Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '12

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
205
 

''Felsefe bilimin çok gerisinde kaldı''

''Felsefe bilimin çok gerisinde kaldı''
 

GÖRMEK,BAKMAK,HAYAL ETMEK.


BİRLİK ÇALIŞMALARI ÜZERİNE BİRAZ FELSEFE

‘’FELSEFE BİLİMİN ÇOK GERİSİNDE KALDI’’ Stephen Hawking

‘’Bizim, bize yol gösterecek bilim felsefecilerine ihtiyacımız var’’ Richard Feynmann

‘’Bir atom altı parçacığın aynı anda hızını ve yerini bilemeyiz. (belirsizlik ilkesi) Heısenberg

Bir siyasetçinin bizim, sosyologa, ekonomiste, felsefeciye, bilim adamlarına ihtiyacımız var dediklerini ve siyasi partilerin kadrolarına bu tür filozofları, bilim adamlarını  (bağımsız insanlar olmalı, partili değil) aldıklarını işittiniz mi? Sadece seçim zamanlarında Reklamcılara ihtiyaç duyuyorlar.

‘’Hangi biçimi gözlemlersek gözlemleyelim,özellikle organik olanlarda hiçbir şeyin kalıcı, dirençli tamamlanmış olmadığını, tersine her şeyin sürekli değişim halinde olduğunu görürüz…Hiçbir canlı, dahası, birim değildir, çokluktur; bize birey olarak görünse bile gene de yaşayan, bağımsız şeylerin toplamıdır,bunlar ülkü ve potansiyel olarak benzer,görünüş olarak benzer ve eşit veya farklı değişken  olabilirler. Bu varlıklar, bazen başlangıçta birliktedirler bazen birbirlerini bulup birleşirler,. bölünür ve gene birbirlerini ararlar ve her bakımdan ve her yöne doğru gelişen  sonsuz bir verimlilik ortaya çıkar.

‘’Yaratık daha az gelişkin oldukça parçaları da daha fazla benzerlik ve aynılık gösterir ve bütünü andırır. Mükemmelleşme arttıkça parçalar daha benzemez olur. İlk durumda aşağı yukarı bütün parçalar bir gibidir, ikincisinde böyle değildir. Parçalar daha benzer oldukça birbirlerinin tamamlayıcısı olma olasılığı azalır. Parçaların birbirinin tamamlayıcısı olması daha gelişkin yaratıklarda görülür.’’

‘’Doğa herhangi bir deneyle hareketin mutlak olarak belirlenebilmesine olanak vermez yapıdadır.’’GOETHE.

‘’Deneyim felsefesi toplumsal ve ahlaki varlıkları, fiziksel varlıklar gibi sürekli bir belirsiz değişiklik durumu içinde kabul edecektir. Kaçınılmaz değişim olgusunu örtmeye çalışmayacak ve oluşacak değişikliklerin boyutuna sabit sınırlar getirme girişiminde bulunmayacaktır. Sabit bir şeyde güvence ve liman bulmak gibi boşuna çabalar yerine, devam eden değişikliklerin karakterini belirlemeye ve bizi en çok etkileyenlere entelektüel bir yönelim ölçütü getirmeye çalışacaktır.’’ ‘’Sabit kurallar düşüncesinin olduğu yerde her şeyi kapsayıcı birlik kuralları da işler. Popüler yaşam felsefesi her şeyi kapsayan birliği elde etme peşindedir ve biçimsel felsefeler bu isteğin entelektüel biçimde yerine getirilmesine adanmıştır. Popüler düşüncede yaşamın anlamı ve amacı araştırmalarının tutuğu yeri düşünün. Tek bir anlam ve amaç arayan insan, ya kişisel istek ve geleneklere bağlanır veya böyle tek bir birlik bulamadığında umutsuzlukla bundan vazgeçerek yaşamdaki episodların ciddi anlam ve değeri olmadığı sonucunu varır. Seçenekler ise böyle tüketici değil. Anlamsızlık veya her şeyi kapsayan tek anlam arasında karara varma gerekliliği yok. Karşı karşıya bulunduğumuz durumların-yani neredeyse her birinin ayrı ayrı-birçok anlamı ve amacı var. Her biri düşünce ve çabaya karşı başka bir meydan okuyuştur ve kendi potansiyel değeri vardır.

 ‘’Bütün bu inançlarla çelişkili olarak bütün doğal bilim dallarında ortaya çıkan gerçek süreç içinde, DEGİŞİM İÇİNDE VAROLUŞTUR.’’John Dewey-Living Philosophies;22 yaşayan filozofla sempozyum.

 ‘’Birbirimize egemen olmak ve birbirimizi yoksullaştırmak için değil, yaşamın sağlıklı gereksinimlerini daha iyi ve daha geniş ölçüde karşılayabilmek için İNSAN topluluklarında yaşıyoruz.’’Wılhelm Reıch

‘’ Öyleyse devrimci siyasetin içeriği, toplumun sorunlarının bütünüdür. Devrimci siyasetin biçimi, kapitalist düzene karşı örgütlü mücadele yoluyla’’Özgür hayatın deneylenmesi pratiğidir.’’Devrimci hareketin kendisi böyle bir deneysel hareket halini almalıdır. Bu günden itibaren, devrimci hareket var olduğu her yerde bir mikro –toplumun sorunlarını mümkün olduğu ölçüde derinlemesine şekillendirebilmeli ve çözebilmelidir. Bu tam siyaset, devrimci eylem anında kitleler aniden tarih yapmak için devreye girdiklerinde ve kendi eylemlerini doğrudan deneyim ve şenlik olarak keşfettiklerinde doruğuna ulaşır. İşte o zaman kitleler artık hiçbir şey tarafından zapt altına alınamayacak olan günlük hayatın bilinçli ve ortak bir biçimde inşa edilmesine girişirler. Pierre Canjuers ve Guy Debord-Devrimci programın birliğini tanımlamaya doğru-1960-SANAT MANİFESTOLARI.

Bütün; Mutlak, değişmez varlık ve gerçeğin kalıcı vahyini oluşturmak İçin zaman harcamak, yapmaya çalıştığımızı ifade ettiğimiz şeyi aslında yapmak istemediğimizden kaynaklanmaktadır.

 İNSANIN evrenle uyum içinde olduğu anlayışını temel alan bir felsefeden hareket etmeyip, doğayı yenme üstüne kurulu olan bir felsefeden hareketle doğru sonuçlara varamayız. 

Başta üç satırlık birinci paragraf ve Son altı satır dışında yazının tamamı alıntılardır. Yeryüzünde söylenmemiş söz yoktur. Söyleyene, Söylendiği zamana, söylendiği yere bakmak gerek.

Ş.dertli 29/07/2012-küçükesat-Ankara

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mühendis olduğunuza göre filozoflardan çok daha gerçekçi bir şekilde felsefe yapabilmeniz gerekir. Ama gördüğüm kadarıyla çok fazla okumuşsunuz ve çok fazla alıntı yapmışsınız. Sonuçta da yazdıklarınızın içinde mühendis olan siz hemen hemen hiç yoksunuz. Gerçek olan şu ki İsmet Berkan'ın yazdığı ve Hawkings'in de söylediği gibi Felsefe bilimin gerisinde kalmıştır ve insanlığında günümüz bilimini göz ardı etmeyen felsefecilere ihtiyacı vardır. Siz mühendisiniz, naçizane tavsiyem filozofları boş verin siz kendiniz, kendi sahip olduğunuz gerçek objektif, evrensel bilgiler doğrultusunda felsefe yapın. İdeolojiler felsefe değil, palavradır. Eminim ki o zaman klasik felsefeyi aşıp, bilimsel felsefe yapabilirsiniz. Birkaç hafta içinde yayınlayacağım "Felsefe nedir ve ne işe yarar?" başlıklı Blogumu okumanızı tavsiye ederim. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 14.12.2012 13:00
 

Şikayet ettiğimiz düzenler sizin alıntı yaptığınız bu adamların düşünceleri üzerine kurulu değil mi?Kanunları dağdaki çobana danışarak mı yazıyoruz.Demokrasi Durkheyim'in(biraz da Aristo filan) düşüncelerine dayanmıyor mu? Bunların söylediklerinin çoğu doğru değil ama hala onları referans alıyorsunuz. Aristolar hangi medeniyeti yaratmışlar.Keşke kendi düşüncelerinizi yazsaydınız.Buyurun sayfama 4 yılda 500 küsur yazı yazmışım başkasından bir cümle var mı?

Kerim Korkut 
 14.12.2012 3:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 682
Kayıt tarihi
: 13.03.10
 
 

Sürekli okuyan, öğrenen, insanlarla sevgi temelinde ilişki kurabilen, egitime, insanların kardeşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster