Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '06

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2093
 

'' İçinde sakladığın sır senin esirindir, onu ortaya çıkardığında sen onun esirisindir ''

'' İçinde sakladığın sır senin esirindir, onu ortaya çıkardığında sen onun esirisindir ''
 

Ne demişler '' Söyleme sırrını dostuna, dostun söyler dostuna.. "

Sır nedir? Tanımında şöyle yazıyor; Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan şeylerdir.Hayatımızda veya çalışma hayatımızda, bazen ikinci veya üçüncü kişilerin bilmesini istemediğimiz, olaylar bizim veya çalıştığımız yerin özel sırlarıdır.

İşin gerçeği aslında kişinin ve kurumun özel sırlarını kimseye söylememesidir. Fakat bazen kendi sırrın da olsa tek başına taşırken ağır gelir insana. Yanlış kişilerle paylaşıldığında en büyük hata yapılmış olur. Sırdaş olarak seçeceğimiz, benimseyeceğimiz, kabul edeceğimiz kişi, öyle bir anda kazanılacak bir kişilik değildir. Yılların birikimiyle, güveniyle sırdaş bir arkadaş edinebiliriz. Sır saklamak üstün bir ahlak göstergesidir, eskiler boşuna dememişler ''ser verip sır verilmez'' diye.

''İçinde sakladığın sır senin esirindir, Onu ortaya çıkardığın zaman sen onun esirisindir ''............ Sırlarımızı bu felsefeye göre saklamalıyız ki, pişmanlıklar, ahlar, vahlar olmasın hayatımızda.

Sır saklamak acaba bir irade işimidir veya karakter işimi? Karakter sahibi biri mi sırrımızı saklayabilir.? yoksa iradesine hakim olan, sağlam olan birimi?.. Kanımca iki özellik de aynı kişide mevcut olandır. İrade sahibi bir kişinin, karakteri de düzgündür zaten. Sır saklamak başarının, büyüklüğün bir göstergesiymiş. Önemli devlet adamları sırlarıyla görev yapıp üstün başarılar kazanırlarmış...

Aile içi sırlar da kesinlikle saklanması gereken sırlardır. Eskiler evliliklerinde aile sırlarını kesinlikle dışarıya aktarmazlar kol kırılır yen içeride kalır felsefesiyle evlilerini yürütürlermiş.

Günümüzde böylemi? Nerdee..

Çİftler boşanır boşanmaz, birbirine sırtlarını döner dönmez, bütün sırlarını döküyorlar ortaya. Üstelik bir de intikam duyguları işin içine girince veryansın oluyor ortalık... Kendini bilen şahıslar, yaşadıkları güzel günlerin hatırına ve bir zamanlar birbirlerinin eşleri olduklarını düşünerek bu türlü basitliği yapmamaları gerekiyor.

Bu konuda peygamber efendimizin bir sözü şöyle diyor ''Kıyamet gününde insanların Allah gözünde en kötüsü, Karı-koca birbirine yakınlık ettikten sonra kadının sırrını yayan erkektir'' demiş.. Tabi bu durum kadın içinde aynıdır..

İkinci veya üçüncü şahısların, bilmesinin istenmediği herşey bizlerde birer emanettir. Karşı tarafın izni olmadan bu emaneti hiçbir şekilde bir başkasıyla paylaşamayız, veremeyiz. Değerli bir emanete nasıl gözümüz gibi bakıyorsak, bizlere verilen sırları da aynı şekilde saklamamız gerekiyor.

Sevgilerimle,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazılarınız çık beğeniyorum ve elimden geldiğince takip ediyorum.bu yazınızda beni buyuledi neredeyse(bazı yazılarınız gibi).ne kadar güzel bir konuya değinmişsiniz inanın çok hoştu.ellerinize sağlık umarım yazınızı görüpte ders çıkaranlar olur... mutlulukla kalın sevgiler ve (siz zaten başarılı bir yazarsınız ama...) başarılar hoşçakalın

sbseda.. 
 28.12.2006 9:55
Cevap :
Teşekkürler seda hanım..Sevgiler  28.12.2006 13:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3539
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster