Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
884
 

(8) Uzak sandığım meğer yakınmış (a)

(8) Uzak sandığım meğer yakınmış (a)
 

Kadın bundan yıllar önce bir kitabın, bir köşesinde bir dörtlük bulmuştu. Bu dörtlükte şöyle yazıyordu;

Ellerimi kavuşturdum, huzurla bekliyorum,

Yağmurlara gelgitlere fırtınalara aldırmıyorum,

Artık kadere de isyan etmiyorum,

Bana ait olan bana gelecek çünkü.

Bu dörtlük kadının kafasına çok takılmıştı. Burada kendisini bulmuştu, sanki kendisini yaşamıştı. Ama sözün ne olduğunu tam anlayamamıştı. Kadın bunu işyerindeki bütün ilanlara bastırdı. Kadın bunu yaptığı konuşmalarda anlattı. Kadın bunu senelerce dile getirdi. Huzurda olan bir insanın kendi içsel sesini duyabileceğine o kadar çok inandı ki. Kendisini sessizliğe bıraktı. Kadın kendisini sessizliğe bıraktığı andan itibaren artık net olarak kendisini duymaya başlamıştı. Konuşan kimdi? Ne diyordu? Aslında kendisi miydi? Kendisi var mıydı, yok muydu? İlkönceleri herşey birbirine karışsa da sonra herşeyin ne olduğunu kadın anladı.

Kadın, herhangi bir şairin, şu anda hatırlamadığı başka bir şaire ait bir dörtlükten yola çıkmıştı. Kadın ona şükranlarını sundu. Çünkü bu dörtlük onun hayatını değiştirmişti. Başkalarının hayatını değiştirmek için de kadın bazen uzun bazen kısa dörtlükler yazmaya başladı. İşte bu mektuplar, o kadından geliyor.

Kadın birgün rüya gördü. Rüyasında çok parlak bir ışık vardı. Parlak ışık yavaş yavaş kendisine doğru geliyordu. Kadın bu parlak ışıgın ne kadar muhteşem birşey olduğunu düşünürken, kendisinin de bir ışık olduğunu gördü. İnanamadı, yıllarca kendisini ışık olarak görmemişti. Kendini küçümsemenin doğru birşey olmadığını farketti. Kendisini küçümsemek aslında Tanrıyı küçümsemekti. O yüzden kadın Tanrıdan özür diledi. Kadın egosundaki beni harekete geçirmeden kendisinin farkına vardı. Zaten kendisi farkına vardığı zaman, egonun beni de zaten yok olmuştu. Tamamen pozitife dönüşmüştü. Herkesle bütünleşen bir hale gelmişti.

Kadın rüyasındaki ışıkla birleşti. Rüyasındaki ışıkla birleştiğinde o ışıktan kendisine akan enerjiye bakti. Yıllardan beri müthiş bir şekilde akan güzel ve huzurlu bir suya doymak gibiydi. Çok sıcak bir ekmeğin buğulu bir ekmeğin kokusunu duymak gibiydi. Yağmurda insanın teninin ıslanması gibiydi. Kadın bunların hissederken aslında bütün bunlardan farklıydı ama sadece bunlarla anlatabildi. Çünkü anlatmasını sağlayabilecek başka bir kelime yoktu. Başka bir duygu yoktu. Başka bir renk yoktu. O yüzden hissettiklerinin adı sadece başka hissettiklerim oldu.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5131
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster