Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
39
 

''Şiddetle Müdahale''

Kadınlara, çocuklara, hayvanlara yapılan her türlü şiddet asla ve katha kabul edilemez! 
İyi de tüm bunlar neden hava da kalıyor? Gazete haberlerinden, Tv de spikerin kadın şiddeti haberlerinden yemin ederim gına geldi. Akıl vermek kimin ne haddine, lakin gündeme gelen her şiddet can acıtıyor! Bireyler aileyi, aile toplumu, toplum ise devleti teşkil eder. Devletimiz örneğine bol şiddete ''şiddetle müdahale'' etmelidir. Yoksa toplumumuz feci şekliyle kanı, cahiller tarafından daha çok akılıtacak! 30 Gün içinde 31 kadının öldürülmesi de ne demek! Hele bir de cinayetler kanıksanırsa!
 
Gözlemliyorum da, hayvanlara yapılan onca vahşet eziyete toplumun belki de onda biri acıdı! Vay başımıza gelenler dememek için elinizi çabuk tutup önlemini ivedilikle almalıyız. İdamsa da idam, yok öyle hapishanede yan gelip yatmak! Maktulun yaptığı telefon konuşmasında şöyleydi 
''içeri girer paşalar gibi de yatarım'' Cahil görüşlü adam, şimdi o kıza çocuğuna kim bakacak, bunu düşünmüş olsaydı zaten eski karısını öldürmezdi. 10 Yaşında ki o kızın psikolojisini düşünemiyorum yarının bir diğer nefret ile bakan yüzü olacak, tabiri caizse tüm erkeklere!
 
Bu sabah kızımla şiddetin ölüm şeklini ve dahi idam üzerine konuşurken bana; İdam neredeyse tüm ülkelerde kalktı dediğinde, ona - Peki Amerika da, bazı arap ülkelerinde o halde neden hala idam var? Demek ki idam Türkiye'ye yeniden gelebilir, hem idamın da türlü şekilleri mevcut, mesela vücuda elektrik verilebilir dediğimde bana - Türkiye ortak pazara AB'ye girmeye çalışırken! İdamı onaylamaz! 
 
Bu söylemler üzerine kalemi elime alıp sizlerle paylaşmak istedim. Hani bir tabir vardır, daha ziyade kadınlar için kurgulanan ve de Yıllar öncesinden süregelen! ''kan kusup kızılcık şerbeti içtim'' terimi! Öyleydi, ama devran devir değişti, çocuklarımızı yüksek okullara gönderiyorsak, neden? Elbette aydın refah huzurlu bir topluma sahip olmak için! Görüyorum ki, bir arpa boyu ilerlemek yerine şiddetin daniskasında kadınlarımız feci şekliyle can vermekte! 
 
Unutmadan AB'den bahsetmişken, es geçmeyeyim. Gireceğimizi 'pardon' değil de! Aslında da bizi alacağını sakın sanmayın, cilve yapıyorlar, almazlar! Pardon ise ironiydi..Bu kadar mı önemli Allah aşkına, biz bize fazlasıyla yeteriz, almasınlar. Bizim devletimiz o kadar büyük ve bereketli ki, şuan içinde yaşadığım ülke Danimarka'nın nüfusu kadar yabancıyı beslemiyor mu? Gerçi yabancıların ülkemizdeki yaşam kalitemizi düşürmedi değil, 
İstanbul'da gezerken kendimi Arap ülkesinde hissediyorum :((  Yardım elbette olmalı, ister Müslüman isterse başka bir tabi.. Amaç gittiğin ülkeye uymak, uyum sağlamaktır, ülkenin azınlığı, hem de yabancı bir ülkenin azınlığına bizler, yani Türk devleti değil!
 
Dünya ülkeleri; Top, tüfek, ateşli silahlar, atom, nükleer diye masalardan kalkmayıp birbirleriyle çetin silah ticareti yapacaklarına. Ülkelerinden atılan hakları ellerinden alınan insanları ve dahi yerle bir edilen dünyayı top yekün bir düzeltseler, ne dersiniz? Sevgi ve saygılarımla..
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gülsen Hanım, yazınızı, yapılan yorumları ve cevaplarınızı okudum. Benim aklıma farklı bir şey geldi. Erkeklere yönelik şiddet de yaşanıyor. Yani hep kadına yönelik şiddet gündeme geliyor, oysa azımsanmayacak ölçüde kadın ve akrabaları erkeklere baskı, yıldırma ve şiddet uygulamaktadır. Bu da zaman zaman gündeme gelse de şiddetten sayılmıyor, gizleniyor, utanılıyor, gündem olmuyor. Yani bu ülkede güçsüz olan her zaman eziliyor. Güçsüz erkeler de eziliyor, dayak yiyor. Kalemine ve yüreğine sağlık. Mutlu akşamlar.

Dr Atanur Yıldız 
 16.09.2019 17:49
Cevap :
Merhaba hocam size uzun uzadıya yazmak isterdim ama telefondan yazmaya çalışıyorum mazur görün bundan yıllar öncesinde feministligi savunurken şimdilerde adaletli olmak adına o savunmadan vazgeçtim sebebi ise çeyrekte olsa erkeklerinde haksızlığa uğraması, bu arada laptopum olmadığı için yazılarınızdan mahrum kalıyorum ama en kısa zamanda sizin ve diğer arkadaşlarında yazılarını okuyacağım. Anlamlı yorumunuz için çok teşekkür ederim selâm ve sevgilerimle Iyi geceler dilerim.  20.09.2019 0:55
 

Haberlerin bizlere haber vermekten daha önemli rolleri vardır. Ancak kötü haberleri pompalamanın da şiddeti azaltmadığı aksine artırdığı bilinen bir gerçektir. Beyine sen daha iyi ol demez, sen o kadar da kötü değilsin bak, limite ne kadar uzaksın mesajı yükler. Bir de cahille ahlaksızı, Arap ile Müslüman'ı insanla diğer canlıları karıştırmamak lazım. Cahil diye tabir edilen insanlar eğer gerekli eğitimi alamamışlarsa bu onların suçu olmayabilir. Öte yandan dünyadaki her gelişim son derece zeki ve eğitimli insanlar tarafından kurgulanıyor. Diğer yandan cahil, beyin kapasitesi eksik kişi ise bu kusur olduğundan yaptıklarından bile sorumlu olmayabilir. Son derece zor bir konu olmakla beraber herkes, bir şekilde deşarj oluyor. Ya da olmak üzere... İnsanımız son elli yıldır kafeste yaşadığından alışkın olmadığından arz-talep arzu-gerçek arasında eziliyor. Her yerden arzu fışkırırken Araplar nüfusunu İstanbul'da savaşa rağmen artırıyor. Böyle zamanlarda olurmuş. Arz-arzu-talep-ot çağı

ilhan Aydın 
 25.08.2019 23:14
Cevap :
İlhan bey merhaba, uzun uzadıya yazmış olduğunuz mesaj için çok teşekkür ederim. Girdiğim sitelerde bu konu üzerine gerek şiir gerekse yazılar yazıldığını görünce bir şiir yazmak vacip diyerek, üzüntümü belirttim. Bu yazımda ise o malum şahsa cahil dediğimi irdelemişsiniz.Elbette her cahil onun yaptığını yapmaz, ama keşke o gaflete düşmeseydi. Size bir örnek vereyim; Avrupa'dan Türkiye oldukça çılgın ve silah düşkünü görünüyor, elimden geldiğince de tanıdığım kişilere o kadar da değil abartı desem de kendi dili olan Danca dan gazete okuyarak biz okuduğumuzu biliriz,tatile başka ülkeyi tercih edeceğiz gibi cümleler kurarak konuyu kapatıyorlar. Salt deşarj olmak adına bu yazıyı yazmadım, babam dahi olsa cezasını çekmesini isterim, unutmamak gerek ki her şeyin bir bedeli var ve de olmalı. Arapların nüfus artışları hiçte hoş değil, Türk müteahhitler için adeta her şey para olmuş. Zengin olan Araplar da parayı bastırınca İstanbul parsel alanına döndü, ara sıra kavgaları da gündeme düşüyor   26.08.2019 0:28
 

Sevgili Tunçkal! Size katılıyorum canım.Kadınlara, kimsesizlere , çocuklara, hayvanlara yapılan şiddetin her türlüsünü kınıyorum.Selam ve sevgilerimle, öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 25.08.2019 22:09
Cevap :
Merhaba Nahide Hanımcığım, gerçekten çok üzgünüm. Bazen insanları anlamakta güçlük çekiyorum, ayrıldığı kadının peşini bırakmayacak kadar kafası basmayan bir cehalet var ortada, hiç mi gurur yok, hangi kafaya hizmet ediyor bu tarz hareket edenler! Madem kadın seni istemiyor, gururlu olun biraz, olan ise her zaman çocuklara oluyor. Üzülerek söylüyorum, bu saatten sonra evlilikler öldü, ne saygı, ne muhabbet var. Bu gün bir şiir okudum edebiyat sitesinde..Yine bu sözü edilen boğazı kesilen kadın ve eski eşi için. Hayvan ibaresi vardı, bende hayvana ben hayvan dahi demeye hicap duyarım, öylelerine iki ayaklı canavar demiştim. Keşke bu tür olaylar gündeme gelmese de bizlerde yazmasak hocam. Her dem sevgim ile, sizi öperim, iyi geceler dilerim..   26.08.2019 0:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 833
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 394
Kayıt tarihi
: 24.02.13
 
 

37 Yıldır  yurtdışında yaşıyorum , 1000 den fazla şiirim var,  çeşitli edebiyat sitelerinde, derg..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster