Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '21

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
55
 

- Biraz da "siyasi ahlak"...

- Yalan söylemenin "siyasi ahlak" içinde "dokunulmazlığı" mı var?

B a ş l a r k e n...

Bakın, ünlü romancımız Yaşar Kemal, "siyasi ahlak" ve "siyasi yalan" hakkında ne diyor?:

"Kim, gerçekleri en iyi bir şekilde yalanla dolanla örtebilirse, en iyi politikacı da o, en iyi adam da, en muteber kişi de o..."(1)

Kimi politikacılarımızın, Yaşar Kemal'in bu sözlerine teşekkür edeceğini düşünüyorum...Ama, bakalım öyle mi?

*

"D i n"  ve  "A h l a k"

Ahlak kurallarının çoğu dinlerden kaynaklansa da, insan ve toplumun eriştikleri "kültür" ve "uygarlık" düzeyi, ekonomik gelişmeleri, refah seviyeleri yaşam tarzlarında ve bunlara bağlı olarak, ahlak kurallarında da bazı değişiklik olabilir.

Örneğin, "dinsel ahlak kuralları" içinde, "günah-sevap" ölçütleri ile değerlendirilen davranışlar; değişen ahlak kuralları içide "iyi-kötü" şekline indirgenebilir. 

Bu şekil anlayış ve uygulama ile, dinsel ahlak kurallarının önemi yitirilebilir ve sosyal yaşamda "ateist", "deist" ve "agnostik" düşünceleri ortaya çıkarır...Çıkmıştır da...

İster "dinsel" olsun, ister "dünyevi" olsun; tüm ahlak kuralları "toplumdan topluma" ve "insandan insana", "zaman" ve "zemin" koşullarında farklılık gösterir...Bu durum, "hukukta", "yasalarda" ve hatta "dinsel metinlerde"; "zamanın değişmesiyle kurallar da değişir" önermesinin bir gereğidir(2).

Aslında, tüm insanlar yaşadıkları "kültür" içinde, "doğru" ve "yanlışları" özgür iradeleri ve akılları ile bulabilirler.

Elbette, bulamayanlar da vardır...

*

"A h l a k" ve de "Y a l a n"  

Ahlak, "mutlak olarak iyi düşünülen ya da belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları" olarak tanımlanabilir...Ancak, bu kuralların çoğu yasalarda yer almaz; ve bu kurallara uyulmaması da, herhangi bir cezayı grektirmez...Ama, yasalarda yer almayan bu kurallar, toplumda "ayıplama" ve "kınama" şeklinde, bir anlamda cezalandırılmış olur.

Bazıları tarafından, "hiçe sayılsa da", bu "sosyal cezalar", "insan olan insan için" yasaların verdiği cezadan daha ağırdır.

"Yalanı" ve "yalan söylemeyi" bu şekilde anlamlandırmak gerekir bence...

*

S i y a s i   a h l a k a   g e l i n c e;  i ş   d e ğ i ş i r...

Tarih göstermiştir ki, "siyasi ahlak" hiç değişmemiştir. 50 yıl önce ne ise günümüzde de aynıdır...Çünkü, siyasetin kendisi göreceli değildir; yani "zaman ve zemim koşullarından" etkilenmez ve de değişmez.

"Zamanın değişmesiyle kurallar da değişir" önermesine  uymayan tek "ahlak anlayışı" siyasettir. "Ayıp-iyi- kötü- doğru- yanlış-" gibi kavramlar ve tavırlar; "yasal" ve "yasal olmayan" eksenlerde değerlendirilmektedir...Yani "siyaset ahlakı", bir anlamda, "minareye kılıf geçirmekle eş anlamlıdır. Bu anlam içinde de en başta gelen "done", yalan söylemektir.

Neticede, hangi minarenin kılıfının kumaşı daha değerli ve daha iyi dikilmişse, o minarede okunan ezan sesi, kimi kulaklara "hoş gelir"...

*

B i t i r i r k e n...

Yalan söylemyi alışkanlık haline getirenlerin bir özelliğini hatırlatmak isterim:

Örneğin;  yalan söylemeye alışık olan insanlar, "korku" ve "suçluluk" gibi duygularını örtbas etmekte ustadırlar...Aslında, çoğunda da, bu duygular körelmiştir. Bu nedenle de yalan söylerken hiç belli etmezler...Yüzleri kızarmaz, yalanı söylerken düzgün konuşurlar; "ha, "hı" gibi teklemeler yapmazlar; ara sıra burunlarını kaşımazlar...

*

Y a l a n l a   i l g i l i  2  a t a s ö z ü...

 Yalan atla gider,                                                 - Yalancının mumu yatsıya kadar yanar(Türk Atasözü)

   hakikat ise yürür.                                               

 Fakat yine de,                                                     - NOT : Bu atasözü, artık mazide kaldı...Yalancının 

  Zamanında yetişir. (Japon atasözü)                    mumu, daha "sabah ezanı okunmadan" sönüyor.

 

cdenizkent

 

-------------------------- :

(1) Yaşar Kemal, cafrande.org.(1968) > Güncel hayat ve siyaset > 16. 07. 2021

(2) 1877 yılında, Osmanlı'nın yürürlüğe koymuş olduğu "Mecelle" adlı yasa, bu önermeyi  yapmıştır. İ.Ü. İnkılap Tarihi Enstitüsü Yıllığı-1, s.286 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vallaha ben siyasi ahlak, demokratik ahlak gibi sulandırılmış kavramlardan hiç anlamam. Benim bildiğim tek şey Doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğudur. Selamlar

Matilla 
 10.08.2021 18:49
Cevap :
Merhaba Matilla.. Ben, dokuz köy dolaştım; hiçbirinde yapınamadım. Dilim biraz frensiz olduğu için, şu anda 10'oncu köyde ikamet ediyorum. Burası da çok tenha; insanın canı sıkılıyor:)). Amacım, 10'uncu köyün nüfusunu artırmak...Bu kadar az nüfusla ne köy ne de kasaba oluruz...Teşekkürler ve selamlar.  11.08.2021 12:33
 

Atasözleri birbirine karışmış...Özür diler ve düzeltirim. -Yalan atla gider / Hakikat yaya / Fakat yine de / Zamanında yetişir(Japon atasözü)..."Yalancının mumu yatsıya kadar yanar"(Türk atasözü)...NOT: Bu atasözü artık mazide kaldı...Yalancının mumu, daha sabah ezanı okunmadan sönüyor(cdenizkent)

cdenizkent 
 10.08.2021 12:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 973
Toplam yorum
: 2471
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1384
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster