirmi metrelik fanyalı ağ*siparişi vermiştim.

Bu sabah telefon etti..Ağım gelmiş…

Olta balıkçısıyım ben, şimdiye kadar denize, göle, dereye ağ atmışlığım yok.

Gecenin bir yarısı kıyıya ağ atmış site bekçisinin onlarca dil balığı yakaladığını görünce hasetlendim.. “Benim neyim eksik?” dedim verdim siparişi..

Aslında balığa gidecek gücüm yok..Bir kaç gündür soğuk algınlığı ile mücadele ediyorum..

Burnum işlevini yerine getirmiyor..Koku da almıyor..Hayrat gibi, ha bire akıyor.

İki tane bir buçuk metre demir çubuk yaptırdık ( Masrafa bak!)

Demir çubukları kıyıya paralel bir şekilde denizin içine saplayıp, ağıda arasına gereceğiz sonra ben ağ ile kıyı arasında biraz gezineceğim balıklarda ağın içine dolacak!

Stratejimiz, kağıt üzerindeki planımız bu..

Ağın dolmasını beklerken de fileto kestiğimiz istavritlerle Lüfer olmadı Kalkan yakalayacağız..

Hastayım diye çok sıkı giyindim Allah için ( Eşim yazıları okuyor da).

Gani’de geldi.

Giydik boy çizmelerini, kırk yıllık balıkçılara taş çıkartırcasına, ağı açtık..Ağın uçlarındaki ipleri, yaptırdığımız demir çubuklara bağladık..Su göğsümüze gelene kadar denizin içinde yürüdük ve tezgahımızı kurduk..

Aramızda konuşuyoruz…

“ Ağabey benim içime doğuyor, dolacak bu ağ dolacak!”

“ Valla Gani bana da öyle geliyor, ne tutarsak yarı tamam mı?”

“ Tamam ağabey, dil de çıkar değil mi?”

“ Dil de çıkar pisi de kalkan da, fanyalı ağ oğlum bu! Denizde ne varsa toplar”

“ Bekçi de buraya atmıştı değil mi ağayı”

“ Tam bizim attığımız yere”

Boy çizmelerini çıkarttık, oltaları denize attık…

Ben her zaman ki gibi takım çantasının üzerine oturdum..Gözlerim kamışın ucundaki fosforda balık bekliyorum...

Bekle bekle gelen giden yok…Kabahati istavritlere buldum..

“ Gani bayat bu istavritler, ben sana canlı istavrit al dedim”

“ Tazesi yok tu ağabey, zaten bir yerde vardı”

Konun uzmanı olarak yorum yapmaya devam ediyorum

“ Sen lüfer olsan, bayat balığa gelir misin?”

“ Gelmem ağabey, denizde canlısı varken!”

“ Tamam işte lüfer de ondan gelmiyor, Allah’tan ağ attık”

İki saatten fazla bekledik, tek balık vurmadı… Balık vurmayınca takımları değiştirdik..(Okey oynarken, taş gelmiyorsa istekaları olmadı masayı, olmadı kahveyi değiştirirsin ya o hesap)

Güzelim istavritleri yengeçlere yedirdik..

Beklemekten sıkıldım, gittim Marmara Ereğlisinden limandan teke* süzdüm..

Tekelerin yüzü suyu hürmetine iki mırmır yakaladım...

Tepe lambalarımızı açıp, boy çizmelerimizi giyip, ağı toplamak için denize girdiğimizde saat gecenin on biri idi… Ben hiç üşümüyordum…

Denizin içinde yürüyoruz, tepe lambalarının aydınlığında irili ufaklı balıklar kaçışıyor, görüyoruz..Nefes alışlarımız hızlanıyor, kanımızdaki adrenalin yükseliyor…

“ Ağabey mantarlar gömülmüş”

“ Dedim ben sana ağ ağzına kadar balık dolmuş”

Ağın yanına geliyoruz………………..

Hikayenin sonrasındaki dramı yazmak, yazarken de tekrar yaşamak istemiyorum.

***

Moralim sıfırın çok altında, arabaya bindim, tam kontağı çevireceğim Gani seslendi;

“ Ağebey…. Bu ağı aldığımız çocuk var ya !”

“Evet”

“ Delik ağı satmış olmasın bize?”

Fanyalı ağ: Üç katlı balık ağı

Teke: Karides benzeri, deniz canlısı…

FOTO: http://www.balikavi.net/ ( Teke)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu tekeyi çocukken amma tutardık yaw... Benim sandalın çekek yerinde kazıkların etrafı dolu olurdu tekeyle... Elini uzattınmı pire gibi seridir ya gözle görülmez hızı... En sonunda kalın telden ufak kepçe yapmıştım, livar kepçesi kadar... Bayan naylon çorabınıda kepçeye takıp bol bol yakalardım... Bir arkadaşım canlı yerdi tekeyi, ondan kurtardıklarımı benim kediye götürürdüm... Yalnız Gani haklı olabilir ağ konusunda... Hiç baktınmı hakkaten delik olmasın? :-)) Sevgiler...

Efsane FB 1907 Baterist Metin 
 11.10.2007 4:22
Cevap :
Bakmam mı be ağabey, ağın sorununu bulduk, gözleri büyükmüş..Aldığım yere geri vermeye çalıştım ama almadı, hain adam…Büyük balık yakalayacağız artık bizde…Demek sandalın var…Yemliye çıkarsan çağır kardeşini de..Ben kıyıdan atıyorum sürekli…Tekeyi canlı yiyen arkadaşa gelince….Yuh be ağabey, “denizden babam çıksa yerim” sözünü ben hikaye zannediyordum:)  11.10.2007 16:18
 

...sanki deniz ile ağı satan kişi size karşı işbirliği kurmuş gibi..deniz balıklarını sizinle paylaşmak istemiyor..zaten malzemeci size delik ağ satmış.. :)) ama bu gün olmazsa yarın..mutlaka bir gün zafer(balıklar) sizin olacak inanıyorum.. :))

Ekim Güneşi 
 08.10.2007 12:11
Cevap :
Ne olup bittiğini ben de anlamış değilim..En kısa zamanda intikamımı alırım....:))  08.10.2007 16:34
 

Ne zamandan beridir ben de çıkamıyorum balığa. Farkettim ki zamanı gelmiş de geçmiş bile:) Şimdiden kısmet diyelim de:)

A y s a n c a 
 07.10.2007 0:12
Cevap :
Balık işin bahanesi tabii…Maksat stres atıp biraz kafa dağıtmak.. Arayı soğutmayın bence…Saygılar…  07.10.2007 1:38
 

Geçtiğimiz pazartesi günü bizde bir arkadaşla; Cankurtarana bir kova canlı tekeyle gittik 5 saatte aldığımız, altı oltaya bir tek 20 cm gelincik. "Oysa ne umutlarla gitmiştik biz oraya aboo!" 28 Ekimde Riva da kalkandayız, bol fanyalı ağını al da gel :))

M.Talip Girgin 
 06.10.2007 11:23
Cevap :
Ağabey nazik davetin için çok teşekkür ederim..İnan İstanbul’la yıldızım hiç barışık değil.Riva’nın neresi olduğunu da bilmiyorum..Teke’yi kurt çıkartamadığım zamanlarda tercih ediyorum..Cankurtarana gelen Silivriye’de gelir.Ramazan ayından sonra gelirsen, bir cumartesi gecesi kıyıda sabahlarız...  06.10.2007 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 7729
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1083
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster