Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '16

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
104
 

''Tecavüz meşrulaştırılamaz!''

''Tecavüz meşrulaştırılamaz!''
 

internetten alıntı...


‘’Bir hançer saplanıyor sırtıma anne!’’

‘’Boğazımda ilmek ilmek düğümleniyor hıçkırıklar!’’

‘’Canım acıyor… Üşüyorum… Korkuyorum anne!’’

‘’Beyaz saflığın simgesi imiş, ben beyazı görmek istemiyorum! Gelinlik bile olsa giymek istemiyorum anne!’’

‘’Ne olur, tut babamın ellerini! Bu gece yine dövmesin beni!’’

‘’Ne olacak kitaplarım, defterlerim, kalemlerim?’’

‘’Ne olacak, okuyup da öğretmen olacağım diye kurduğum hayallerim?’’

‘’Ben gelin falan değil, okumak, meslek sahibi olmak istiyorum anne!’’

‘’Başını yastığa huzurla koyup, huzurla uyuyabilecek misin anne?’’

 

Bu ve bunun gibi yakarışlar, haykırışlar son bulsun!

‘’Küçüğün rızası varsa!’’ diye söylenmiş, mantık dışı söylemler de!

Küçük ne demek? Küçük, küçüktür… Yani çocuk!

UNICEF Çocuk Hakları Sözleşmesi;

Madde 1.

Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Madde 19.

1.Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının ya da onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suiistimale, ihmal ya da ihmalkâr muameleye, ırza geçme dâhil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.

2.Bu tür koruyucu önlemler; burada tanımlanmış olan çocuklara kötü muamele olaylarının önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi, yetkili makama havale edilmesi, soruşturulması, tedavisi ve izlenmesi için gerekli başkaca yöntemleri ve uygun olduğu takdirde adliyenin işe el koyması olduğu kadar durumun gereklerine göre çocuğa ve onun bakımını üstlenen kişilere, gereken desteği sağlamak amacı ile sosyal programların düzenlenmesi için etkin usulleri de içermelidir.

Cinsel tacize, istismara ve hatta tam anlamı ile ifade etmemiz gerekirse tecavüze uğrayan sayısız çocuk var.

Mesela birkaç örnek vermek gerekirse, 65 yaşında bir erkek tarafından cinsel istismara uğramış 9 yaşındaki kız ve kızın ailesi; tacizi yapan kişinin etkin, yetkin ve mali gücü kuvvetli olması nedeni ile konunun kapatılması yönünden, defalarca taciz edilmiş ise bu pedofili kişinin yaptığı yanına kâr mı kalacak? Ya da bu 65 yaşındaki pedofilinin 9 yaşındaki kızla evlenmesinin yolu mu açılacak?

Veya 18 kişinin (ki yaşları 30, 56, 76 aralığında olan ) tecavüz ettiği 12 yaşındaki engelli kızın yaşadığı travma, acıları, içlerinden birinin ‘’Ben evleneceğim ‘’ demesi ile son mu bulacak? Biri evlenmeyi kabul etti diye diğer 17 kişi işledikleri suçun ağırlığı altında ezilmekten kurtulacaklar mı?

Vicdan…

Herhangi bir çamaşır deterjanı ile yıkanınca, temizlenmiş mi olacak?

Bu örnekleri çoğaltmak sayılara sığmıyor nedense. O kadar çok ki!

Hatta cinsel tacize uğrayan çocuklar, kız ya da erkek fark etmiyor. Erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü toplumumuzda; gelenek ve ananelere sığınılarak hatta gerekçe gösterilerek, yargıdan mal kaçırır gibi torba yasaya, kaptı kaçtı usulüyle eklenmeye çalışılan önerge ile tecavüzcülerin aklanmasına yol açmak, hangi vicdana sığar?

Ben bir anneyim beyler!

Sahip olduğum evlatları nasıl dünyaya getirdiğimi, nasıl büyütüp, nasıl emek verdiğimi sizler bilemezsiniz!

Atılan bir iki imza, ya da kaldırılan birkaç parmak ile çocuklarımızın ve dahi kızlarımızın geleceğine ambargo koyamazsınız!

Ay Şen

22 Kasım 2016

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tecavüz mağduru çocuk mahkemeye çağrıldığında, o canavarla tekrar karşılaşma korkusuyla öldü... Bu çocuğun katili kim? Hepiniz bu soruya cevap vermeye çalışın. .. Bu çocuğun ölümüne sadece tecavüzcü sapık hayvan mı neden oldu... Yoksa bu yüzyılda yaşamış olduğumuz ve onlarca hukuk ve tıp fakültesi kurmuş olduğumuz ve yüzlerce prof.luk unvanı dağıttığımız halde demokrasi, hukuk, adalet ve insan hakları adına kurduğumuz sistemin işleyişi mi.. Suçlu kim. Bu çocuğun bedelini kim ödeyecek. Sorumlu sorumsuzlar, haydi her zaman olduğu gibi yine umursamazlığın, bananeciliğin korunağına sığının. Eğer kendi vicdanınızı da kandırabilirseniz.tabi varsa. Suçluların ilk yok ettikleri şey kendi vicdanlarıdır. . Onlardan geriye kalan mı?... hayvanlara hakaret etmek istemiyorum... Ama iş lafa, lafazanlığa geldiğinde hani "Dicle nehri köprüsünde ayağı kırılan keçinin hakkı sizden sorulurdu ya..." insan öldürüyorsunuz insan.. onun vebali sorulsun sizden.. İşte meşrulaştırılmak istenenlerden bir örnek..

Ahmets 
 28.11.2016 12:11
Cevap :
Değerli öğretmenim, hepimiz suçluyuz. Toplum suçlu, millet suçlu, ranta teslim olmuş, paradan başka bir şey düşünmeyen, bize kurduğu sistemle, düzenle; yıkılmış, çürümüş bir imparatorluktan, yepyeni bir ülke kuran Mustafa Kemal'in devrimlerine, ilkelerine sahip çıkamayan halk olarak suçluyuz.Bugün kalbi duran minik kızımız, dün doğum anında yitirdiğimiz kız ya da kızlar, yarın daha niceleri bize lanet yağdıracaklar. Yağdırıyorlar da!Reşit olmamış bir bireyin herhangi bir konuda rızası sorulmaz iken, ''evlenmeye rızan var mıydı, ya da bu tecavüze rıza gösterdin mi?''diye sorulması, kanun dahi olsa mantık ve ahlak dışı. Bir ülkede başta eğitim sistemi olmak üzere hayati önem taşıyan sistemler çocuk oyuncağına çevrilip, her aklına gelence değiştiriyorsa;gelecek nesiller, bizim ve herkesin kemiklerini sızlatacaklar!Selam ve saygılarımla...  28.11.2016 23:15
 

Sevgili Ayşen hanım, toplumumuz açısından kronik bir sorun hatta şimdilerde güncel olan çocuk istismarı ve cinsel taciz ve şiddeti içeren bu konuya duygusal bir girizgah yaparak ilgili yasa maddelerine değindikten sonra sonuç bölümü ile tamamladığın bu anlamlı yazı için seni tebrik ederim, son cümle ise projeksiyon içeren çarpıcılık taşıyordu. Teşekkür ederim, selam, saygı ve sevgi ile.

Nizamettin BİBER 
 26.11.2016 10:34
Cevap :
Sevgili arkadaşım,değerli ve yazımın içeriğini analiz eden o muhteşem yorumun için teşekkür ederim.Ne yazık ki toplumumuzun kanayan ve hatta en çok kanayan yaralarından biri bu cinsel istismar. Kişiler, ayırt etmeden yaratılan her türlü canlıya uygulamakta beis duymuyorlar. Hukuk un örselendiği, kişilere göre şekillendirildiği, tarafsızlığın yitirildiği bir dönem yaşıyoruz. İşte kanun çıktı, hani bas bas bağıranlardan, ne ses var ne seda! Bu kadar mıydı? 15 yaşından sonrası için ''Rıza'' sorulacakmış!Dayakla, tehditle, santajla ''rızam vardı!'' diye söylettirilecek kızlar. 4+4+4 sistemi çıktığı zaman yazdığım bir blogla bu yaşananların olacağını ön gördüğümü belirtmiştim ne yazık.Sevgi, selam ve saygılarımla...   28.11.2016 21:25
 

Bugün duyduğum haberden sonra 3500 yıl önce yaşamış Hititlere hak verdim Ayşen Hanım.9 yaşında, arkadaşının dedesi tarafından tacize uğrayan kız,mahkeme gününden iki gün önce travma neticesi kalbi durup ölüyor.Nasıl bir infial yaşadım duyduğumda anlatamam.Hala daha elim ayağım titriyor.Adamlar(Hititler) o zaman bile adaleti sağlamışlar.Üstelik kadın diyor orada, çocuk da değil. Kim bilir öyle bir vakaada ne yapıyorlardı.Kadınların birlikte güç oluşturmaları nasıl olumlu bir gelişme oluşturdu.Yasa geri çekildi.Dileriz tüm olumsuzluklar da böyle aşılır. Sevgilerimle...

Nur Eşmeli 
 25.11.2016 17:51
Cevap :
Ben de çok ama çok üzgünüm Nur Öğretmenim. Ne yazık ki o evlada yazık oldu. Baharının en güzel döneminde soldu. Ve ''O'' adam, denetimli serbestlikle, elini kolunu sallaya sallaya dışarıda geziyormuş!Bunlardan ne kadar çok var toplumumuzda.5 dakikalık pis zevkleri için kadın, kız, çocuk, evlat ya da hayvan demeden tasallutta bulunuyorlar. Ne yazsak ne söylesek boş. İnanın insanlığımdan iğrenmeye başladım.Çok uzun yıllar, çocuklarımın okullarında gönüllü olarak görev aldım. Hem evlatlarımı gözetimde tutuyordum hem de oradaki evlatları. O dönemler hep beni eleştiriyordu insanlar. ''Para yok, pul yok niye gidip çalışıyorsun? Git gez eğlen, güne git'' falan diyorlardı.O zamanlar gurur duyuyordum emeklerim için, şimdi çok daha fazla gurur duyuyorum. Hem kendi evlatlarıma hem de okuldaki tüm evlatlara sahip çıkabildiğim için.İmkanı olan tüm annelerin çocuklarını yalnız bırakmamaları gerekiyor.Hele bu yoz dönemde. Pedofiller ortalıkta geziniyor. Acı... Sevgilerimle...  26.11.2016 1:47
 

Canım çok şükür o yasa yürürlükten çekildi.Selamlar sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 23.11.2016 8:34
Cevap :
Değerli öğretmenim o önerge geri çekildi amma yine bir şekilde gündeme gelecek zira 12 Aralık'a kadar yeni bir düzenleme yapılmasını belirtmiş Anayasa Mahkemesi. Poker oyununu pek bilmem ama sanırım o önerge benzetmek gerekirse koz olarak sunuldu toplumun önüne. Yaşadıkça kimbilir daha neler neler göreceğiz? Hadi bizi geçtim, geldik gidiyoruz ya yetişen yeni nesil? Bu arada ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZÜ en içten sevgi ve saygılarımla kutluyorum. Sevgilerimle...  24.11.2016 4:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 531
Toplam yorum
: 2839
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1300
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster