Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
970
 

"50'li Yaşlardan İtibaren Bırakmanız Gereken 10 Şey"

"50'li Yaşlardan  İtibaren Bırakmanız Gereken 10 Şey"
 

Çandarlı...Kocamın objektifinden:)


Büyüdükçe  hayatı daha iyi anlamaya, üzüldüğümüz kırıldığımız kafamıza taktığımız şeylerin ne kadar da gereksiz olduğunu daha iyi idrak ediyoruz gibi geliyor bana. Çocukluk gençlik döneminde yıllar hiç geçmiyor gibi gelirken, 30lu yaşlardan  sonra  göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor sanki…internet te  "50'li yaşlardan  itibaren bırakmanız gereken 10 şey" konulu bir yazı okudum  ve sizlerle de paylaşmak istedim.

1... Sizi üzen kıran insanlardan  nefret etmeyi bırakın.

Nefret insanı sinsi sinsi kemiren bir duygudur. Son günlerin moda deyimiyle "affetmeyi öğrenin". Affedemiyorsanız, en azından "kayıtsız kalın".

2... Dedikoduyu ve başkaları hakkında kötü konuşmayı bırakın.

Artık lisede değilsiniz. Dedikodu sizin için enerji ve zaman kaybından başka bir şey değil.

3... Minnet duymama huyunuzu bırakın.

Size iyi davrananları değil, kötü davrananları önemseme ve sürekli bunları gündemde tutma huyunuzu bir tarafa bırakın. Kızınızın ya da oğlunuzun doğum gününe, nişanına, nikahına kimlerin gelmediğine değil, kimlerin "geldiğine" odaklanın. Size kazık atanları değil, hoşluk yapanları "parlatın".

4... "Ümitsiz vaka" arkadaşları bırakın.

Herkeste vardır öyle bir ya da iki arkadaş. Sürekli bir takım dertlere batıp çıkarlar ve her battıklarında size koşup saatlerce kafanızı ütülerler. Ama söylediğiniz hiçbir lafı da iplemezler. Ayrıca, siz zor durumda kaldığınızda nedense hiç ortalarda görünmezler. Gençken tamam da, 50 yaşından sonra kıymetli vaktinizi böyle boş işlerle harcamayın.

5... Karmaşayı bir tarafa bırakın.

İnsan 50 yaşına yaklaşırken, neyin değerli neyin daha az değerli olduğunu az buçuk anlıyor. Aile, gerçek arkadaş(lar), dost(lar) ve sizin için gerçekten anlamı olan bir "iş". Gerisi hakikaten kuru gürültü. Dolaplar dolusu giysiye ve elli tane ayakkabıya da ihtiyacınız yok, laf olsun torba dolsun misali sosyal aktivitelere de. Ve ruhunuzu öldüren bir işe de.

6... Kafası karışıklığı iyi bir şey sanmayı bırakın.

"Karmaşık insanlar" ilginçtir. Ezbere konuşmazlar, her davranışlarının bir nedeni vardır. Bilgileri süs gibi durmaz üstlerinde, içselleştirmişlerdir. Onlar sayesinde yeni bakış açıları keşfederiz, zenginleşiriz. Ama "kafası karışık insanlar" ilginç değildir. Hayatı çorbaya çevirmekten başka işe yaramazlar.

7... Daha fazlasını istemeyi bırakın.

Mutlu insanların ortak sırrı, ellerinde olanın kıymetini bilmeleridir. Elindekinin kıymetini bilmiyorsan, daha fazlasını istemenin bir anlamı yok, çünkü o da seni mutlu etmeyecek. Daha da fazlasını isteyeceksin.

8... Şu fazlalık 10 kiloyu bırakın.

40'ların sonundasınız ve 5-10 kilo fazlanız var... Derhal o kiloları bir yerlerde bırakın. Yürüyüşte, yüzmede, spor salonunda... Fark etmez. Sorun "estetik" değil, sağlık. Fazla her kilo 50'lerden itibaren sağlık açısından bir tehdit çünkü.

9... Her şeye evet demeyi bırakın.

Kimsenin kalbini kırmamak ya da sevimli görünmek adına, olur olmaz her isteğe "evet" demeyi bırakın. Sizi zorlayacak, size ters gelen, sizi gerecek hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Hele 50 yaşından sonra!

10... Yaşlılıkla ilgili klişe düşünceleri bir tarafa bırakın.

Nasıl bir orta yaş ve yaşlılık dönemi geçireceğinize kendiniz karar verin. Canınız istiyorsa ve paranız varsa Küba seyahatine 60 yaşında da gidersiniz, sörf yapmaya 50 yaşında da başlarsınız, kime ne?

 

Her maddesine katılıyorum:)

Vaktinizi iyi kullanmanız dileğiyle.

Sevgiyle kalın

Ersin Kabaoglu, Mesut Selek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

2.3 ve 7 mantıklı değil...Diğerleri çok doğru...

Kerim Korkut 
 14.08.2014 18:45
Cevap :
Ben de en çok 7 yi mantıklı bulmuştum.  15.08.2014 11:18
 

O kadar doğru ki yazılanlar yalnız yaş kısmına takıldım. Ellili yaşlara gelmedim ama sanki öneriler yaştan ziyade yaşama bakış açısını özetliyor. Keşke daha erken yaşlarda da söylenenleri uygulayabilsek. Daha genç yaşlarda, yaşamın sadece boşluklardan ibaret olmadığının farkına varabilsek. Okul, iş, kariyer üçgeninden kurtulup zamanı daha verimli kullanıp yaşamdan keyif almayı öğrenebilsek. Güzel paylaşım; umarım önerilere kulak veririz. Selamlarımla...

Mukaddesçe Konuşan Satırlar 
 13.08.2014 20:28
Cevap :
Haklısınız, yaş sınırı olmadan her yaşta uygulanabilse keşke. ben de 30 lu yaşlarımın sonuna doğru sonra farkettim yukarıda yazılanların çoğunu. Her fırsatta da söylerim hayat boş, ölüp gideceğiz, ne bu hırs telaş... Selamlar  14.08.2014 9:27
 

Aldıkça değil de verdikçe zenginleşilen bir yaş dönemi desenize... Henüz çok başlarında olsak da iyi geldi bizlere Nezahat hanım, gayet iyi...

Ersin Kabaoglu 
 13.08.2014 15:41
Cevap :
Öyleymiş, ne güzel...Hepimize iyi gelsin Ersin Bey  13.08.2014 16:02
 

Aslına bakarsanız bırakılması gereken şey dünya hayatı, insanlar ısrarla dünyayı bırakmıyorlar ve ahirete yönelmiyorlar. Asıl önemli olan bu. Ölümden sonra sonsuz gerçek hayatımız başlayacak. Peki ama ona hiç hazırlık yapmayan insan neyle karşılaşacak? Sizi blog sayfama beklerim, saygılar.

Mert Arslanoğlu 
 13.08.2014 15:12
Cevap :
Aynen öyle, insanlar hiç ölmeyeceklermiş gibi yaşıyorlar, dünya hayatına kafayı takıp, hırs içinde, hep daha fazlası olsun, daha iyisi olsun mantığı içinde tüketiyorlar ömürlerini. Oysa hayat hem çok güzel, hem çok kısa. Bu dünyanın altını da düşünmek lazım...  13.08.2014 15:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 782
Toplam mesaj
: 148
Ort. okunma sayısı
: 2048
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

1974 Bremen doğumluyum. Hayatın Med-Cezir'lerle dolu olduğuna inanırdım; yaşaya yaşaya anladım ki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster