Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
202
 

%200 mü yoksa %110 mu?

%200 mü yoksa %110 mu?
 

12 Ekim 2013 Cumartesi ginü yayınlanan KHK'ye göre artışlar


Önce %200’lük artış dönemine hoş geldiniz!

Kadınları ilgilendiren haber ve yorumları ile üç yıldan beri okumakta olduğum İstanbul kaynaklı bir yayın alanından az önce öğrendiğime göre, ‘Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) yayımladığı duyuru ile vakıf üniversiteleri dâhil sözleşmeli tüm sağlık hizmeti sunucularının yüzde 200 fark ücreti alabileceklerini’ açıklamış.

Toplumu çok yakından ilgilendiren bu artışın içeriği ile Bursa’dan yükselen bir tepkiyi de okuyoruz ilgili haberden. Buna göre:

‘Bir süredir gündemde olan özel hastanelerin yüzde 200’e kadar fark ücreti almalarına izin veren karar Bakanlar Kurulu’ndan çıkmış, fakat özel hastanelerin alabilecekleri fark ücreti oranını belirleyen “Özel Hastaneler İle Vakıf Üniversite Hastanelerinin Puanlandırılması Ve İlave Ücret Alınması Hakkında Yönerge” sebebiyle bu fark ücretini nasıl alacakları netleşmemişti.

Dün konuyu gündeme taşıyan saglikaktuel.com haber sitesi, BURSAD Genel Sekreteri Dr. Feza Şen’in açıklamalarına yer vermiş, özel hastanelerin yüzde 200 fark ücreti alabilmeleri için SGK’nın konu ile ilgili duyuru yayımlaması ve ilgili yönergenin değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması gerektiğini belirtmişti.

Hani o bildik bazı bilgiler ile toplumdaki fısıltılara göre Özel Hastaneler nerede ise ‘bedava’ idi!? Anlaşılan yıllardan beri toplumdaki kanıya göre ‘bedava gibi’ olan ücretler Özel Hastane İşletmecileri için hiç de yeterli gelmemiş. Öyle anlaşılıyor ki AKP İktidarına, ‘Şimdilik böyle başlayalım da ileride gerekli artışlar yapılsın. Yoksa batarız!’ diyerek bugünlere gelinmiş bulunuyor.

Gerçi Döner Sermayeli üniversite hastaneleri ile laboratuar hizmeti aldığınız devlet hastaneleri de size bindirdikleri 'katkı payları' ile söz yerindeyse köşeyi dönüyor AKP'nin yoğun 'iyileştirme propagandası' sayesinde. Oysa ilk kurulmaya başladıklarında bile Özel Hastanelere gidip geldikten sonra aylıklarınızdaki kesintiler birbirini kovalamaya başlıyordu! Anlaşılan AKP İktidarına Özel Hastanelerin verdiği süre dolmuş. Şimdi ‘sermayenin dediği dedik’ uygulamalar dönemi başlıyor.

Aklıma geldi eski iktidarlar gibi AKP’nin de ‘koruyucu sağlık tedbirleri’, ‘dengeli beslenme’, ‘trafik kazalarını önleme’, ‘ilaç kullanımı’, ‘ilaç yoğun tedavinin sakıncaları’, ‘ev ve işyerleri kazalarını önleme’ gibi konularda çalıştığını, kampanyalar düzenlediğini ‘sigara içme’ ve ‘şişmanlamayınız’ konuları dışında birkaç kamu spotu yayınladığını duydunuz ya da gördünüz mü?

Sağlık hizmetleri ‘bedava’ idi ancak…

Bugün son gelişmeler konusunda ayrıntılı bir yazısı yayınlanan Prof. Dr. Şükrü Kızılot:

‘Yazımızı okuyanların, kafasının karıştığını ve “Özel hastanelerde tedavi bedava değil miydi? İsteyen vatandaşımız devlet hastanesine, isteyen özel n özel hastaneye gitsin. İkisi de bedava denilmiyor muydu?” diye sorduklarını duyar gibiyiz.

Bu soruyu soranlar da haklılar!

'2008 yılına kadar bedavaydı. 2008 yılında, “yüzde 30 fark ücreti” geldi. Sonra bu fark ücreti 8.12.2009’da “yüzde 70’e” ardından da 17.3.2012’de “yüzde 90’a” yükseltildi. Son olarak da özel hastanelerin “yüzde 200’e kadar” fark ücreti alması kararlaştırıldı. Bununla ilgili kararname de 12 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı’ diye açıklıyor %200 zammına gelinen süreci.

Ne de olsa Piyasa Ekonomisine göre karşılıklı ‘arz talep’ ile sağlanamayan ‘ortalama fiyat’ için AKP İktidarı da elini Hazine'ye atarak Özel Hastanelerin kârlarını daha çok arttırmalı idi. Öyle ya yıldan yıla usul usul artan kâr payı yerine en az iki katı kadar (%200) kazanmak çağı gelip çatmıştır!

Ne de olsa toplum kesimlerinin yıllık ortalama geliri de en az (%200) artmış olmalı, değil mi erenler?

Protezlerin ömründen Katkı Payına uzanan artışlar


Bu durumu annemin rahatsızlıkları yanında benim yaşadıklarım ile ispatlayabilirim bu bir.

İkincisi bir iktidar düşününüz ki önceki iktidarların diyelim ki İngiltere'de uygulandığı gibi (2) yıl olan protez yenileme hakkınızı, hiç bir kaza olayını geçerli görmeden önce ((3)) yıla sonra da ((4)) yıla çıkartıyor.

2007'den bu yana karşılaştığım hastalar Katkı Payı ile ((4)) yıllık Protez Ömrü dayatmalarından dertli. Çoğu emekli ve dar gelirli olan bu yurttaşlarımızı AKP ya unutmuşa benziyor ya da söz konusu Katkı Payı ya da Protez Yapımı konusundaki kimi 'ihaleler' yolu ile o bildik 'her iktidarın kendi zenginini yaratması kaçınılmazdır' iğrençliği batağında hastaları sömürüyor.

Yeni ihaleler yeni zenginler yaratmaz mı?

Bir de şöyle düşünelim:

1- Devletçilik ya da Devlet Yatırımları ortadan kaldırıldığına ya da en aza indirgendiğine göre bu toplumdan alınan vergiler nereye gidiyor?

2- Hukuk Devleti yaftalı bu düzeni güle oynaya yöneten iktidarlar neden bütün vergileri ve Katkı Payı adlı sömürü araçlarını kişilerin gelirlerine göre almaya yanaşmıyor?

Durum açık: Yok yoksullar ile dar gelirliler için olduğu kadar anlı şanlı iktidarlar için de Para Tatlı'dır!

Onlar da ödenmesi zorunlu Cari Harcamalar (personel giderleri vb) ile Zorunlu Kamu Yatırımları için gerekli parayı özellikle Doğrudan ve Dolaylı Vergiler aracılığı ile Hazineye aktarsalar bile söz konusu Katkı Payları ve Protezlerin Ömrü konusundaki göz boyamacılıklar ile elde edilen paralar ile daha çok İhale, daha çok Zengin yaratmak gibi bir yol seçtiklerinden, arada bir oralığı bulandırmayı seviyorlar bence. Peki, bu süreçte hastane yapımları ile ilgili ihaleler de arttırılmayacak mı?

Böylece, çok kurnaz bir biçimde kişiler tek tek, 'ölümü gösterip sıtmaya razı edilmek' isteniyor! Bu durumda siz birilerince bile bile ÖZEL HASTANELER'e ya da ÖZEL MUAYENEHANELER'e gitmeye zorlanmıyor musunuz? Özel Hastanelerin alacakları ücretler konusundaki son haberler arasında yer alan (%200)'lük artış da son günlerde 'yılan hikâyesine döndü' desem yalan olmaz.

Özel Hastane zammı (%200) değil (%110) imiş!

Az önce sanal ortama düşen bir habere göre, sanırım birileri doğan tepkilerden korktuğu için Kurban Bayramından önce Özel Hastane ücretlerine yapılan zamlar konusunda yayınlanan (%200)'lük artışı %110'a düşürüvermiş dün!

Yine de:

‘Bu mu adalet? Bu mu Hukuk Devleti, gibi serzenişlerim yanında Rahmetli Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN'ın ünlü benzetmesindeki yaklaşımına da bağlı olarak, 'Bu gibi uygulamaları gerçekleştirmek Hukuk Devleti işi değil de 'GUGUK DEVLETİ' işi olsa gerek’ demekten alamıyorum kendimi.

%200'lük artış Hazinenin ödemesinde var!

İlgili haber yorumunda Prof. Dr. Şükrü Kızılot:

‘Önce, bir durum tespiti yapalım; zam yüzde 200 değil yüzde 110. Çok kişi farkında değil ama son zam öncesi özel hastaneler, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın belirlediği tedavi ücretleri üzerinden, yüzde 90’a kadar fark ücret alıyorlardı. Son artışla bu fark 90’dan 200’e yükseltildi. Buna göre; SGK sigortalı için özel hastaneye hem muayene için hem de ameliyat için devletin verdiğinin yüzde 200’ü kadar da cebinden ödeme yapacak. Özel hastanelerce fark ücret; acil, yoğun bakım, kanser ve yanık tedavisi, organ, doku ve hücre nakilleri, anjiyo ve kalp cerrahisi, diyaliz gazi ve şehit yakınları için alınamıyor’ açıklamasında bulunuyor.

Prof. Dr. Kızılot'un ayrıntılı haber yorumunda yer alan bir dökümden az önce öğrendiğime göre:

'2009'da özel Hastanelere başvuran (662.000) kişi için Hazine (4,5) Milyar TL ödemiş iken bu ödemeler toplamı yıldan yıla ortalama (1) Milyar TL artış göstererek 2013'ün ilk altı ayına göre (469.000) kişi ile (3,7) Milyar TL'ye ulaşmış bulunuyor.' (Özel hastaneye başvuru sayısı ve devletçe yapılan ödeme -Tablo III)

Görüleceği gibi söz konusu %200'lük artış bu yıl sonu Hazinenin Özel Hastanelere ödeyeceği toplamda ortaya çıkacak. Bana göre ‘Özel Hastanelere para pompalanması’ ya da ‘kıyak çekilmesi’ içerikli bu iş için SB ile ÇvSGB'nın başa güreşmekte olduğunu da görüyoruz.

Ne olur herkes ne az ne de çok sömürsün birbirini. Herkes ortalama bir fiyatta anlaşsa ve AKP İktidarı da bu konuda ‘a d i l’ çözümlerden yana olsa olmaz mı?

‘Emir demiri keser’ sözünü ağzından kaçıran atalarıma kırgınım!

Aylık gelirlerinin ne olduğu ve giderek pahalılaşan geçim şartları içerisinde kıvranan (%80) oranındaki Türk toplumunun başına örülen bu Sağlık Açmazları için çok yazık, demekten başka ne yapılabilir ki!??

Çünkü her alanda gördüğümüz gibi, geçmişteki bütün iktidarları aratırcasına AKP iktidarı maşallah, atalarımızın çok eski çağlardaki kimi zorba uygulamalar için yakıştırdığı, 'Emir demiri keser!' sözünü öncelikle ilgili bakanlıkların eşgüdümünde Sağlık ve Sosyal Güvenlik alanlarında da bütün hızı ile uyguluyor.

Kısaca, ‘Emir demiri keser’ sözünü ağzından kaçıran atalarıma kırgınım!

Onların çoğu sözü gibi bu sözleri de kimi gizli çıkarcılara da çağımızın kap kaççı zihniyetine de uymuyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 970
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster