Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '11

 
Kategori
Ankara
Okunma Sayısı
1166
 

(34) ODTÜ'nün Yağmalanması

(34) ODTÜ'nün Yağmalanması
 

Üç gündür heyecanla okuyorum, adeta bir yazı dizisi...Herkesin tatilde olduğu bir dönemde büyükşehir meclis gündemine gelecek olan ODTÜ'nün imar planı ile ilgili "sivil toplum kuruluşlarının" istekleri adı altında bir yağmanın önünü açmanın manevralarına sahne olmakta Sabah Gazetesi. 

Her gün baş sayfadan verilen "sahibinin sesi" haberlerin büyütülmüş başlıkları şu şekilde: 

"ODTÜ'den yol geçer" (Sabah Ankara, 22 Temmuz 2011) 

"ODTÜ'den yolu ASO'da istiyor " (Sabah Ankara, 23 Temmuz 2011) 

"Tekstilci de Yol İstedi" (Sabah Ankara, 24 Temmuz 2011) 

"EYMİR PARK OLSUN" (Sabah Ankara, 25.07.2011) 

(İlk iki haberi yapan Sayın Melike Yıldız Sahici) 

Yukarıdaki başlıklardan birincisi ATO'nun "çiçeği burnunda" başkanı Sayın Salim Bezci'den (hemen belirtelim, "Ankara'da binlerce konut ve işyeri projelerine imza atan" Sayın Salim Bezci, ATO'nun başkanlığı yanında "şu bizim" ARMADA, PANORA gibi alış veriş merkezlerinin "proje müellifi ve yatırımcılarından"). ODTÜ'nün de bulunduğu bölgeye dev hastane ve Adliye yapılacağını anımsatarak "Bu yükü kaldırması için Eskişehir Yolu'na alternatif yol güzergahlarının zaman kaybetmeden yapılması gerekiyor" diyen Sayın Bezci'nin teklifi, ODTÜ'nün altından bir yol geçirilerek alternatif yola kavuşulması şeklinde. 

İkinci gün gelen Ankara Sanayi Odası Başkanı Sayın Nurettin Özdebir'in demeci ise biraz tehdit kokmuyor değil: "ODTÜ'nün bu tür çalışmalara bugüne kadar hep muhalefet ettiğini hatırlatarak 'Ankara'nın gelişimini hiç bir kişi ya da kurum engellememeli' diye konuştu". Yine başvuduğumuz Sayfa 5'te ise bu Yozgat'lı beyefendinin, ODTÜ'deki planlama çalışmalarından haberinin olduğunu anlıyoruz. Sayın Özdebir'in "ODTÜ'nün çok geniş bir alana sahip olduğunu, bu alanın Ankara'yı böldüğünü", bunun ardından da "ODTÜ'nün Ankara'nın farklı bölgelerinin gelişimini engeller" hale geldiğini söylemesi ise nasıl bir plan arzu ettiğini gözler önüne sermekte. Farklı bölgeler derken Sayın Başkan'ın "geçen yıl toplu balık ölümlerinin yaşandığı" Eymir hakkında söylediklerine bir bakalım isterseniz: "Buraların rehabilite edilip, Ankaralı'ların hizmetine açılmasının şart olduğunu vurgulayarak (Sn. Özdebir, M.Ş.) 'Umarız burada elbirliği ile güzel çalışmalar hayata geçirilir. Biz sanayiciler olarak gerekli adımların atılacağına inanıyoruz' diye konuştu". 

Serinin üçüncü "sivil toplum kuruluşu" olan Ankara Giyim Sanayicileri Derneği'nin Başkanı Sayın Canip Karakuş'un da diğer "işveren" kesiminin temsilcileri ile ağız birliği ettiğini anlıyoruz: "Trafiğin rahatlaması için ODTÜ'den yol geçmesi şart. Ankara, bunu fazlası ile hak ediyor". Çetin Emeç ile Angora Bulvarı arasında bir yola ek olarak Anadolu Bulvarı-Konya Yolu arasındaki bir yolun ODTÜ'yü ne hale getireceğini gayet iyi bildiğini tahmin ediyoruz. 

Sabah Ankara'nın 25.07.2011 tarihinde yaptığı sekiz sütunluk haberin başlığı ise "EYMİR PARK OLSUN"...Yine Sayfa 5'te görülen hesaba geçmeden önce sekiz sütünluk altına yerleştirilmiş iki kutuda hesabın bir "proforma faturasına" bir göz atalım: "Sivil Toplum Kuruluşlarının" çok istediği ODTÜ içinden yol ile düzenleme ortaklık payı'nın "haracı" olarak EYMİR Gölü çevresi. İç sayfalara gidince ise haberin yerleştirilmesi ve diğer haberlerle olan alt-üst ilişkisi ile gözdağı verilmekte sanki . Eymir Gölü'nü elde eden "sivil toplum kuruluşları içinde yuvalanarak faaliyet gösteren rantiye sınıfının" bir kaç trilyona satışa çıkarılan göl manzaralı ve "Lake Side Residans" gibi alengirli isim verilmiş konutlarına şimdiden hazır olalım. 

Ticaret erbabını, sanayici ve tekstilci gibi işverenleri "sivil toplum kuruluşları"ndan sayan ama bu konu ile yakından ilgili Şehir Plancılarını, Çevre Mühendislerini, Payzaj Mimarlarını, Yeşil Barışcıları, Doğal Hayatı Koruma Derneğini, kısa adı TEMA olan Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal VArlıkları Koruma Vakfı'nı ve daha nicelerini hiçe sayan bir anlayışın ürettiği bir çözümler paketi maalesef bir çok şaibeye açık bir durumdadır. 

Arkasına sığındıkları sebeplere bakıp sanırsınız ki Ankara'nın ODTÜ'de başka sorunu kalmamış; Ankara'da 17 senedir bir raylı sitemi yapmayıp gününü güne eden, her yere plan değişiklikleri ile alışveriş merkezlerinin gelmesini sağlayan, mahallerimizin ruhunu çalan, arabalaşmayı teşvik eden, bundan da vahimi araba kullanımını zorunluluk haline getiren anlayışın gelip de dayanayacağı yer ODTÜ'nün her geçen gün bir pençe darbesi ile elinden alınan arazileridir... 

Bir "sırtlan sürüsünün" içtahını kabartan bu güzîde kuruma son darbeyi vurmak için sabırsızlanıldığını müşahede ediyoruz. 50 kilometre yarıçapındaki metropoliten Ankara içerisinde Atatürk Orman Çiftliği, Atatürk Kültür Merkezi alanları dışında "yegane saygın alanı" olan ağaçlandırma faaliyetleri ile Ağa Han Ödülü almış ODTÜ'ye reva görülen bu anlayışa karşı herkesi göreve çağırıyoruz... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ziya Pasanin yukariya aldigim dizesinin anlami soyle: Yarasalarin gozu isiktan rahatsiz olur. ODTU bir bilm vahasidir colun ortasinda.Ona dusman olanlar elbette degisik kisveler, sifatlar, sozde halk yarari numaralari ile yola ciktiklarini iddia ederler. Ama amaclarinin rant oldugunu bu konudaki iddia sahiplerinin gecmisi ortaya koyuyor. Biz bu senaryoyu yillardir izliyoruz. Insallah istahlari kursaklarinda kalir.

Tevfik Dalgıç 
 29.07.2011 6:13
 

Yüreğim sızlayarak okudum. Bu yazınızı keşke gazetelere de gönderseniz. Sağlıcakla.

Ezgi Umut 
 27.07.2011 3:33
 

Bir blog toplantısı nedeni ile görmüştüm bundan üç yıl kadar önce Eymir gölünü. Harika bir yerdi... Siyasi aktivistlerin, uzun süredir Türkiye' nin en iyi üniversiteleri arasında yer alan bilim yuvası ODTÜ ile sorunu olduğunu biliyorum. Yazınızda geçen yıl balıkların öldüğünden söz etmişsiniz. Burada gözü olanların balıkları zehirleme olasılığı yüksek bana göre. Tıpkı bizim köylüler gibi... (Bazıları!) Köyülerden bazıları göz koyduğu ağacı önce değişik yöntemlerle kurutup, sonra da kurudu, işe yaramıyor diye keserlermiş. ODTÜ üzerinde planı olanlar da buna benzer bir şeyi pekala yapabilir. Göz koymaya görsünler... Yazık, yazık. O güzelliğe yazık. Park yapacaklarmış... (!) Pehhhh. Zaten doğal park orası. Neresini park yapacaklarmış. Bu konuda burada ODTÜ' lü olmakla övünen arkadaşlar fikirlerini belirtirler inşallah. Olur da bu kadar aç gözlülük, tamahkarlık olmaz ki dedirtiyor insana böylesi olaylar. Yuh yani... Konuya değindiğiniz, haberdar ettiğiniz için teşekkürler.

Ayrıntıda gezinmek 
 27.07.2011 2:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 20.07.08
 
 

Yüksek şehir plancısıyım (ODTÜ-1997), aynı zamanda Mühendislik Doktorası (Kyoto Üniversitesi, İnşaat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster