Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1517
 

''MB. cennet mahallesi ''(3) ''kız isteme Planları ''

''MB. cennet mahallesi ''(3) ''kız isteme Planları ''
 

Okan Tınmaz Abimin ses tonuna hayran olmuştum.Neden şu, star yarışmalarına katılmamıştı ? Bir türlü anlam verememiştim.Söylediği şarkının sözleri bir garip geliyordu bana ;ama belli ki acıklı bir aşk öyküsüydü.

Gerçi ben, şimdilerde, oyun havalarında bile efkarlanıyordum.Köydeki sözlüm, şimdi ne yapıyordu acaba?Çok dalmıştım ki ''Yellediğim mangal dumanı '' gözlerimden yaşlar akıtıyordu.Tam o sırada Baterist Metin Abim, balıkları güzelce temizlemişti ve bana vermek üzereyken eğilip yüzüme baktı ve:

''Ne o Mesut ?..Sen ağlıyor musun yoksa ?..''

''Yok Metin Abi gözüme duman kaçtı da !..''

Bir kadeh buzlu rakıdan doldurup bana uzattı ve...

''Yok..yok senin bir derdin var!.. Haydi söyle !..Bak, biz senin abin sayılırız?''

Okan Abi, şarkısına devam ediyor;bir taraftan da mezeleri hazırlıyordu.Dünya yıkılsa umurunda değildi !..Halbuki ben, kaderin üzerime attığı aşk ağlarından silkinmeye çalışan bir balık gibiydim.''Fon dip ''Yapıverdim...

Tam derdimi anlatacaktım ki tepemizde Türk Kuşuna ait deniz uçaklarından birisinin süzülerek güverteye doğru pike yaptığını görmüştüm. Hepimiz korkmuştuk!..Okan Abim elindeki et bıçaklarıyla ''Gard'' vaziyeti almış;bir taraftan da şarkısını söylemeye devam ediyordu...

Talip Bölükbaşı Abimin haberi olmadan kimse bu uçaklara binip de böyle tehlikeli hareketler yapamazdı...Bir de baktık ki uçak YAT'ımızın- kıç- tarafından denize doğru inişe geçmişti!..Ve uçak, bütün haşmetiyle bir martı gibi güverteye yakın süzülüvermişti.

Okan Abim, şarkısını değiştirmiş ve ''Gemilerde Talim var'' melodisini yüksek sesle söylemeye başlamıştı.Uçağın kapıları açılır açılmaz bir de ne görelim? Talip Bölükbaşı Abimiz, yanına Murat Aktaş ve Ahmet Balcı Abilerimi de alarak ''Sürpriiizzz !..'' Diye haykırmaz mı?..

Amanın nasıl sevinmiştik...Bendeniz , Okan Abimle hemen koşarak, Talip Abimin elindeki bir galon rakı şişesini alıvermiştim.Murat Hocamın ve Ahmet Abimin de ellerinde dolu dolu poşetler vardı.Talip Abi!..

''Sürpriiiz !..Ben de geldiiim!!...Siz hayırsızlar sizi !..Demek bana haber vermezsiniz ha? İşte cümbür cemaat geliverdik!''

Eh...Biraz mahcup olmuştuk;ama biz de haklıydık hani!..Zira yenge hanım, düğün boyunca , Talip Abimizin elini hiç bırakmamıştı.Allah , ayırmasındı ...Biz de davette çekinmiştik hani!..Büyük bir sevinçle karşıladığımız YAT misafirlerimiz, o kadar alçakgönüllülerdi ki hemen kolları sıvayıp görev taksimi yaparak bir anda muhteşem soframız hazırlanıvermişti.

Masamızda kuş sütü hariç herşey vardı.Hatta Murat Hocam, bağlamasını bile getirmişti.Mehtabın ışığı denizde yakamozlarla dans ederken gecenin sessizliğine renk katan Aşık Ahşabi'nin (Ahmet Balcı)muhteşem semailerine Murat Hocam, koşma türü şiirleriyle karşılık veriyor;hepimizi gülmekten kırıp geçiriyorlardı.

Arada bir çaldıkları oyun havalarına harika dabruka ritimlerle eşlik eden Baterist Metin Abi de adeta ''şhow'' yapıyordu.Okan Tınmaz Abimin Alamanya anılarına, Talip Abimin, Türk Kuşu anıları karışıyor;Murat Hocamın Erzurum şivesiyle anlattığı fıkralar da gecemize renk katıyordu.Israr üzerine oynadığım Ankara Misketi çevredeki komşu YAT'larda da eğlence coşkusu yaratmıştı.

Anlaşılan bu gece burada sabahlayacaktık.Sabiha Abla'dan aşırdığım keşkekler, Özlem Akaydın Ablamızın gönderdiği ''Antalya Piyazı; Moonliğht 1 öğretmenimin gönderdiği sulu köfteler, masamıza ayrı bir renk katmıştı.Şarkılar, fıkraları...Fıkralar, atışmaları izlerken Murat Hocamızın , mangal külünde hazırladığı kahvelerimizi höpürdetmeye başlamıştık ki Okan Abimin sesiyle kendime gelmiştim.

''Eeee...Mesut !..Anlat bakalım !...Gözümden kaçtı sanma...Metin'le konuşurken anladım...Hazır abilerimiz de buradayken senin şu hayırlı işini bir konuşsak!..Haaa !...Ne dersin ?..''

Ahmet Abi aldı sözü:

''Evet !..Evet !..Düğün başı olarak senin de atının dizginlerini çekiversek ha ?..''

Hepsi birden koro halinde:

''HAYDİ!.. SÖYLE !..SÖYLE !..''

Aldı sözü Talip Abi:

''Hayırdır ?..Ne oluyor biz de bilelim ?..''

Ben, alkolün etkisiyle hiç sarhoş olmamışken bu sorular karşısında sallanmaya başlamıştım...Madem istiyorlardı... Ben de içimi dökmeliydim..Sözü aldım:

''Abilerim !..Benim bir beşik kertmem var idi...Aramızda sözlenmiş idik !..Bubası pek vermek istemediydi...Anası razıydı...Anam gidip söz kesmişidi !..Ama...Bir deli dedesi var...''Ben torunumu işsiz, güçsüz adama virmem !..''Diye tutturmuş...Adam, emekli bir asker !..Sert mi sert !..Ayrıca yeniden dünür gitmemizi ister !..Memleket TÖRE'lerine göre ister herşeyi...Ne yapacağım bilmiyorum!..''

Metin Abi aniden dizüstü bilgisayarımızı açtı ve nişanlımla olan gizli buluşmalarımızı, resimlerimizi anlatan ''Belgeseli'' konuklara izletmeye başlamıştı.

Hatta mahalle halkıyla bu konuda yaptığı röportajları da gösterivermişti.Belgeselde, Muhtarımız, Ümit Culduz, çok hararetli konuşuyordu.Esma Ablamız, bu işin kesin olacağını söylüyor, Alyosa, Sevda Işıklı, Cansın Erol, Yağmur Zamanı Ablalarım acıklı şiirleriyle fonda herkesi duygulandırıyorlardı.

Hatta, Halide Abla, Yolun Diğer Yarısı, Meral Yağcıoğlu, Şekerpınarı, September Özlem, Emoş Ablalarım, ''Biz ne güne duruyoruz'' diye bana desteklerini yürekten dile getiriyorlardı.

Kan kardeşim, Yakamoz 35 :''Benim kardeşime kız vermesinler !...Bakalım!...Yakarım ortalığı !..''diye de beni onurlandırıyordu.

Sabiha Rana Ablam, ''Mesutun düğününde kalburnan su taşırım, Keşkeklerin alasını yaparım. Hatta onun için Kafkas Ekibini bile buraya getiririm '' diyor;Emel Dedeoğlu da Bakkaliyesinin bir aylık ''Kazancını'' bana bağışlayacağını söylüyordu.

Özlem Akaydın Ablam, düğünümde özel olarak -Antalya Piyazı- yapacağını iletirken, Arif Öğütçü Ağabeyim, yüksek sesle ''Buraları benden sorulur !..Bana danışmadan karar almasınlar !..Ben bir yazarım !..Bu konuyu da yazarım...Yakarım ortalığı'' derken nasıl da gönülden sesleniyordu...

Dilek Ç.Ablam o muhteşem kahkahasını atarak, ''Haa...Haaayyyıımm !...Mesut'a kız vermesinler de görelim. ''diye şen kahkahalar atıyordu.Hele Sevda Işıklı'nın ''Ellerimle çiğ köfte yaparım.Özel Diyarbakır, Beşi Bir Yerdesi benden '' bölümünü izlerken gözyaşlarım boşalıvermişti.

Metinciğim, Necip Köni Ağabeyimin, Cennet Mahallesi'nden ayrılırken verdiği sözleri de kayda geçirmişti:

''Sevgili Mesut Kardeşimin yeni işi hayırlı olsun.Mahalle Limanında başlatacağım deniz üstü ulaşım köprüsünde koruma görevlisi olarak çalışacak !..Sigortaları da şimdiden yatmaya başlamıştır !..''

Hay Allah !..Bu bölümü ben izlememiştim...Demek ki artık benim de bir işim vardı.Benim askerliğimi komando olarak yaptığımı bilen Necip Abim beni ödüllendirmişti...

Gerçi limanda henüz bir hareket yoktu;ama nasılsa olacaktı.''Oleeeyyy !..''Diye bağırınca Okan ve Ahmet Abim...''Hele dur ağır ol !...Molla desinler!..Biz de varız arkanda!..'' Deyivermişlerdi.

Konukların gözlerinden yaşlar akıyordu.Sanırım bu yaşlar, az sonra sel olup denize ulaşacak ve deniz de kabarıp taşacaktı.THK'nın muhteşem deniz uçağı karşımda salınıyor ve bana gülümsüyordu.Ülkemizin akciğeri olan binlerce orman yangınını söndüren bu uçak, benim de kalbimdeki yangını söndürebilecek miydi ... Acaba ?..

YAT'ta bulunan tüm abilerim- konsensüs- oluşturup, ne zaman dünür gideceklerini, kimlerle hareket edeceklerini, hangi hediyeleri götüreceklerini ? Deli Dede'ye karşı nasıl bir tavır sergileyeceklerini?Kız tarafının, DÜNÜR töreninde hangi adetleri olabileceğinin araştırılmasını kağıt üzerinde planlayıvermişlerdi.Kızı vermezlerse hangi A-B-C planlarını uygulayabileceklerini karara alarak;iş bu karar tutanağını da imza altına almışlardı.Hatta, ''dağıtımlı ve gereği için '' bölümlerini de hazırlamışlardı.

Ben de ancak ''Mayıl...Mayıl '' dinlemiştim.Demek ki okumuş adamların planları böyle oluyor diye kıvanıvermiştim.Ertesi gün Arif Öğütçü'nün Danışma Bürosunda buluşup oradan Muhtar, Ümit Culduz'un ''Office'sinde'' Son kararı almak üzere sözleşip ayrılmışlardı.

Talip Abinin uçağının denizde bıraktığı köpükler, ufukta süzülen Türk Kuşu'na olan aşkını anlatır gibiydi...Murat Hoca bağlamasını unutmuştu...

Vakit, sabaha karşıydı.Güvertedeki şezlonga uzanmış uyuyan Okan Abim, rüyasında Maraş dolaylarından alınan ''La Portofino'' türküsünü mırıldanıyordu.Metin Abim de son yazdığı ''YAT'ları nasıl kullanmalıyız ? ''İsimli kitabını ''Yastık olarak '' kullanmış ve öylece sızıp kalmıştı.
.........

Denizden esen rüzgar;öğlen sıcağına karışmıştı...Gözlerimi açtığımda güneş tam tepedeydi !..Radyodan gelen, Cansın Erol Ablamın ''Hüzün deli dalgalarla gelir '' Şarkısıyla kendime gelmiştim ve karşı masada , Nursen Ablamın Japonyadan gönderdiği ''Kekler '' bana bakıyordu...

''MB , Cennet Mahallesinde'' yeni bir gün başlıyordu...Olanca heyecanıyla...
..........

(Devam edecektir.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir önceki yazınıza yazdığım yorumda, Talip Bey'i atlamışım. Sanırım yakın zamanlarda okumaya başladığım için. Sadece sezgilerim değil, günce sayfalarında sergilediği; Laik Atatürkçü duruşu ve Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkma derdinde olan biri olarak da önemli benim için. Veeeee, düğünde etli (tavuk) nohutlu pilav benden:) Sizde bu dost çevresi varken, bu seri bitmeden evlenip çoluk çocuğa karışacaksınız korkarım hatta torun torba sahibi de olursunuz belki:))))))) Sevgiler masmavilerle, Ahmet Bey ve Talip Bey'in olsun.

derinmavi.. 
 10.03.2008 10:19
Cevap :
Sevgili Doktorum, Talip Bey'i çok iyi tanımışsınız...Bizim Mahallede çağdaşlık parolamız:))Dizi bitmeden Mesut Hoca esas oğlanı evlendirmeli:))Ahmet Bey ve Talip Bey'e akşam Mahallede selamınızı iletirim...Mavilikler kadar bereketli sağlıklı yaşamlar diler sevgilerimi sunarım  10.03.2008 18:58
 

Allah sonunu hayretsin.Ben biraz fazla çalışmalıyım,1 ay sonunda ele geçen para işe yaramalı değilmi ama.

emel dedeoglu 
 27.02.2008 21:30
Cevap :
Kalabalık ki ne kalabalık...Bütün mahalle gitti maaşallah...bir de karadan havadan indirme,çıkartma harekatı...Dede elinde silahla çıktı...Bu işi ancak Emel Ablamız çözecek gibi...Dede'ye iki tatlı söz yeter:))Sevgilerimle...  27.02.2008 21:46
 

Sevgili ağabeyim Mesut SELEK, arkası yarın gibi, çarşambayı bekliyeceğiz. İnşallah dedemizde razı olurda şu düğün davetiyeleri de benden olur, merak etme. Hemde en güzelinden bir davetiye basarım, tüm mahallemize yetecek kadar, tirajı önemli değil ne kadar istersen. MB ailemizede birer tane veririz, gelen hediyelerle bir eksiğinizde kapanmış olur değilmi.. Sevgi ve saygılarımla..

Ohannes 
 27.02.2008 0:05
Cevap :
Sevgili Ohannis,MB Mahallesinde Arif Bey'in evinin yanındaki boş dükkanı size ''Matbaa Mekanı '' olarak tahsis ettik :))Davetiyeler sizden...Ayrıca MB Cennet Mahallesi adına bir gazete çıkarırsanız seviniriz:))Gazetenin isim babası siz olun :)) Teşekkürler...Sevgi ve saygılarımla...  27.02.2008 0:44
 

İzmir dönüşü keyifle okudum yazınızı. Sayenizde mahallemiz belde olacak çok yakında,çünki sürekli çoğalıyoruz,belediyelik olursak kimse tutamaz bizi!MB dostlarını kaynaştırma amaçlı özverili çalışmalarınız için teşekkürler.. Saygı ve selamlar..

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 26.02.2008 17:57
Cevap :
Mahallemizin ''Bir Bilene Soralım ''Reklam bilbordlarındaki ünlü danışmanlık şirketi:''ARİFE TARİF YOK ''Saray yavrusu ''office ''ler zincirinin tartışmasız patronu Sayın Arif Öğütçü'den:ÇEYREK ALTIN !.. :)) :))...(Çokaz değil mi Arif Abi!!..Arttır...arttır...)Yerine sadece SÖZ KESME(DÜNÜR GECESİ)REŞAT ALTINI olabilir...:)) MB CENNET MAHALLESİ Sevgi Tomurcukalrını saçmaya devam ediyoooor...Çarşamba'ya başka yerlere randevu vermeyiniiizzz:)) Seviglerimle...  26.02.2008 20:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1521
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1622
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster