Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '18

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
464
 

''Ölmek Yeni Bir Şey Değildir Bu Dünyada, Ama Yaşamak da Yeni Bir Şey Olmasa Gerek.''

''Ölmek Yeni Bir Şey Değildir Bu Dünyada, Ama Yaşamak da Yeni Bir Şey Olmasa Gerek.''
 

İntihar Eden Yazarlar!


*Ernest Hamingway
*Jack London
*Romain Gray
*Cesare Pavese
*Walter Benjamin
*Stefan Zweig
*Virginia Woolf
*Heinrich Von Kleist
*Sylvia Plath
*Robert E. Hovard
*Nikolay Vasilyeviç Gogol
*Yukio Mishima
*Primo Levi
*Harry Martinson
*Sergei Yesenin
*Vladimir Vladimiroviç Mayakovski
*Nicolas-Sebastien Chamfort
*Hart Crane
*Charlotte Perkins Gilman
*Vachel Lindsay

Eeee ne olmuş bu yazarlara? Diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Bazılarını tanımamış olabilirsiniz fakat birçoğunu tanıdığınızı düşünüyorum. Bazılarını ise çok daha iyi tanıdığınıza eminim, kitaplarını okumuş olduklarınız da muhakkak vardır.

Yukarıdaki yazarların yanına eklenecek daha birçok isim var fakat ben genellikle en çok tanınanları yazdım diyebilirim. Yazarların hayatlarına hep ilgi duymuşumdur ve yaşantıları beni hep cezbetmiştir. Özellikle geçmiş dönemlerdeki birçok yazarın hayatı, günümüzün popüler yazarlarıyla kıyaslandığında daha çok trajik izler taşımaktadır. Bazısı hastalıklarla, bazısı psikolojik sorunlarla, bazısı da ekonomik sıkıntılarla boğuşmuştur. Birçoğu topluma adapte olmakta zorlanmıştır ki bu konuda haksız olduklarını söyleyemeyiz. Yaşadıkları toplum içinde asimile olsalardı eğer, bugün biz onların eserlerini okuyor olmazdık.

Farklı ülkelerin vatandaşları olan yukarıdaki yazarların ortak bir özelliği var. Bilenler varsa muhtemelen çoktan anlamıştır. Bilmeyenlerin ise çok şaşıracağı su götürmez bir gerçek. O zaman lafı çok uzatmadan açıklayayım, bu yazarların ortak özelliği; hayatlarına intihar ederek son vermeleridir.

İnsanın kendini öldürmek istemesi sağlıklı bir beyinle düşünülebilecek ya da anlaşılabilecek bir şey değil. İntihar, her ne kadar soğukkanlı bir yılan gibi insanı ürperten bir düşünce olsa da maalesef hayatın acı bir gerçeği.

İntihar eden bu yazarların bazıları ölmeden önce not ya da mektup bırakmıştır. İçlerinden bazılarını, özellikle insanı düşüncelere iten bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum ve yorumu size bırakıyorum.

Romain Gray / Kendini vurdu:  “Çok eğlendim, hoşça kalın ve teşekkürler!”

Charlotte Perkins Gilman / Aşırı doz kloroform içti: “İnsan artık bir işe yaramadığında, kaçınılmaz ve yakın bir ölümden emin olduğunda, yavaş ve feci bir ölüm yerine hızlı ve kolay bir ölüm seçmek en basit insan haklarından biridir. Kloroformu kansere tercih ettim.”

Robert E. Hovard / Kendini vurdu: “Herkes kaçtı, her şey bitti, öyleyse beni insanların yakıldığı odun ateşinin üzerine koyun; Şölen bitti ve fenerler söndü.”

Vachel Lindsay / Dezenfektan içti: “Beni haklamaya çalıştılar, fakat ben daha önce davrandım!”

Yukio Mishima / Harakiri yaptı: ‘’Majesteleri çok yaşa!’’

Virginia Woolf / Kendini nehire attı: “En sevdiğim, yeniden delireceğime eminim. O korkunç zamanların bir yenisini daha aşamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve bu kez iyileşmeyeceğim. Gaipten sesler duymaya başladım ve odaklanamıyorum. Bu yüzden en iyisi gibi gözüken şeyi yapıyorum. Bana mümkün olan en büyük mutluluğu yaşattın. Benim için olunabilecek her şeyi oldun. Bu korkunç hastalık çıkıp gelene kadar iki insanın daha mutlu olabileceğini düşünmezdim. Artık daha fazla mücadele edemeyeceğim. Hayatını mahvettiğimi biliyorum, ben olmazsam çalışabilirsin. Çalışacağını biliyorum. Görüyorsun ya, bunu bile düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Demek istediğim o ki, hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı son derece sabırlı ve inanılmaz biçimde iyi oldun. Herkesin bunu bilmesini istediğim için söylüyorum. Eğer biri beni kurtarabilecek olsaydı, bu sen olurdun. Senin iyiliğinin kesinliği dışında her şey uçup gitti. Hayatını mahvetmeye daha fazla devam edemem. İki insanın bizim olduğumuzdan daha mutlu olabileceğini düşünmüyorum.’’ Kocasına yazmıştır.

Sergei Yesenin / Kendini astı: Cesedinin yanında, intiharından bir gün önce bileklerini kesip kendi kanıyla Mayakovski’ye (Daha önce intihar etti) yazdığı veda şiiri bulundu.

Elveda Dostum Elveda
Elveda sevgili dostum, elveda,
Sen kökleri içimde uzanan.
Ayrılık yazılmış alnımıza
İlerde gene karşılaşırız inan.
Elveda dostum, el sıkışmadan
Sessizce. Ne keder, ne tasa gerek:
Ölmek yeni bir şey değildir bu dünyada
Ama yaşamak da yeni bir şey olmasa gerek.


***

İntihar, bir canlının, neticesinin ölüm olacağının bilincinde olarak, kendisinin ölümüne yol açacak bir eylem yapmasıdır. Risk faktörleri arasında, majör depresif bozukluk, bipolar bozukluk, şizofreni, kişilik bozuklukları gibi zihinsel hastalıklar, alkolizm ve madde bağımlılığı bulunmaktadır.

***

Saygıyla... 6 Ekim 2018 - Denizli / Özkan SARI

zeynep kurtoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Keşke yaşatabilmiş olsaydı koca dünya bu değerleri,tanıdiklarım az tanışamadıklarım çok aralarında hayatından vazgeçebilecek kadar anlaşılamamış olma hissi olabilir diye düşündürdü bizden biri Yavuz Çetin soruları, Benden bir ruhsuz yaratmayı nasıl başardınız? Benden bir uyumsuz yaratmayı nasıl başardınız? Benden bir hissiz yaratmayı nasıl başardınız? Benden Sizden biri yaratmayı nasıl başardınız? diyerek, Türkiye'de blues denince ilk akla gelen Boğaziçi köprüsünden atlayıp intihar etti.Nilgün Marmara hayatının baharını ebedi kışa çeviren, emeğinize sağlık selamlar

Cemile Torun 
 16.10.2018 0:34
Cevap :
Yazar, sanatçı, ünlü, ünsüz, zengin, fakir demiyor intihar denilen illet. Kendine kıyabilen insanların ruh halini, onların bu kararı alana kadar neler yaşadığını merak etmişimdir hep. Allah kimseyi bu durumlara düşürmesin. Teşekkürler. Saygıyla...  16.10.2018 13:31
 

Dünya algısı ile dünya gerçekliği arasında az veya çok sapma olan ben dahil herkes bir şekilde psikolojik sorunlarla cebelleşmektedir ama çoğu bunun farkında bile değildir. Bu nedenle bir çok edebiyatçının intihar etmiş olmaları hiç şaşırtıcı değildir. Edebiyatçı olmayanlarda intihar etmiyorlar mı? Bence asıl sorun şudur: Kurgusal kitap okuyarak dünya gerçekliğini olduğu gibi algılamak mümkün müdür yoksa olanaksız mıdır? Ben kişisel olarak din, edebiyat ve siyasetin dünyanın her geçen gün çekilmez bir hale gelmesinin birinci derecede sorumluları olduklarını düşünüyorum. Özellikle çocukların kurgusal kitap okumaları yönünde şartlandırılmalarını çok vahim bir eğitim hatası olduğuna yüzde yüz eminim. Edebiyat masum mu sorusunu ise son derece komik ve alaycı buluyorum. Edebiyat bence halkın en zararlı AFYON'larından biridir. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 08.10.2018 8:07
Cevap :
Elbette herkes intihar edebilir. Benim yazımda derlediğim konu intihar eden yazarlardır. ''Edebiyat halkın en zararlı afyon'larından biridir.'' düşüncenize kesinlikle katılmadığımı belirtmek isterim. Olaya şöyle bakalım. Doğru düzgün bir Milli Eğitimimiz yok, televizyonda ne olduğu belirsiz diziler, yarışmalar, gündüz kuşağı programlarında abuk subuk programlar reytingleri altüst ediyor. İnsanlar şuursuzca siyasilere tapıyor. Günde 8-10 saat TV izleyen toplumumuzun yıllık kitap okuma süre ortalaması 2-3 dk.yı geçmiyor. Sosyal medya teşhirciliği özellikle gençlerin en büyük hobisi olmuş durumda. Böyle bir ortamda bir birey ne kadar sağlıklı yetişebilir? Neyi, nereden, nasıl öğrenebilir? İşte böyle bir ortamda sarılacağımız can simidi kitaplardır. Her kitap okunsun demiyorum tabii... Ama mutlaka okumalıyız. Ben bunca yıl, kendi adıma en büyük kazanımlarımı kitaplar sayesinde elde ettim. Ne okul ne de toplum bana istediklerimi veremedi. Sizin de düşüncelerinize saygım sonsuz. Saygıyla..   09.10.2018 13:31
 

Bu konular ilgi alanım olduğu için dikkatimi çekti. Evet, bu edebi şahaneler ebedi hayata kendi elleriyle gitmeyi yeğlediler. Hepsi de psikososyal travmalar yaşamış ustalar. Aslında edebiyatın çok da masum olmadığının kanıtı kanımca. Yani Hemingway’in ikinci dünya savaşının yarattığı travma ile beynini pompalı tüfekle patlatması gibi... Saygılarımla

ilhan aydin 
 06.10.2018 21:14
Cevap :
Haklısınız, edebiyatın bazen masum olamayabileceğine ben de katılıyorum. İnsanın iç dünyasını ters yüz edebiliyor. Gerçeği hayal içine, hayali gerçek içine saklayabiliyor. Yukarıda isimleri geçen yazarlardan azımsanmayacak bir kısmı tıpkı Hamingway gibi Dünya savaşlarının etkisinden kurtulamayarak hayatına son vermiştir. Bunlara örnek olarak başta Stefan Zweig ve Primo Levi'yi göaterebiliriz. Rus şairler Yesenin ve Mayakovski'nin intiharında da ülkelerindeki rejim değişikliği büyük rol oynar. Katkınız için teşekkürler... Saygıyla...   07.10.2018 1:11
 

Sıraladığınız yazarlardan üçü dışında kalanların ismini ilk defa duyuyorum. Belki ikimiz de okuduğumuz yazarları bir gözden geçirmeliyiz. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 06.10.2018 12:22
Cevap :
Haklısınız İsmail Bey, insanların ilgi duyduğu ve okuduğu alanlar birbirinden farklı olabiliyor. Amaç gidilen yolların farklı olmasından ziyade ulaşılmak istenilen hedefin aynı olmasıdır. Bu hedef de: ''okumak ve anlamak''. Yoksa her yazarı ya da her kitabı bilebilmemiz, okuyabilmemiz mümkün değil. Buna ne zaman ne de ömür yeter. Teşekkürler. Saygıyla...  06.10.2018 15:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 338
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3556
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster