Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '14

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
349
 

''Sorarsan eğer Nil gün gecelerde... Neden? Bir de...''

''Sorarsan eğer Nil gün gecelerde... Neden? Bir de...''
 

internetten alıntı...


 

''Bir de benden dinle… Neden?''

''Gün yine aynı

Yok ki öncekinden bir farkı...

Ha bir evveli, ha bir evveli

Akan yalnız duyguların çaresiz seli…

Değişen gün değil gülüm,

İçim inan, inan hep düğüm düğüm…''

 

Gün, geceye koşturarak kavuşmaya çalışırken, bulutlara ram olan Güneş, bir ala, bir ak, bir maviye boyanıyordu. Deniz yine aynı mavi, gökyüzü yine aynı, farklı olsa da mekânlar ya da bakan gözler, aynı gökyüzünün altında soluklanıyordu yaşayanlar… Ama nasıl?

Genç adam, kıyıda kumlarla harman olup, denizin kayraklaştırdığı, binlercesi billur gibi parlayan taşların üzerine oturmuş; ters dönmüş, yılların izlerini bariz bir halde üzerinde taşıyan balıkçı kayığına vermişti sırtını. Yanında uzun bir kadeh ve içinde…

Kristalleşip kadehin sağına soluna çarpan buzlara baktı bir süre. Bir tas sarı leblebi, bir iki yeşil erik ve anılarıydı mezesi sadece.

‘’Gözlerin…’’

‘’Nil gün gecelerde sorgulayan, suskun gözlerin…’’

Derin bir iç geçirdi… ‘’Offf offf ‘’diyerek. Bir martı kondu kadehinin yanına. Leblebilere ortak mı olacaktı ne? Yavaşça gelip parmağının ucuna kondu. Çekinmeden... ''O '' da konmuştu tıpkı martı gibi gönlünün bir ucuna...Fütursuzca...

Daldı gitti gözleri, uzaklarda ta karşı kıyıdan geçen geminin güvertesine. Seçilemeyen insan siluetlerine. Sanki bir el mi sallanıyordu ne? Sanki ona mı sallıyordu elini bir kadın? Sanki rüya mıydı ya da halüsinasyon mesela? Yani… Yanılırdı insanoğlu, bazı bazı ya da yanılmak isterdi kasten içinden geçenler yüzünden.

Dirseklerini, bükülmüş dizlerinin üstüne bastırdı acıtırcasına, iki eli yüzünde, şakaklarında… Avuç içleri ter içinde, kalbine nazire edercesine sıcacık…

Sigarasını yaktı, rüzgârla savaşa savaşa, zor zoruna. Derin bir nefes çekti, dumanlar hare hare yükselirken göğe doğru; dumanların içinde de bir siluet belirdi, belli belirsiz. Çılgındı dumanlar, zapt olmayan duygular gibilerdi. Özlem yüklüydüler.

Bir öksürük tıkandı boğazına delicesine, boğarcasına… Nedendir bilinmez?

‘’İçme şunu!’’ demişti! ‘’İçme…!’’

‘’Demir leblebi gibidir benim kelimelerim, yutsan bir türlü. Yutmasan etrafında dolanırlar bıkıp usanmadan, usunun çepeçevre zincirlerinde, pervasızca. Unutmak istesen de unutamazsın’’

‘’Bir çift kara, kapkara göz var içimde. Kaçamak bakışlarını, kirpiklerinin süzgüsüyle perdeleyen bir çift göz. Belli belirsiz nemli!’’

‘’Sustun yine!'' Susmak, anlatılmazlığın asaletindendir’’ demiştim… Ondandır suskunluğun!’’

‘’Kuzguni saçlarını, geceye uzatıp, döktün perçem perçem önüme… Şimdi, ellerimle yüzünü alıp yüzüme…’’

‘’Neden?’’ Diyorsun… ‘’Neden?’’

‘’Bir nedenden çıkıp, yol alan bin neden!’’

‘’Öyle çok şey var ki sana anlatmak istediğim, içimden geçen!’’

‘’Ölümden, bildiğin, bilemediğin, görmezden geldiğin, gerçeklerden!’’

‘’Kocaman bir mezarlık var ardımda, rengârenk çiçeklerle bezenmiş! Hatıralarım, pişmanlıklarım, yaşanmışlıklarım, yaşanmamışlıklarım… Kocaman…’’

‘’Söyletme beni… Söyletme!’’

Ayağa kalktı. Tutulmuştu ayakları, yoksa söyleyecekleri mi? Sözleri mi?

 Bilinmez!

Denizin, delicesine dövdüğü kayalara yaklaştı. Elindeki kadehi kayalara doğru fırlattı. Kırılan kadehin sesi sanki tüm Dünya’da yankılandı. Kırıklar, gecenin karanlığında; ışıl ışıl ortalığa yayıldı…

Kırılan neydi?

‘’Düşündürdü beni yine gözlerin…’’

 

Ay Şen…

 

http://www.youtube.com/watch?v=fEQhZsF3HbY

 

http://blog.milliyet.com.tr/--kaybolursa-umutlarin-eger-nil-gun-gecelerde--/Blog/?BlogNo=464385

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Ay Şen Kardeşim, sanki bir şiir okudum güzel bir öykü. Duygular çok güzel anlatılmış.Evet bazen kelimeler demir leblebi gibi olur yutul sa da yutulma sa da yine de zarar verir kişiye ve etrafa. Selam ve sevgiler, sağlık ve mutluluklar canım.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 18.06.2014 11:34
Cevap :
Beğeninize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum, canım öğretmenim. Kendi çapımda karalamaya çalışıyorum bir kaç satır dahi olsa. yazınca huzur buluyorum ve yazmayı çok seviyorum.Onurlandıran beğenileriniz ile de mutluluk deryasında kulaç atıyor bu nacizane gönlüm. En içten sevgi ve saygılarımla...  19.06.2014 4:33
 

Harikaydı canım arkadaşım. Daldım gittim. Bence o arkada kalan mezarlıkları unutmak lazım diyorum ya. Ne kadar artık. Sevgiler kocamanından.

Şükran Okyay 
 18.06.2014 9:11
Cevap :
Şükrancığım, mutlu ettin beni canım arkadaşım. güzel anılar baş köşeye, hatırlanmak istenmeyenler başka yerlere. Kocaman kocaman sevgilerimle. Canımsın...  19.06.2014 4:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 533
Toplam yorum
: 2840
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1334
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster