Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
241
 

''Ruhumu ısıtabilsen''

Bütün gün o incir ağacının yanındaki taş yığınının kenarına oturup güneş ne taraftan doğuyor, ne taraftan batıyordiye seyredip durmaktan başka yapacak bir işim yok...
Gün geceye dönüp ağustos böcekleri şarkılarına başladığında gözkapaklarım yavaş-yavaş düşmeye, yüzüme büyük bir hüzün inmeye başlıyor..

Yalnızlık ne zor.. Ya kimsesizlik.. O daha çok koyuyor.. Yüreğime taş gibi oturuyor.. Öyle bir taş ki onu yerinden söküp atmaya kimsenin gücü yetmez...

Bazen diyorum ki içimden; birgün birini bulsam; mesela sokaktan geçen, hiç tanımadığım birini alıp oturtsam yanıma ve anlatmaya başlasam; kendimi, dertlerimi, hüzünlerimi.. Olmaz mı? Yapsam öyle bir şey.. Anlamaz mı beni?.. Benim arkadaşım olmaz mı?..

Sonra tekrar bir hüzün sarıyor yüreğimi ve ağrıyan belimi, titreyen bacaklarımı, zonklayan başımı o cılız, gittikçe kupkuru - kırış buruş olan ellerimle tek-tek yoklayarak oturduğum yerden kalkıyorum..

Benim kalkışımla birlikte bulutlar sarıyor bütün gökyüzünü, kuşatıyor simsiyah bulutlar, az sonra yağmur yağacak gibi yağmur öncesi rüzgârları esiyor...

Sokağın bu boşluğu garip diyorum kendi kendime.Ne çok doluydu önceleri.Ne çok insan vardı. Göç edip gittiler mi
hepsi?


Sokakta çıt yok.. Yalnız en köşede - kırık çeşmenin yanında uyuz bir sokak köpeği kısık - kısık havlayarak oraya - buraya saklanan sokak kedilerini azdırıyor..

Isırmak şöyle dursun kendini ayakta tutmakta zorlanan uyuz köpek tıpkı benim gini yalnızlığına - kimsesizliğine dertleniyor.. İçin -için... Bu sessizlik - bu hüzün sokağı boydan boya donatan bir tehlikeye işaret ediyor...

Gülkurusu - ıslak gecenin koynunda bir başıma -bu yaşlı halimle- kurumuş dudaklarımdan dökülen; buruk-buruk eski bir şarkının nağmelerine sığınıyorumm... Ahhh.. Geceler... Geceler...

Biliyorum rahat yüzü yok bana... Biliyorum daha kurumadan gözyaşım; gözbebeklerime inmeden yavaş-yavaş... Uzak akşamların -uzak insanları-halimi hatırımı sormadan; böyle bir başıma kıvrılacağım yatağıma erkenden; bir gece öylece kalacağım...

Bana hep uzak kalan, uzaktan seyreden, uzak-uzak bakan komşumun birisi; bulacak beni; ağlacak belki; sahteci-sahteci sesi; seslenecek yan sokaktaki komşulara haber verecek öldüğümü... Sahteci feryatlar yükselecek sokaktan deli-deli..

Herkes ağlarmış gibi yapacak.. Aslında tek ağlayan - İçten ağlayan; O bizim; komşu uyuz - sokak köpeği...

Hanife ÇITA
hthhanife@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1924
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster