Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
489
 

''Pembe boyalı hastane odasındayım''

''Pembe boyalı hastane odasındayım''
 

Kadın uzun zamandır kendini pek iyi hissetmiyordu.....

Ne zaman biraz efor sarf edici hareketlerde bulunsa, kendini halsiz, bitkin yorgun hissedip dinlenme ihtiyacı hissediyordu.. Bazen de göğsünün tam orta yerinde, bir ağırlık hissedip, ağrı peydahlanıyordu...

İlk başlarda pek önemsemedi...

Kas ağrısıdır dedi kendi kendine.Canı pektir aslında ufak tefek ağrılar sızılar onun için pek önemli değildir...Buda öyle bir şeydir diye düşündü, geçiştirmeye çalıştı...

Gün geçtikçe daha da kötü hissetmeye başladı ..Ailesinin ısrarıyla bir hastaneye kontrole gitti....

Tetkikler, tahliller, çekimler sonunda, aslında kendinin de tahmin ettiği fakat konduramadığı üzücü gerçek ortaya çıktı...

‘’Kalp damarlarınızdan biri tıkalı..Her an kalp krizi geçirme riskiniz bulunmakta.Acil ameliyat olmanız gerekiyor.’’ diye peş peşe bir şeyler sıralıyordu doktor..

Kadın aslında çok şaşırmamıştı.....

Biliyordu bir gün kalbinin bunca çektiği acıya karşı iflas edeceğini.Taşıyamamıştı bunca üzüntüleri tek başına minicik yüreği...Yaş skalası da krizin en tehlikeli olduğu yerlerdeydi..Yani ilk krizle gitme olasılığı yüksekti....

Hemen kararını verip ameliyat günü alındı..Dirayetliydi, güçlüydü çevresine ve kendine karşı her zaman.Ve ameliyattan bir gün önce hastane odasına yerleşti...Korkutmuyordu hiçbir şey onu...

Soğuk bomboş hastane odasında yalnız kalınca kendi kendine düşünmeye başladı...

Belki sağ olarak geçirdiği son gecesi olabilirdi....Sevdalarını, özlemlerini, anılarını, yaşadıklarını, sahip olduklarını, kaybettiklerini geçirdi aklından birer birer...

Ve en son kalbinin hasta olmasına sebep olanı düşündü....Çünkü Onu sorumlu tutuyordu kadın...

Vedalaşmak için arasam mı?.. Aramasam mı?.. diye karar muhakemesi yaptı bir süre..Sonra mesaj yazmaya karar verdi...Yazacaktı ama biraz sitem kar olacaktı mesajı...Olsun dedi kendi kendine bundan sonrasında da o üzülsün diyerek, rahatlatmak istedi ruhunu....

Ve başladı.....

‘’ Merhaba ......

Ben nerdeyim biliyor musun şuan?.Hiç tahmin edemeyeceğin ve insanın aklına en son gelecek olan kişinin sen olacağı bir yerde...Pembe boyalı, deniz manzaralı bir hastane odasındayım..Kalbim hasta olmuş, tamir edeceklermiş...Ben pek umutlu değilim tamir olacağından fakat kısmet...Vedalaşmak istedim.Aslında sesini de duymak istiyorum, çünkü çok özledim fakat duymasam daha iyi olacak.Eğer bu ameliyattan çıkabilirsem yine görüşürüz umarım, şayet çıkamazsam......!!!!!

(bir süre yazmaya ara verdi , gözlerinden süzülen yaşlara engel olamadı., sildi ve devam etti)

Ve sana manevi hakkımı helal etmiyorum...Bana yaptıklarının vebalinin mutlaka bir gün gelip seni bulmasını istiyorum.....’’

Dedi ve sustu....

Bir daha hiç konuşmamak üzere....Arkasında bir sürü seven insanı gözü yaşlı bırakarak...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ÇOKGÜZELDİ. kadının ölümüne üzülsemde yazdığı ( yaZabildiği) mesaja sevindim.. bazen hakedene hakettiği verilebilmeli diyorum.. . Esen kal

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 26.05.2007 22:04
Cevap :
Teşekkürler serap'cım..Bazen getrekiyor...sevgiler  27.05.2007 2:47
 

aslında her an ensemizde dolaşan "ölüm" ..içimi acıtan ama bir okadarda düşüncelere sevkeden yazınızı iyiki okumuşum...Sevgiler..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 24.05.2007 10:49
Cevap :
Her an heşey bizler için.Ne zaman ne olacağımız belli değil o yü 24.05.2007 11:20
 

hüzünlenmek insan vücudunda tepkilere neden olmakta; bazı şeyleride alıp götürmekte belki ama garip birde huzur vermezmi insana yanaklarından veya içine akıttığın göz yaşlarının burukluğunda.insan yitirmeyi görsün içindeki filizlenen yaşama sevincini.hele birde anlarsaki dünyasını yeşertemiyeceğini.salıverir kendini kaderin azğın sularının kollarına kendini.hüzünde olsa sonu kalemine,beyin gücüne sağlık.

m.r.biçer 
 24.05.2007 10:10
Cevap :
Bilmem hüzün bana hiçbir zaman huzur vermemiştir..Kimi insan salıveriyor o azgın sulara kendini, kimi bir kütük arıyor ve buluyor o azgın sularda...Böyle insanları tebrik etmek lazım..Teşekkürler, sevgiler  24.05.2007 11:23
 

akıcı ve duygulu bir yazı. ve sanırım benzeri yaşanmışlıklar da oluyor veya yaşam okulunun seçmeli bir dersi olarak bazen bazı kişilerce yaşanıyor. sevgilerle..

erol aslan 
 23.05.2007 12:37
Cevap :
mutlaka bu veya benzeri örnekler olmasa yazılara ilham nereden gelirdi..Seçmeli mi yoksa mecburi ders mi orası da bilinmez artık..Teşekkürler sevgiler  23.05.2007 15:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3526
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster