Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
8019
 

''Tak tak eden kabacık, bizi aldatan babacık''

''Tak tak eden kabacık, bizi aldatan babacık''
 

Foto: Cenk Tuna



Çocukluğumda elektrikler kesildi mi hemen babacığımın etrafına toplaşır hadi bize ‘’tak tak eden kabacık, bizi aldatan babacık’’ masalını anlat diye yalvarırdık.

O dönemlerde uzun kesintiler olurdu. Çocukluk işte çok severdik öyle geceleri. Babama ya masal anlattırırdık, ya da gaz lambası ışığında duvarda gölge oyunu yaptırırdık, hiç bir şey bulamazsak evcilik kurar babamı bebek yapardık. Babacım da sağ olsun bizi hiç kırmaz her isteğimizi sabırla yerine getirmeye çalışırdı.

Eğer masal anlatılmaya karar verilmişse, karanlığın sessizliğinde tüm kardeşler birbirimize sokulur, anlatılan masalın etkisine kapılıp sanki gerçek gibi o anı yaşardık. Hatta bu masal kahramanları için gizli gizli ağladığımı bile hatırlıyorum.

Düşünüyorum da şimdi demek ki nasıl da etkili anlatırmış babacım. Ya da bizler o zamanlar daha safmışız şimdikilerle kıyasladığımda.

Babacım başlardı anlatmaya. O anlattıkça bizler de kendimizi kahramanların yerine koyar, o an hissettiğimiz soruları sıralayıverirdik. Bunalırdı fark ederdik kestirmeden bir şeyler söyler masalı bir an önce bitirmek isterdi.

Evet çocuklarrrrr…

Bir varmış bir yokmuş, Ayşecik ile Ömercik varmışşşş… Günün birinde Ayşecik ile Ömerciğin anneleri ölmüşşşş…

<ı>-Çok ağlamışlar mıdır baba..

<ı>—Ağlamışlardır tabi

<ı>—Kaç yaşındaymışlar anneleri öldüğünde

<ı>—Bilmiyorum ama küçüklermiş

<ı>

Daha sonra babaları eve üvey anne getirmiş. Bir süre sonra kadın çocukları istememeye başlamış.

<ı>—Yazık onlara di mi baba. Keşke anneleri yaşasaydı onlara böyle demezdi.

<ı>—Demezdi evladım.

<ı>O an kendi annemin öldüğünü düşünür gözümde hazır duran damlacık düşüverirdi, bir de saklamaya çalışırdım kimse görmesin diye gizli gizli silerdim.

Babacım devam ederdi…

Masal bu ya, kadın iyice kötüleşmiş, götür bunları ormana bırak, istemiyorum artık demeye başlamış.. Baba çaresiz, ne yapacağını bilmiyor bu duruma çok üzülüyormuş. Sonunda büyük bir üzüntüyle ormana götürmeye karar veriyor. Yanına bir de kabak alıyor…

<ı>—Neden kabak götürüyor baba, ne yapacak onu, ağır değil midir nasıl taşıyor ki.

<ı>—Evladım at arabaları varmış onla gidiyorlarmış. Ben de bilmiyorum masalın sonunda öğreneceğiz.

<ı>—Devam ediyorum…

Çocuklar da bu kabağa bir anlam veremiyorlarmış. Babaları Ayşecik ile Ömerciği ormanın bir yerine bırakıp, ben az ileride odun keseceğim, siz burada beni bekleyin deyip ormanın içine doğru gitmiş…

<ı>—Kurtlar ayılar gelmez mi baba, onlar nasıl tek başına duracaklar ki orada.

<ı>—Yok, evladım babalarının yakınlarda olduğunu düşünüyorlar ya şimdilik korkmazlar.

<ı>—O nasıl baba ki çocuklarını ormanda yalnız bırakıyor

..............
............
........

<ı>Bi susun da masalın sonuna gelelim<ı>

Baba yanında getirdiği kabağı bir ağaç dalına asmış. Babanın planına göre rüzgâr estikçe kabak ağaca vurup tak tak tak ses çıkartacak çocuklar da babalarının ağaç kestiğini düşüneceklermiş. Ve öyle de olmuş. Akşam hava kararmaya başlamış artık. Hala tak tak sesleri geliyormuş ama babaları ortalıklarda yokmuş. Gece yarısı olduğunda çocuklar terk edildiklerini anlarmışlar, birbirlerine sarılıp hem ağlayıp, hem de <ı>‘’tak tak eden kabacıkkkk, bizi aldatan babacıkkkk , nerdesinnnn’’ diye seslenmişler…Ama ne gelen olmuş ne giden…Gökten üç elma düşmüş der masalı bitirirdi.

Babam masalı bitirirdi ama bizim için masal bitmezdi daha.

Düşünsenize çocuk kalbinin dayanabileceği bir masal mı şimdi bu, boğazıma bir şey dizilir yutkunamazdım. Anneye babaya bağımlı yaşadığın dönemlerde böyle bir hikâye ister istemez çocuk beyinlerde duygudaşlık yaptırıyordu.

<ı>

<ı>— Acaba ertesi günü babaları gelmiş midir onları almaya?

<ı>Yok, gelmemiştir herhalde üvey anneleri istemiyor ya.

<ı>

<ı>—Baba, sen bizi öyle bırakır mıydın?

<ı>Haydaa anlattığıma pişman etmeyin evladım, masal bu, hiç anne baba çocuklarını öyle bırakır mı?

<ı>—Baba, çok korkmuşlardır karanlıktan di mi?

<ı>Korkmuşlardır tabi.

<ı>

<ı>—Baba, kabak gece de tak tak yapmış mıdır?

<ı>Bilmiyorum evladım rüzgâr varsa yapmıştır.

<ı>

<ı>—Baba, karınları acıkmamış mıdır onların?

<ı>Acıkmıştır evladım

<ı>

<ı>—Baba, onlar açlıktan ölmüştür şimdiye kadar di mi?

<ı>Hadi bırakın bunları düşünmeyi masal bu ölmemişlerdir.

<ı>

<ı>—Baba, Ayşecik ile Ömercik gece uyumuşlar mıdır?

<ı>Ağlamaktan ve yorgunluktan bitkin düşüp uyumuşlardır evladım.

<ı>

<ı>Hadi çocuklarrrrr !!! artık siz de yatın uyuyun!!!

<ı>

<ı>Bir dahaki elektrik kesintisinde size masal yok, gaz lambasının ışığında gölge oyunu var derdi.

<ı>Şimdi hatırlıyorum da at, eşek, kelebek ne güzel şekiller yansırdı ışığın gölgesinde duvara…

<ı>

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sonra belli bi zaman çocuklara bişi yapmaz. gelin çocukları korur yedirir içirir. ama birgün al garısı gelin evde yokken çocukları alır pikniğe gider. asıl amacı çocukları yemektir. pikniğe gittiklerinde yanında çörek getirir çocuklar al garısının niyetini anlar ve kaçmak için susadık ırmakdan su içek derler algrısıda nasıl olsa ırmakdan karşıya geçemezler kaçamazlar diye tamam der çocuklar suyu içer bi şekilde karşıya geçerler (bu kısmı tam hatırlamıyorum babanneme sorucam ) neyse al garısı gelir çocukları ırmagın karşısında görür nasıl geçtiniz oraya der çocuklarda ateş yaktık odunun ucunu kızdırdık kalçamıza değdirince can havliyle karşıya geçtik der algarısıda tam inanmasada çocukları yemek için aynısını yapar ama karşıya değil suya düşer ve boğulur sonra da çocukları babası bulur üvey anne babayı terk etmiştir zaten yani mutlu son :)bu arada babannem 90 yaşlarında köyde duğup büyüme orda öğrenmiş sizin bilmeniz ilginç geldi belkide yakın köylüyüzdür. Tokat / almus hubyar köyü

cenk parlak 
 10.02.2013 7:53
Cevap :
:)katkılarındanıza tesekurler  10.02.2013 16:12
 

babanız hikayeyi hem eksik hemde yarım bırakmış. benim şuan hayata olan babannemde bize küçükken anlatırdı bu hikayeyi vede avcı ali hikayesini. mesela çocukların babası üvey anne çocukları kötülemek için her gece kocasından habersiz çocukların odasına gelip yataklarına su dökermiş sabah oluncada altlarına yaptılar diye hem dövermiş hemde kocasına kötülermiş. aslında babanız hikayeyi yarısında bırakmış çünkü hikayeye daha sonra al garısı da ekleniyor. çünkü çocukları ormanda algarasının gelini buluyor çocuklara acıyor onları evine götürüyor ama kaynanası algarısı odlugu için ve çocukları yiyeceğini düşündüğü için onları saklıyor evde sonra al garısı eve gelince hala tüylerim diken diken olur şöyle der '' gelin burda insan eti kokuyor'' bir kaç kez tekrar eder bunu babannem karanlıkda mum ışında gözlerini kocaman açarak anlatıgında çok korkardım :) sonra gelin dayanamaz söylemek zorunda kalır anne senden korktum yersin diye sakladım der. sonra gelini kandırır bişi yapmıcam diye...

cenk parlak 
 10.02.2013 7:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3559
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster