Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '14

 
Kategori
Özel Lezzet Durakları
Okunma Sayısı
402
 

'' Edirne Kırkpınar Lezzet Durağı '' - Yurdumun Gülen Yüzleri-

Ülkemizin zengin kültür dağarcığını incelediğinizde, uçsuz bucaksız, zenginliklerle  dopdolu bir hazineye girdiğinizi farkedersiniz…TC adındaki  koca buzdağının su üzerinde görülen  küçük bölümünde gördüğünüz olumsuz manzaralara karşın, dibe dalmaya yeltendiğinizde, hiç de pişman olmayacağınız, rengârenk Cennet manzaralarına tanık oldukça, böyle bir ülkede yaşadığına şükretmeye başlıyor insan…

Buzdağının tepesindekiler birbirini yiyip bitirirken yarattıkları olumsuz ve moral bozucu imaja karşın; ülkemin görünmeyen yüzünde olağanüstü güzellikler yaşanmaktadır.

.....

Yunus Emre’lerin; Mevlânaların, Yusuf Has Hacip’lerin , Mimar Sinanların yetiştiği bu toprakların hamurunun mayası, faziletle, ahlakla, güler yüz ve tatlı dilin yanısıra  konuk severlikle yoğrulmuştur.

Yusuf Has Hacip  : ‘’MemIeketin direği, temeIi, sağIamIığı, esası ve kökü iki şeye bağIıdır. BunIardan biri haIkın hakkı oIan kanun, diğeri de hizmette buIunanIara dağıtıIan gümüştür. Parayı görerek, hizmet edenIerin yüzIeri güImeIidir. Hangi bey askerini memnun etmezse, kıIıç da kınından çıkmaz.’’ Diyerek ‘Marifetin iltifata tabi olduğunu ‘’ da vurgulamış olur.

Yusuf Has Hacip : ‘’Aklın süsü dil; dilin süsü sözdür…Kişinin süsü yüz; yüzün süsü, gözdür.’’ özdeyişiyle de  güler yüzle, tatlı dilin ; gülen bir gözün verdiği huzurdan dem vurmuştur.

…..

Ülkemin gülen yüzünü aksettirmeye çalıştığım Lezzet Duraklarımız isimli yazı dizim, çok beğenilince, yine yeniden, güzellikleri yazma iştahımız kabarıyor tabi...

Güzel ülkemde, gezdiğim-gördüğüm yerlerde, insana huzur veren; yaşam aşkı aşılayanan Lezzet Duraklarımızdan, bir yenisi olan: İstanbul-Beylikdüzü’nde, Marmara Park içindeki, Edirne – Kırkpınar Lokantasına yolumuz düştü.

....

Lokantanın geç ve güleryüzlü müdürü: Faruk Tayfur’la tanıştığımızda lokantanın 40 yıllık müdavimi gibi bir sıcaklıkla Faruk Beyle çok güzel bir çay-tatlı sohbeti yapmıştık.

Edirne’de Ciğer Tava’sıyla meşhur olan küçük bir lokanta, bugün İstanbul, İzmir ve Ankara’da 32 ayrı mekanda hizmet vermektedir. Güzelim yemeklerin tadına bakarken bir taraftan da lokantanın genç ve güleryüzlü sahibi: Emre Taştekne ile küçük bir söyleşide bulunduk.

- Kırkpınar Lokantası maceranızdan bahseder misiniz…

- Hocam, hoş geldiniz… Şeref verdiniz… Turizm alanında uzun bir çalışma hayatımız oldu…Edirne’mizin ve yöresinin lezzetlerin; damak tadlarının tüm dünyaya ve ülkemize turistik amaçlarla da tanıtımı amaçlanarak bu yolculuğumuza 3 yıldır, şevkle heyecanla  devam ediyoruz.

- Yemeklerinizde ve mekânınızda ev lezzeti var… İnsan kendi evinde gibi hissediyor.

-Teşekkür ederim. Edirne Kırkpınar Lokantası’nda, tüm lezzetler, doğal, sağlıklı ve kaliteli malzemelerle hazırlanır. Katkı maddesi,yapay tadlandırıcı; trans yağlar ve konserve ürünler mutfağımıza giremez. Meşhur ‘’Ciğer Tavamız’’ da tamamen, taze süt dana ciğerinden mamüldür.

- Kullandığınız poşetler vb.malzemeler doğayı koruyucu nitelikte sanırım.

- İnsan sağlığı kadar doğanın dengesi de bizim için çok önemlidir. Kullandığımız poşetler, doğada kendiliğinden yok olabilmektedir ve çevre dostudur.

-Self servis yöntemiyle insanlar görerek; tadarak istediği yemeği alabiliyor. Salata türleriniz de 5 yıldızlı otel kalitesinde, harika… Mekanınızın her köşesi tablo gibi… Adeta sanat evi...

- Efendim, ticarı kaygılar olmadan, önce insana değer düşüncesinden yola çıkarak hijyenin ve lezzetin yanı sıra, müşterilerimizin ferah ve sanatsal dizaynı yüksek bir mekanda huzur içinde yemeklerini yeyip üzerine çay-kahve-tatlı gibi ikramlarımızla neşe içinde uğurlanmaları amacımızdır.

- Marmara Park'taki sinemada, biletin yanı sıra sizin, ikramınız olan - tatlı kuponunuzu- görünce, çok hoşuma gitti… Bu tür ticari ve insani yaklaşımların ülkemizi turistik açıdan da güzel bir yere taşıdığına seviniyorum.

- Efendim, İstanbul; Edirne, İzmir, Ankara gibi büyük kentlerimiz, yabancı konukların önemli uğrak yerleri…Türk Konukseverliğini her vesileyle göstermek, her vatandaşın görevi olmalıdır. Biz de bu konuda, güzel yurdumuza ne kadar hizmet verebilirsek bunu onur sayıyoruz. Atadan, dededen, babadan da böyle görmenin faydasıdır sanırım.

- Emre Bey, ‘Görünen köy, kılavuz istemiyor.’…’Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar; aslı ayrandır.’’ Demiş atalarımız…’Oğlan, babadan görür at oynatmayı; kız, anadan görür, sofra donatmayı.’’ …Oldukça güleryüzlü ve genç bir iş adamı olarak gençlerimize girişimcilik ruhunda önder oluyorsunuz… Faruk Tayfur Beye, Şeflerimiz: Ramazan ve Hakan Beylere; muhteşem lezzetlerin aşçılarına, Müdür Ferdi Beye de teşekkürler…

Ülkemizin yüzünü güldüren ve yüzlerce gencimize  istihdam sağlayan; böyle harika lokantaları yurdumuza kazandırdığınız için, sizi candan kutlarız… Teşekkürler…

- Mesut Hocam, ben ve ekibim olarak bizleri tanıtarak yolumuzu açtığınız için; bu tür  tanıtıcı yazılara hiçbir menfaat gütmeden’’ yazıp resimleyerek’’ büyük emeklerle özveride bulunduğunuzdan dolayı, biz genç işletmecilere moral gücü verdiğiniz için, size ve Milliyet Com.tr.bl. yönetimine şükranlarımızı sunarız.  21.01.2014

*******

Edirne Kırkpınar Lokantası, daha fazla söze gerek bırakmayacak güzel görselleriyle karşınızda…

…………………………………….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünyanın ve güzel ülkemin elem ve kederi kadar zevklerine de tümüyle vakıf deneyimli üstadımız buradan anlaşıldığı kadarıyla gurmelik konusunda da bir numara. Tebriklerim ve başarı dileklerimle... Sevgi ve saygılarımla...

Ersin Kabaoglu 
 25.01.2014 12:57
Cevap :
Tepedekiler birbirini yerken, kısır döngü çözümsüzlüğe giderken;bizler de hem nalına hem mıhına vuran yazılar yazarken; azıcık da dışardaki güzelliklerin yaşanması ve tanıtılması yoluında bir iştahlı döneme girmiş bulunmaktayız.'Marifet iltifata tabidir.' düsturundan hareketle, ülkemin şirin;moral veren,yöresel kültürümüzü tanıtma çabasında olan bir çok kurum ve kuruluşun gülen yüzünü aksettirmek için GURMElik gibi lezzetli bir misyonu üstlenmiş bulunmaktayım:) Allah Yâr ve yardımcımız olsun...Umarım sizlere farklı lezzetleri resimlerle anlatıp sonra da bu lezzetleri tadma yolunda bir nebze faideli olabilirsek şahsımı mutlu,mes'ud ve bahtiyâr hissedeceğim.Ersin Bey,iltifatınıza mazhar olmanın letafeti ve şetafeti ile almış olduğum 'gazla ' bu yolda emin adımlarla ilerleyeceğimi bildiri;en derin saygılarımı,İstanbul'dan selamlarımı sunarım efendim.Berhudâr olunuz :))  25.01.2014 13:12
 

Yılda birkaç kez gideriz Edirne'ye. Ciğer, Ciğerci Niyazi Usta'da yenir:) Kırkpınar'ı da biliyorum. Hiç tava ciğerini yemedim; ama köftesini yedim! Porsiyonlar oldukça küçük ve pahalı. Oysa Edirne'de ucuz ve bol bol:) Ben yöresel yemeklerin İstanbul'a gelmesine karşıyım hocam:( Gidip yerinde yiyelim. Çünkü ruhu kaçıyor, para ön plana geçiyor:( Öyle jilet gibi giyinmiş garsonlar, şıkır şıkır mekânlar olmasın; biraz taşra koksun ortam! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 24.01.2014 17:08
Cevap :
Biz taşradan geldiğimizden sanırım;böyle böyyük şehir havası ve mekanları bir başka renkli geliyor bana;yarın da Çatalca'ya gidip Sofram'da Tandırını yemeliyim diye düşünmedim değil...Yıllar önceki otantik havasını koruyordur sanırım.''Kırkpınar '' francayz işini halletmiş...Her şubesinde aynı yemekleri aynı salata ve turşuları bulabiliyorsunuz.Edirne'de Ciğerci Kazım Ustanın ciğer kebabını da özlemedim değil hani...Bu arada,konu konuyu açtığından, şunu özellikle belirteyim ki Adana ,Hatay ;Urfa,Diyarbakır Yöresindeki mangalda yapılan çöp ciğer kebabını, unda kızartılan Edirne Ciğerine değişmem... ATA Bey,teşekkürler...Selam ve saygılarımla..  24.01.2014 18:14
 

Kıymetli Üstad,Sayın Mesut SELEK; Hocam böyle canlı, böyle güzel görsel görülmemiştir.Elbette görsellerin içinde sayın Mesut Selek'in varlığı ayrı bir değerdir.Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 23.01.2014 6:17
Cevap :
Mehmet Bey, böyle güzel bakar:) Gönlü ve ruhu güzel insana saygılar ve selamlar...Teşekkürlerimle:)  23.01.2014 13:17
 

Bu kadar olur bir görsel ve görseldeki cazibe. Görsel dillenmiş ve "seyretme, gel lokantamıza" diyor adeta. Şartlar oluştuğunda Allah'ın izniyle görmek ve o nefaseti tatmak isterim. Teşekkürlerim size selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan 
 22.01.2014 13:28
Cevap :
Yurdagül Hanım,Merhaba...Ülkemizde,genç girişimcilerimizin yüzü Batı'ya dönük.Çağdaş ve modern akımların takipçileri olarak yöresel yemek kültürlerimizi yeniden harmanlayıp 'İnsana saygı'ilkesinden hareketle gerek iç turizmde ve gerekse dış turizme yönelik yüz güldürücü projelere imza atıyorlar.Biz okur-yazar kesime de 'Marifet,iltifata tabidir.' ilkesinden hareketle,bu tür çalışmaları takdir ederek resimlerle yazmak düşüyor.Gelişen görsel-iletişim teknolojisini bu şekilde kullandığımızda,sizin de vurguladığınız gibi,adeta sanatsal bir eser ortaya çıkıyor :))İstanbul-Avrupa yakasında Marmara Park AVM'ye uğrayıp bu lezzetlerden tadmanızı öneririm:) Desteğiniz için teşekkür eder,saygılarımı sunarım.  22.01.2014 16:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1521
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1615
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster