Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
351
 

''Hayat'' dedikleri bir arena...

''Hayat'' dedikleri bir arena...
 

İnsan anlamaz bazen...

Gündelik hayatın temposu kendi telaşında sürerken.

Farkına varmaz...

Düşünmez belki de...

Belki de tercihini öyle yapmıştır...

Hayat denen arenada tribünlerde olmayı seçmiştir.

Boğayı...

Boğanın sırtına saplanan mızrakları...

Matadoru...

Kırmızı pelerini seyretmektir isteği.

Uzaktan...

Elinde gazozu...

Patlamış mısırı...

Yanında sevgilisiyle...

İzlemek...

Konuşmak...

Matadoru alkışlamak...

Boğanın sırtına saplanan her mızrakla kendinden geçmek...

''Ole'' nidalarıyla...

Çığlık çığlığa haz duymak belki...

Hayat arenası böyle işte.

Bazen bir boğa olur, hayatın sırtında açtığı ölümcül yaralara direnir insan...

Her darbede bilenir hırsı, öfkesi...

Matadorun dansına...

Kırmızı pelerinin üzerine gelişine...

Seyircilerin kan bürümüş gözlerine direnir...

Mücadele eder...

Bazen...

Boğa yener, boğa güreşçisinin tüm ustalığına rağmen...

Bazen de...

Alnının ortasına saplanan ölümcül darbedir boğayı yıkan.

Ama esas darbeyi matadordan değil tribünlerden alır boğa...

İnsanların duyarsızlığı...

Kahkahaları...

Yara aldıkça duydukları haz...

''Ole'' bağırışları...

Ona değildir...

Boğayı mızraklar öldürmez...

Boğa, mücadeleyi bırakır...

Boğa istemez artık insanların gözünde eğlence olmayı...

Bıçaklar değil...

Mücadeleden vazgeçmek yıkar onu...

Ölmeyi ister artık...

Darbe almaktan yorulur...

Alay edilmekten yorulur...

Hüznün acı tadından yorulur...

Yalnızlığından yorulur...

Son bakışının tribünlere olduğuna inanılır İspanya'da boğanın...

Bakar ve vazgeçer hayattan.

Takılır kalır bakışları trübünlere...

Seyircilerin çılgın alkışları güreşçi içindir o anda...

Kana boyanan kendi hırslarıdır oysa...

Hayat arenası denilen yerde sadece boğalar yoktur ama...

Boğa hayat mücadelesinin sembolüdür sadece...

Herkes...

Hepimiz...

Her insan...

Kadın...

Erkek...

Arenada darbe alır sırtına durmadan...

Tribünde oturanlar da bir gün arenaya iner...

Ne zaman...

Bilinmez...

Tribünde olduğuna sevinip boğanın aldığı darebeleri alkışlamamak gerek bu nedenle...

Kimbilir...

Belki bir gün birilerinin alkış tuttuğu matadorun elindeki bıçaklar bizim sırtımıza saplanıyor olabilir...

Kimbilir...

...

Mustafa Mumcu öldü.

Cenazesi yarın öğle namazını müteakip Hatay Nokta durağı civarındaki Büyük Hatay Camii'nden kaldırılacaktır.

Detaylı bilgiyi Gülgün hanımın sayfasında bulabilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 403
Toplam yorum
: 2160
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 998
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Kendi halinde biriyim, ziraat mühendisiyim. Emekli oldum ve kendi işimi kurdum. İzmir'de yaşıyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster