Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1037
 

" Gözlerin açık diye gördüğünü sanıyorsun! "

" Gözlerin açık diye gördüğünü sanıyorsun! "
 

Bu söz, Goethe’ye ait...

Yaşamın gerçeklik olarak algıladığımız kısmının nasıl da sorgulanması gereken bir yan olduğunu vurguluyor!

Sorgulanması gereken yanlardan biri de siyasettir. Siyaset kavramı, sözlüklerde "Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış" olarak geçer. Sinema sanatının güzel örneklerinden biri olan Azınlık Raporu’nda da, sistemin kurucusu Lamar Burgess’in izlediği siyaseti görürüz.

Düzenin devam etmesi, hatta sorgulanmaması için bazı taktik ve manevralar hep geliştirilmiştir. Bu manevraları gören, halkının sesi ve vicdanı olarak karşı çıkanlar ise çoğu zaman şairlerdir! Şairler bir bakıma, siyasetin, ekonominin Suç Öncesi Bölümü’dürler ve halklarına karşı yapılabilecek cinayetleri engellemeye çalışırlar!

Peki dünyada bunca kötülüğün olmasına Tanrı mı izin vermiştir? Öyle ise, Tanrı, ‘iyi’ midir? Selda Tan Özdemir, Kara Filmler adlı kitabında bunun altını çiziyor: "İyilikleri ve kötülükleri temsil eden iki Tanrı’nın varolduğuna inanan Gnostik düşünce", kendi kuyruğunu yutan ejderha başlı yılan Ouroboros olarak resmedilir.

Adem ve Havva’yı da cennet bahçesinde elma hırsızlığına iten hayvan yılandır. O, bilgi edinmenin gerekliliğini, bilinci temsil eder. Zaten varoluşun içine fırlatılan insanoğlu hep bir yabancı olarak kalacaktır dünya yüzünde, gerçek ise anlamlandırabildiğimiz şekilde "gerçek" değildir, bir ilüzyondur.

Bilgiyi inancın üstünde tutan gnostisizme göre her son bir başlangıçtır, zaman ise birbirini takip eden, nihayetinde kendi üzerine katlanan bir döngüdür. Aydınlık ve karanlık gibi iyilik ve kötülük de ancak yan yana varolabilir, çünkü kötünün yok olduğu yerde iyinin hükmü kalmaz. Artık öksüz kalan insanoğlu, sonsuz karanlık bir döngünün içinde bilmeye mahkumdur.

Bir gnostik olarak anılan cyberpunk yazını ustası Philip K. Dick de döngüsel zaman ve yüksek teknolojiyle yaratılan ‘sanal gerçeklik’ üzerine düşünmüştür. O, dünya yabancılığını kabul etmiş, dünyayı yadsımıştır.’’

Philip K. Dick, kendine özgü şiirsel bir dünya kurmuştur. Yaratılan gerçekliğe olan inançsızlığı ve güvensizliği nedeniyle sorun yaşayan P.K.Dick’in, Albemuth Özgür Radyosu’nda dediklerine kulak verelim: "En sonunda kavradım ki, Adem ile Havva’nın işlediği günahlar ve sonuçları, aslında bu engin iletişim ağıyla Valis’in sesini ifade eden Yapay Zeka birimiyle olan bağlantının kopmasıydı. Başlangıçta, tıpkı yanımdaki hayvan gibi, biz de bu ağa eklemlenmiştik, onun kimliğinin ve üzerimizdeki iradesinin ifadeleriydik. Bir şeyler yanlış gitmiş; dünya üzerindeki ışık sönmüştü."

Dünya üzerindeki ışığı aydınlatanlardan bazıları, şairlerdir. Şairler bazen şiirleriyle, bazen sinemayla, bazen de siyasete atılarak ışık saçmaya çalışırlar! Orhan Murat Arıburnu, Hüseyin Alemdar, Adnan Azar, Oğuzhan Akay gibi şairlerimiz sinemaya el atarken; Ömer Bedrettin Uşaklı, Kemalettin Kamu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel gibi şairlerimiz ise siyasete uzanmışlardır!

Siyaset, şiir dışında bir alan değildir. Aksini savunmak bile bir politikadır! Şair ve yazarlar, yaşadıkları toplumun ekonomi-politiğiyle, insanların sorunlarıyla kuşatılmışlardır. Bu sorunları dile getirmek, çözüm arayışlarını eserlerine koymak şair ve yazarın başlıca sorumluluklarındandır! Şair ve yazar, bu sorumluluğu duyduğu sürece halkına ulaşabilir.

"Bir şair için en büyük ödül: Halkın oğlu olmaktır’’ diyen Özkan Mert, ekler: "İnsanı yakalayan her şiir, politik şiirdir: Çünkü dünyaya karşı tavır almanın tohumlarını atar."

Şair, bir bakıma ütopyalar kurar, bugünü tartarak geleceğe dair öngörülerde bulunur, Pre-Cogs’lar gibi sezgileriyle kâhinlik yapar... Şiir, aynı zamanda halkın ve siyasetin bir "azınlık raporu" değil midir?!

Şairler oldukça, film bitecek gibi gözükmüyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3618
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster