Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '06

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
8440
 

''Öğretmen öğretir: A,B,C''

''Öğretmen öğretir: A,B,C''
 

''Öğretmen kutsaldır ana gibi/ öğretmen kutsaldır baba gibi/öpülesi elleri var /şirin tatlı sözleri var/ ilk öğretmenin kim senin/ kim öğretti alfabeyi/ öğretmen öğretir: a,b,c.....'' ilk öğretime başlayan her çocuğun alfabeyle öğrendiği şarkılardan biriydi, Ali Rıza Binboğa'nın ''İlk Öğretmen''i. Marş gibi söyler dururduk, nakarat kısmında herkes duysun isteğiyle daha bir yükselttiğimiz seslerimizi.

''İlk öğretmenin kim senin?'' denildiğinde, Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatan, sevdiren ailem; alfabeyi, okuma yazmayı, sayıları öğreten İzzet Gürlek derim yanıt olarak. Atatürk'ü, ilkelerini, Kurtuluş Savaşı'nı, 29 Ekim, 23 Nisan,19 Mayıs, 30 Ağustos'u, bayramları, iklimleri, sayıları, dünyanın yuvarlaklığını, İzzet Öğretmenim öğretti. Türkçe dersindeki başarımı ilk o söyledi. Güzel konuşmaya, yazmaya olan dikkatimi her zaman överek destekledi, kendi çocuklarından ayırt etmedi, sevdi bizleri. Öğrenim hayatım boyunca mesleğini seven, onurlu, yüreği sevgi dolu, dürüst, ''insan gibi insan'' öğretmenlerim oldu, sevgiyle, saygıyla hatırladım isimlerini. Sevgi, saygı ile kutluyorum hepsinin ''Öğretmenler Günü''nü.

24 Kasım bugün, Öğretmenler Günü. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün: ''Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır'', ''Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir'' dediği saygıdeğer, öğreten, sevdiren, yaşları ne olursa olsun öpülesi elleri olan insanların günü. Bir demet çiçek, küçük bir hediye, merasimler, yemekler, vaatlerin daha ön planda olduğu gün. Milli Eğitim sistemi'nin gün geçtikçe bozulan yapısının, Doğu'nun olanaklarının kısıtlılığının, Batı'da okulllara kadar gelen ve bir türlü önlenemeyen şiddetin konuşulduğu, çocukluktan başlayıp, gençliğe, olgunluğa, insanlığa giden yolda, sevgiyi, bilgiyi, çağdaşlığı, öğreten insanların hak ettikleri seviyede rahat yaşayamadıkları, geçim sıkıntısının hala çözüme kavuşturulamayışının konuşulduğu, yedi gün boyunca daha çok konuşulacağı gün.

Adı kara olsa da beyaz tebeşirli tahta önünde yazarak, okuyarak aydınlık veren, ileriyi gösteren, çağdaşlığı özümseyen, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini yaşatarak, izinden giden, olumsuzlukları, sıkıntıları öğrencilerinin gözlerindeki ışıltıyla, öğretme mutluluğuyla unutmaya çalışan,vefakar, saygıder öğretmenlerimiz nasıl öderiz hakkınızı. Karşılığı olur mu, özverinizin, emeklerinizin. Diyojen'in, '' Yeryüzünde öğretmenlikten daha şerefli bir meslek tanımıyorum'', Atatürk'ün,'' Dünyanın her yerinde öğretmenler toplumun en özverili ve en saygıdeğer öğeleridir''sözlerinin üzerine güzel söz var mıdır söyleyecek.

Küçük bir çocukken önce sevgiyi, sonra alfabeyi öğreten, İzzet Gürlek Öğretmenim, ortaokul'da sayıları çoğalsa da ismleri her zaman ilk aklıma gelen Remzi Poyrazoğlu, Nuri Güner, Melek Gökfidan Öğretmenlerim, Lise'de, Süheyla Tülücü, Yunus Emre Şerbetçi, Mükerrem Taşçı, Alaattin Ala, Mustafa Dağ, Cengiz Altınbüker, Cemal Poyrazoğlu Öğretmenlerim, Üniversite'de Ali Kaya, Hasan Babacan Öğretmenlerim, Ayşe Öğretmenim, Yıldız Öğretmenim, Kasım Karahan Öğretmenim,kara tahtadaki görevleri bitse, adına emeklilik denilse de yazmaktan, aydınlatmaktan vazgeçmeyen, yorulmayan, blog yazılarından tanıdığım, Cemal Hüseyin Çağlar Öğretmenim, Mehmet Ali Başkurt Öğretmenim, Erhan Tığlı Öğretmenim, Güneydoğu Anadolu'da, ''Bu köyde Bulutlar kime ağlar'' derken, öğrencilerine aydınlık olan, umut olan, İbrahim Kaya Öğretmenim ve adını hatırlayamasam da saygı duyduğum, tanıdığım, tanımadığım tüm öğretmenlerim, öğretmenlerimiz kutlu olsun gününüz, sevgiyle, saygıyla öpülsün elleriniz. Nur içinde yatsın Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk ve hayata veda eden, görevi başında şehit olan tüm öğretmenlerimiz.

''Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Bütün çiçekleri getirin buraya.

Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya.

Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer,

Bütün köy çocuklarını getirin buraya.

Son bir ders vereceğim onlara,

Son şarkımı söyleyeceğim.

Getirin, getirin.....Ve sonra öleceğim..................'' Ceyhun Atuf Kansu

Atatürk'ün sözleri ve şiir kaynağı : www.meb.gov.tr

resim kaynağı: www.hizmettv.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tuğba Hanım,yazınızda ismim geçmiş ve inanın bu ıssız yerdeki umuda işlenmiş sıcaklığımız sizlere kadar ulaşabildiyse ,bütün zorluklar,gecelerce karanlıkta kalmalarımız,korkunç yalnızlıklarda güneşi sabırsızca düşlerimizde beslediğimiz hiçtir bize...Elbet bir gün bizler de ellerimizde çiçekler ve bayramları kutlayacağız,en sevinçlisinden çocuklar aç kalmayacak o gün,bıçak keskinliğinde soğuklarda titremeyecekler ve yurdum allı yeşilli,yurdum acısı biten bir ezgidir o gün.. Her çocuk birer ödüldür yüreğimizde sakladığımız yaşama sevincimizdir,aldığımız her solukta göğün yüzüne savurduğumuz nefesimizdir o gün....Yeter ki bu yürek bir olsun,varlığımız su götürmez bir gerçek gibi orta yerde dursun hep....Biz köylerin ,kırların öğretmenleriyiz ağlarsak nice geceler yeşerecek kadar ama, içimizdeki daha güzel günlere olan hayal kırıntıları her şeye ama her şeye yeter de artar bu yerde........saygılarımla http://kayaibrahim559.sitemynet.com

İbrahim kaya 
 02.12.2006 1:40
Cevap :
Emeğiniz, çabanız, fedakarlıklarla yerine getirdiğiniz yüce öğretmenlik görevinizin yanında, yazımda isminizin geçmesinin lafı mı olur, İbrahim Bey. Dileklerinize katılıyor, umutla beklenen,rengarenk çiçeklerle hep birlikte kutlanan, çocukların üşümediği, titremediği bayramlar yaşamayı diliyorum içtenlikle. Duygu yoğunluğunuz Çukurova'ya kadar ulaştı ve sözlerinizin üzerine ilave edecek cümle bulamadım, bulamıyorum. Sevgi ve saygılar.  03.12.2006 11:50
 

Sevgili Tuğba, mesajınızı aldım ve bu yazınızı da birkaç kez okudum. Ne kadar çok vefalısınız..Okudum, okudum ama yazamadım. Türk Milleti'nin öğrencileri büyük oranda yoksul, öğretmenleri de... Şehit çocukları var sınıflarımızda veya okullarımızda, yetimler, öksüzler, anne-babadan ayrı olanlar ve bu çocuklar için yapılması gerekenlerin yapılamayışı hep üzer beni. Sanata, okumaya, yazmaya ilginin azalması, Türkçe'yi her geçen gün kaybedişimiz ve Türkçe ile beraber koca bir nesli kaybedişimiz acı bir durumdur. Atatürkgibi bir dahinin, Mustafa Necati gibi bir bakanın ardından bu hallere mi düşmeliydik?. İlköğretmeniniz İzzet Gürlek için ''Türkçe dersindeki başarımı ilk o söyledi. Güzel konuşmaya, yazmaya olan dikkatimi her zaman överek destekledi, kendi çocuklarından ayırt etmedi, sevdi bizleri.'' demişsiniz. Bir öğretmenin profili böyle olmalı. Yazınızda adım geçiyor, mahcubiyetle okudum, hakettik mi dersiniz, teşekkür ederim. Mazhar Müfit Kansu, Ceyhun Atuf Kansu'ya rahmet size sevgiler

Cemal Hüseyin Çağlar 
 25.11.2006 20:32
Cevap :
Yaranın kanını durdurup, temizledikten sonra sarmak, sorun olmaması için gerekli önlemleri alarak iyileştirmek gerekir ama gün geçtikçe artıyor kanayan yaralar, önlenemiyor sorunlar. Elbette, Atatürk Türkiyesi böyle olmamalı, bu hallere düşmemeliydi, belirttiğiniz gibi. Herkes üzerine düşen görevi yerine getirse, eğitim için, okumak isteyen, desteğe ihtiyacı olan çocuklara, ailelere daha fazla ve güçlü eller uzatılsa, değişir gidişat. Hislerinizi paylaşıyorum. Araştırarak, yazarak, yaptığınız paylaşımların verdiği aydınlığın yanında yazımda adınızın geçmesinin lafı olur mu hiç? ''Hak ettik mi'' diyorsunuz.Fazlasıyla hem de.Bir yazı az bile gelir. Mazhar Müfit Kansu, Ceyhun Atuf Kansu ile ''"Bana cicek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin."diyerek son sözlerini söyleyen köy öğretmeni Şefik Sınığ'a da rahmet gönderelim. Sevgiler.  26.11.2006 0:37
 

Duygularınızı dile getirişinizden, tanıdığınız öğretmenlerinizin adlarını sıralayaşınızdan; tanımadığınız öğretmenlere seslenişizden etkilendim, duygulandım, gözlerim doldu. Ben da öğrencilerimi, "Dünyanın bütün çiçeklerini" özlemle kucakladım; onları andım yazınızı okuyunca. Onları ulaşabilecekleri en güzel yerlere ulaştırmamızı engelleyen çağdışı düşüncelerin de yok olmasını diliyorum. Beni de saygın öğtretmenlerinizin adlarıyla birlikte anmanız, büyük mutluluk. Sağ olun. Sevgilerimle...

Mehmet Ali Başkurt 
 24.11.2006 23:15
Cevap :
Sizin gibi saygın, fikirleri yol gösteren öğretmenlerimin paylaşımları da beni çok duygulandırıp,onurlandırıyor inanın. Az gelir kelimeler, cümleler. Benim öğretmenlerim hep iyiyi, doğruyu, ileriye doğru yürümeyi, dürüstlüğü öğretti, çok şanslı oldum bu açıdan. İsimlerini yazabildiklerim kadar yazamadıklarım da var çok emeği olan. Bir de sizin gibi, sizler gibi,fikirleriyle, yazdıklarıyla yeni ufuklar açan, çağdaş öğretmenlerimin olması, şansımın devam ettiğinin en güzel göstergesi. Canayakın paylaşımınız için benim teşekkürüm daha fazla. Az ve öz yazılarınız eksik olmasın. Sevgi ve saygılar.  25.11.2006 16:17
 

Yazını beğendim. Çabanı kutlarım. Öğretmen sönmeyen bir ışıktır çile çekmeye alışıktır! Öğretmenin yılmayan çabası, engin emeği var, çünkü yüreği Atatürk kadar. Erhan Tığlı

Erhantigli 
 24.11.2006 17:22
Cevap :
Öyle kutsal bir mesleğiniz var ki, kelimeler, cümleler yeterli gelmez emeklerinizi, saygınlığınızı, aydınlığınızı aydınlatmaya. Kısa ve net olarak belirttiğiniz gerçeklerin üzerine ilave yapamıyorum. Olumlu, şevk veren düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. Saygılar.  25.11.2006 16:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2304
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster