Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
543
 

“ Sizin ” tektaşlara da kan sıçramış mıdır?

“ Sizin ” tektaşlara da kan sıçramış mıdır?
 

Her genç kızın hayalinde vardır. Evliliğe adım atıldığının, bir tür güvencenin de ötesinde anlamlar taşır. Şu günlerde harika bir sarkastik cümleyle süslenmiş reklâmında olduğu gibi bir şeylerin ifadesidir. “ Beni şu kadar (parmağının ucunu göstererek) sevsen yeter”! Tek taş pırlanta bir yüzükten bahsediyorum. Gerçekten baktığınızda gözleriniz kamaşır. Söylediğim gibi bir de genç kızların evlilik hayallerini, belki de tek taş sahibi olmak için kurduklarını bile düşündürmektedir. Ayrıca “ Tek taşını kendim aldım” diyerek, bazı cinsiyet vurguları kokuşan şarkılar da var.

Güzel bir şeydir evlenmek, aile kurmak ve tabi tek taş hediye edebilmek, kabul etmek. Ben de gerçekten, sarraf vitrinlerinde o heyecanlı seçimi yapmak için can atıyorum. Biraz daha masum bakarak, kurulmakta olan ailemin yapı taşı diye kendimi kandırıyorum. Birden bire bir cumartesi akşamı sinemaya gidiyorum ve sarraf vitrinlerinin sahne arkasına ayna tutan bir film izliyorum. Ülkemizde “Kanlı Elmas” olarak gösterime giren filmden bahsediyorum. Afrika’daki zenginliklerin hem nasıl sömürüldüğünü gösteriyor, hem de bir yandan vicdanları sızlatacak aile dramlarını anlatıyor. Bir babanın, sevgi dolu bir babanın ailesini kurtarmak için çabalayışı içimizi buruyor. Gerçekten vahşet dolu sahneleri vardı filmin. Yumruklarımı sıktığım oldu, başımı çevirip reddettiğim aksiyonları da. Işıklar yanıp, yapım ekibinin ismi akmaya başladığında kendimle bir savaşa girişmiştim bile. “Tektaş” konusuna soğuk bakmaya başlamıştım artık. Aniden, yapamayacağım bir söz söylemek istemedim. Hayır, ben ilerde bir izdivaç yaşanırsa, o vahşeti gördükten sonra “tek taş” alıp da zalimleri zengin edemem dememek için gerçekten kendimi zor tutuyordum. Bir de zaten, evlilik konusunda şüphelerim de var ya, bu yüzden iyice bir dibe vurmaya yüz tuttum. Elbette, yasal ve canice olmayan pırlantalar, elmaslar da vardır. Ama bana filmin konu edindiği hikâye daha mantıklı geldi. Eğer bu değerli taşlar Avrupa’da veya insan haklarının hakkıyla uygulandığı ülkelerde çıkıyor olsaydı, işgücü maliyetini göz önüne alınca, gerçekten de bir servet değerinde olurlardı. Böylesi vicdansız sermaye sahiplerinin kesinlikle işine geliyordur.

İşte o babanın gözünden akan dolu dolu yaşı gördükten sonra, ne kadar etkilendiğimi anlatamam. Tabiî ki her izlediğim film veya okuduğum kitaptan etkilendiğim yıllarım geride kaldı. Zamanla bunu da unutacak ya da unutturulacağımdır. Birden günahla bağdaştırdım. Böyle düşününce de, o tek taşını kendi almak isteyenlerin önünü açmamız gerektiğini düşündüm. Yeter ki benim vicdanım rahat olsun. Nasılsa ben takmayacağım. Bırakın kendileri alsınlar, ben suya sabuna dokunmak istemiyorum. Eğer yine de ekonomik durumumu sembolize etmem gerekirse, tektaş değil de, başka bir pahallı hediyeyle karşılamak istiyorum. Çok eğlendim bunları düşünürken. Tüm adetleri yıkıp, böyle bir şey yapsam ne kadar şaşırtıcı olurdu. Mesela tektaş yerine, gerçi böyle daha geleneksel olabilir, büyük baş hayvan alabilirim. Ama o zaman nasıl hava atacak benim hayat arkadaş adayım etrafa. Onu bu zevkten mahrum etmeye hakkım yok. Tamam tamam vazgeçtim, gelenekçi olmaya devam etmekte fayda var.

Yerleşmiş kalmış bu tektaş kavramı hayatımıza. Ne kadar radikal yaklaşsak da, edindirmek zorundayız hanımefendileri. Hala o benim ailemin, yuvamın yapıtaşı. İnsanların hafızası çok zayıftır, her şeyi unuturlar. Ben de filmi unuttum bile o kadar Oscar almış olmasına rağmen. Evlilikle ilgili fikrim değişmedi henüz. Onu da değiştirecek birilerini veya bir film bekliyorum fakat çabuk unutulmayanından. Sesleniyorum, “Kanlı Elmas” olmadı, çok yordum vicdanımı, lütfen feminist teorilere yenilmeyin de bir evlililiğin güzel yanını anlatan film senaryosu yaratın. İlk seansta gideceğim soz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Filmi izlemedim mutlaka korkunç sömürü vardır..Ama yine de güzel değil mi sizce kocaman bir tektaş:) sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 07.03.2007 23:32
 

Kanlı Elmas filmini izleyip eşinden tek taş yüzük isteme cüretini gösterecek bayan olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. İllegal yolardan elde edilmeyen taşlar varmış. Onlara da her baba yiğitin parası yetmez. Bu arada büyük baş hediyesi de biraz abartı olmuş benden söylemesi. Hayat arkadaşını kaybetme riski var. İyi geceler..

Gülün içinden 
 07.03.2007 23:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 489
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Yeni mezun bir maden mühendisiyim. Yükseklisans yapıyorum. Bunun yanında, kalkınma antropolojisi, ci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster