Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
2319
 

" Yaşadım " diyebilmek İçin...

" Yaşadım " diyebilmek İçin...
 

"Korkuyor musun?" diye sordu kara balık, küçük kırmızı balığa. Kırmızı balık kaygıyla yüzgeçlerini salladı ve cevap verdi: "Elbette korkuyorum.Şu halimize bir bak. Bu koca deniz içinde bir toz tanesi gibiyiz. Burası güvenli, bildiğimiz tanıdığımız sular...Güvenli..."

Kara balık o tasasız oyuncu haliyle kırmızı balığın etrafında bir kaç tur attı. Kırmızı balık onun bu neşesine, cesaretine hem hayranlık duyuyor hem de öfkeleniyordu. Bu hayranlığın ve öfkenin sebebi aynıydı aslında; Kendinde bulamadığı cesaretin kara balığın tüm pullarında göz alıcı bir ışıltıyla parlaması...

Kırmızı balık sordu: "İyi ama nereye gidebiliriz ki... Hem gittiğimiz yerde tehlikeden başka ne bulacağımızı sanıyorsun?" Kara balık cevap vermeden usulca yüzmeye devam etti. İleride bir yerde durup cevap verdi: "Bak etrafına" Küçük kırmızı balık şaşkın, o çok iyi bildiği sulara baktı. Kara balık "Haydi daha dikkatli bak...Ve ne gördüğünü bana söyle" Kırmızı balık bir kaç saniye daha bakıp: "Hiç" diye yanıt verdi. Kara balık devam etti: "Bilmek istediğim tam bu işte...'Hiç' diyemeyeceğimiz bir şeyler olup olmadığı?"

Küçük kırmızı balık onu izlemeye devam etti. O umursamaz ve fazla cesur halini... Kaygısızca yüzüşünü... Kendi halini düşündü sonra...Hapsolduğu bu küçük alanı, gitme cesaretinin olmayışını, alışkanlıklarına sıkı sıkı bağlı oluşunu ve hatta zamanla alışkanlıklarının kölesi olduğunu...

Şimdi kara balığı izlerken, önünde iki seçeneği vardı.Ya onunla gidecek hiç bilmediği bir dünyaya açılacaktı ya da kalacak bu küçük dünyada kendi cesaretsizliğinin utancı içinde, huzursuz, sıkıntılı yüzmeye devam edecek ve bunun adına da yaşamak diyecekti. Hep kara balığın başarıp başarmadığını merak edecek onunla gitmediğine pişman olacaktı. Aslında tek bir söze ihtiyacı vardı. Onun içinde saklı olan o cesaretin kabuğunu kıracak tek bir söze.Bekliyordu şimdi...

Kara balık "Gitmeliyiz" dedi. "Burada kalırsak hiç bir zaman bilemeyeceğiz."Küçük kırmızı balık kocaman gözlerini uzaklara dikmiş öylece duruyordu. O hiç bilmediği uzaklara. Korkusuyla savaşıyordu. Hayatın içine dalıp dalamayacağını bilemiyordu. Küçücüktü ve o küçücük gövdenin hayatın içindeki yerini kestiremiyordu. Ve gitmezse asla bilemeyecekti...

Kara balık ileriye doğru yüzdü. "Geliyor musun?" Küçük kırmızı balık başını salladı ve tedirgince yüzmeye başladı kara balığın peşinden. İşte tam o an, o zamana kadar daha önce hiç duymadığı bir şey duydu içinde; yeniden doğmuş olma duygusu. Önünde uzanan o bilmediği dünyanın heyecanı ve coşkusu...

O koca denizin ortasına attılar kendilerini...O küçücük gövdede o kocaman cesaretle atıldılar suların kucağına...Ömürlerinin sonunda "Yaşadım" diyebilemek için...

BLOGNOT: "Küçük Kırmızı Balık" yazıma yazdığı o güzel yorum için ve blogun yazılmasına neden olduğu için A.Kadir Demir Beyefendiye teşekkürler...

RESİM:http://www.deviantart.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Fulya, Yazını geç okuduğum için yorumda da geç kaldım.Ama sana ulaşacağından emin olarak yazıyorum.Her şeyden önce güzel ve derli toplu yazıyorsun.Seni okurken yeni bir Ece'mi doğuyor diye düşünüyorum.Umarım kimden bahsettiğimi anlamışsındır.Zor günler yaşıyoruz ve bugünler birbirimize her anlamda destek olma günleridir.Küçük Kara Balık bu zor günlerin zümrüdü anka kuşudur.Ben hiçbir zaman bireysellikle bir yere,toplumsal ilerleme babında en azından bir yere varılamayacağını düşünenlerdenim.Küçük kırmızı balıkların yarım kalacak yürüyüşleri ancak küçük kara balıkların desteği ile nihai hedefe varabilir.''Yaşadım'' diyebilmek için yola çıkanlara inat ''yaşadık''diyebilmek için varolmalıyız diye düşünüyorum.Tek kişilik cesaret kahramanlar yaratır,çoğunluğun cesaretinin ne yaratacağını yine sana bırakarak hoşça kal diyorum. sevgiyle ve aydınlıkla kal! kadir

A.Kadir Demir 
 11.11.2006 18:06
Cevap :
Sevgili Kadir Bey, O değerli yorumunuz üzerine bir ilhamla yazdığım yazımı okuyup okumadığınızı merak ediyordum. Okuduğunuzu bilmek güzel. Size çok teşekkür ederim. Kimden söz ettiğiniz anladım elbette. Bireysellikle bir yere varılamayacağına ben de inanırım ama şu var; eğer birey olarak aklımızı başımıza toplamaya başlarsak, o zaman gözümüz kulağımız daha açık olacak, o zaman toplum için neler yapılması gerektiğini, daha iyi yaşamak için ne yapmak gerektiğini bileceğiz.Aydınlık gelecekler için umudumuz olacak."Yaşadım" deme bencilliği değil "yaşadık" deme mutluluğunu tadacağız. Teşekkürler ve sevgiler...  12.11.2006 10:35
 

Ben, Küçük Kırmızı bir balık gibi Yaşadım diyebilmek için doğduğum sahilden çok uzaklara gittim. Sorsanız, Yaşadım diyebileceğim çok şeyim var sanırım. Fakat, o küçük ama güvenli kıyılar hep ardımdan ağlıyor gibi geldi bana. Yazınızla, beni geçmişimdeki güvenli ılık sulara olduğu yere götürdünüz. Teşekkürler.

Hora2 
 04.11.2006 20:37
Cevap :
Değerli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Gittiğimizde hep ardımızdan ağlayan birileri vardır değil mi? Ama yaşadım diyebilmek için bazen gitmek gerekir. Sevgiler...  04.11.2006 21:15
 

merhaba fulya hanım... hepimizde vardır sanırım bunuda yaptım demek için bi şeyler yapma isteği ama pek çoğumuzda istek olarak kalır hep bir mazeretimiz vardır bu isteği ertelemek için ve fakat asıl erteleme nedenimiz cesaretsizliğimizdir... gıpta ile bakarız böyle isteklerinin peşinden gidenlere bi taraftanda eleştiririz sorumluluk yok tabi diye... bu arada bende bunuda yaptım diyenlerden olabilmek için gittim böylesi isteklerimin peşinden hoş bir duygu :) sevgi ve saygılarımla ...

NoSFeRaTu 
 03.11.2006 23:43
Cevap :
Sevgili Suat Bey, bu birazda cesur olmakla ilgili galiba ne dersiniz. Ertlemeler, kendini başkalarına karşı sorumlu hissetmeler, alışkanlıklarına olan çılgınca bağlılıklar bizi hep engelliyor. Cesaretimizi kaybettiriyor bizlere. bu yüzden hep biraz eksik kalıyoruz. Sevgi ve saygılar...  04.11.2006 13:53
 

Ne güzel anlatmışsınız. Bana eskiden bir şeyler hatırlattı. Arkadaşımla gidemediğimiz bir iş görüşmesini. Büyük şehir şartlarının üzerimizde oluşturduğu korkuyu atamamıştık. Yazındaki “ yaşadım” diyebilme rahatlığını yaşamadık. Şimdi bahsettiğimizde keşkelerle başlıyoruz hep. Cesaret cesaret “yaşadım” diyebilmek için. Kucak dolusu sevgiler...

Hoşsada 
 03.11.2006 20:18
Cevap :
Sevgili Hoşsadacığım, Biraz cesur biraz da gözü kara olmalı galiba. Yoksa hiç bir zaman "yaşadım" diyemeyeceğiz.Sevgiler....  04.11.2006 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1066
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster