Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
665
 

" Biz " olma özlemi .....

" Biz " olma özlemi .....
 

Jane Eyre'i hatırlar mısınız ?

Ben İngiliz edebiyatının bu klasik eserini asla unutmadım. Zaman zaman tekrar okur hatta BBC yapımı dizi versiyonlarını seyrederim elime geçtikçe.

Sevgili Jane ; çocukluğumun hatta genç kızlık hayatımın ve şimdide erişkinlik hayatımın büyük bir kısmında yer almış kahramanlarımdan yalnızca biri .

1800 ‘lü yılların Kuzey İngiltere’ sinde öksüz ve yetim Jane yengesinin yanında büyür. Ancak kuzenleriyle yaşadığı sürtüşmelerden ve içinde bulunduğu sevgisizlik ve zulüm ortamından ancak hayırseverlerin kurduğu ve öksüz, yetim kızların eğitim gördüğü okulu sayesinde kurtulur. Jane sekiz yılını bu okulda geçirdikten sonra esas olayların başladığı Thornfield malikesine; Edward Rochester ‘in vasisi olduğu Adele ‘in mürebbiyeliğini yapmak üzere gelir. Malikanede yaşadığı olaylar genç kızın bir ömür boyunca edindiği deneyimden daha fazlasını kazanmasını sağlar. Ve Jane olaylardan sonra kalbi kırık , elinde bir valizi bile olmadan beş kuruşsuz kaçar Thornfield ‘den. Kaçar kaçmasına ama artık kalbi o malikaneye ve sahibine aittir. Ne kadar kaçsa da, ne kadar yeni bir hayat kurmaya çalışsa da ait olduğu yeri bilir. Thornfield ve oranın sahibi; güçlü, karizmatik ve aynı zamanda kaderin tüm tokatlarından nasibini almış sert Rochester ‘in yanıdır yeri.

Jane aidiyetini sorgular roman boyunca. 1800 ‘lü yıllarda yaşayan bir kadın olarak oldukça marjinaldirde. Aşk ve aidiyet duygusu baskın gelir ve nice olaydan sonra dizinin dibine döner Edward Rochester ‘in .

Aidiyet duygusu…..

Bir yere, birine ya da bir şeylere ait olma dürtüsü. Sanırım biyolojimizde var bu duygu. Aslında duygudan öte bir ihtiyaç bu sanırım .

Çevrenizde kötü giden evliliklere bir bakın çoğunun özünde “biz” olmadan öte “ben “ olduğu için yaşanmıyor mu acılar ? Ayrılıklar ?? Daha doğrusu karşımızdakine kendimizi ait ve kendimizi ona sahip hissetmediğimiz için. Bu nedenle değil mi kendimizi bir kafesin içinde sahipsiz, natamam hissetmemiz?

Ya aşk??

Aşka duyduğumuz özlemin özünde de bu yok mu aslında ? “Biz” olabilme özlemi. Yani yine aidiyet duygusu.

Geçtiğimiz günlerde yine Jane Eyre ‘yi seyrettim; İki insanın roman bile olsa birbirine duyduğu özlem, yakıcı sevgi ve aidiyet duygusu resmen içimi acıttı.

Bir anda kendimi bomboş ve yapayalnız hissettim . Düşündüm en son ne zaman kendimi bu denli ait hissettiğimi ve aynı anda da sahip olabildiğimi.

Dudaklarımdan usulca bir cevap çıktı ; “hiç ….”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dağılıyor sesinin köhnesi Tanıdık bir ağrıyı susuyor bu kez Herkes yalan söylüyor, herkes! Zaman bir güzün kadim sancısıdır oysa… Sadağına al değiyor sabır kuşunun Göğsündeki yâr yâresidir, öyle bakma Ay karanlığa göçüyor nisyana akarak Bir müthiş yalnızlığı ağırlıyor şehir Sen! Bir iç kanamayı azdırıyorsun susarak Ey! Zehri de sunsan ah demem biliyorsun Gök yüzünü neden astın öyle, bir bak… Göğsümden kayan yıldızları mı sayıyorsun?

www.beyazrenkler.com 
 15.10.2010 15:33
Cevap :
Muhteşemdi ....  17.10.2010 11:38
 

Genç kızken okumuştum Jane Eyre'i...Çok sürükleyici, okurken kendimi romanın içinde hissettim ve de duyguyu, acıyı, özlemi ve aidiyeti...Ve en sonunda yanmış, yıkılmış harabe haldeki durumu, uzun zaman etkisinden kurtulamamıştım...Sevgiler...

Yurdagül Alkan 
 10.10.2010 16:16
Cevap :
Yıllar önce okuduğum bir kitabı tekrar okurken o yıllarda ki halim gözümün önüne gelir benim sanki zamanda yolculuk yapmışım gibi. Ben Jane Eyre 'i ilk kez orta birde okumuştum . Çok sevdiğim bir kız arkadaşımla okulumuzun arkasında kuytu bir yerimiz vardı her gün okula erken gider sırayla birbirimize yüksek sesle okurduk .. :))) Canım Alevciğim ...  11.10.2010 10:41
 

"Biz" diyenler de, kendini ait hissedenler ve kendisine ait olduğunu zannedenler de sonunda bir gün yalnızlıklarına ve kendilerine sarılmak zorunda kalabiliyorlar...(Tereciye tere mi sattım ne!:)) Sevgilerimle...

fatma iyibilgin 
 09.10.2010 0:36
Cevap :
Biraz umutsuz olmadı mı?? Neyse yinede satırların arasına gömülmek daha iyi sanırım ....  11.10.2010 10:39
 

Yalnızlıktan hele yapayalnızlıktan sertifikası olup da kendini bütün olarak mezun eden kişinin ister kadın ister erkek olsun yaşadığı birlikteliklerin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Kendi kendine yetebilen sağlıklı insan sahip olduğunun gerçek değerini biliyordur gibime geliyor. İki tamdan bir bütün oluşturulması gibi. Biz olabilmek inanılmaz güzel bir duygu umarım bir gün bu duyguyu bunu hak eden ve pişman ettirmeyen biriyle birlikte yaşarsın. İçten hissedilen her şey bir gün mutlaka yerini buluyor, sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 07.10.2010 21:56
Cevap :
Sevgili Kevser ne tatlı yazmışsın , ne denli güzel temennilerde bulunmuşsun. Satırlarından mutluluk taştığını görebiliyorum. Mutluluğun daim olur inşallah ve teşekkür ederim sadece kendi adıma da değil benim gibi hisseden tüm dostlar adına . Sevgilerimle ....  07.10.2010 22:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 623
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 961
Kayıt tarihi
: 21.04.08
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü mezunuyum . Maalesef bir tak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster