Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '12

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
100
 

%99, %1'den büyüktür ama...

%99, %1'den büyüktür ama...
 

"Biri yer, biri bakar, kıyamet bundan kopar" diye bir atasözümüz var. Kur'an da mal-mülk biriktirmeye karşı çıkar, mülkün sadece Allah'a ait olduğunu, bu dünyanın geçici bir oyalanma yeri, sınav yeri olduğunu özellikle vurgular.

Mevlana da "Mal da yalan mülk de yalan var biraz da var sen oyalan" der.
 
Türkiye'nin şansı daha önce krizi dünya ülkeleri içinde erken yaşaması ve krizden sonra uyguladığı sosyal politikalarla toplumdan gelebilecek tepkilerin önünü almış olmasıydı. Bütün dünyada da böyle giderse Türkiye'nin bu deneyiminden esinlenecek ama ülkesine göre şartlar her zaman değişebilir tabii.
 
Zenginler, bundan sonra dünya nimetlerini kendi insanları ile daha çok paylaşmak zorundalar. Yeni nesil, bugünkü yetişkin neslin kavuştuğu imkanlara gelecekte kavuşamayacağını çok iyi biliyor.
 
Örneğin eskiden 25 yıl çalıştın mı (kadınlar için 20 yıldı) hem tazminatınla evini alıyordun hem de hatırı sayılır bir maaşın oluyordu. Sigortan sağlık konusunda da tam çalışıyordu, eskiden ilaca da muayeneye de para vermezdin ama zamanla vermek zorunda kaldın. Şimdi emekli olmak için bir de 3 şartı birden yerine getirmek zorundasın. 1. şart pirim gününü doldurman gerekiyor, 2. şart 25 yılını doldurman gerekiyor, 3. şart yaşı doldurman gerekiyor. Yaş konusunda son zamanlarda bir güzellik yapacaklardı ama bakan daha dün açıklamış bu konuda bir yasal düzenleme gündemlerinde yokmuş.
 
Şimdi ilaca da muayeneye de para veriliyor, emekli olmak hayal, kıdem tazminatı kaldırılmaya çalışılıyor, bugün kıdem tazminatını kaldırmak için 1 ay çalışan da tazminat alacak diye ortam yapılmaya çalışılıyor.
 
Yeni nesil ileride güvencesiz kalacağını biliyor. Bugün hala eski neslin avantajlarını yemeğe devam ediyor. Baba çalışıyor eve ekmek götürüyor, anne yemek yapıyor, oğlan-kız çalışmasa da, işsiz olsa da baba parası yiyiyor. Baba çocuğuna üzülüyor ama takma kafana diye mecburen evladına moral veriyor.
 
Sağlık da sorun değil aciller yeşil kartlılara bakıyor, ülkede daha düne kadar milyonlarca yeşil kartlı vardı, yeşil kart dağıtmak için adeta bir yarış vardı, işsiz kaldığım zaman bana bile yeşil kart teklif edilmişti. İşsizlere kömür kapıya bedava geliyor, makarna-bulgur-erzak paketleri kapılara bırakılıyor.
Baba es kaza öldü diyelim maaş anne ile kız kardeşe kalıyor. Yine ölmüyorsun ama sürünüyorsun.
 
Taşıma suyla değirmen dönmeyecek, bir gün bu değirmen duracak. O nedenle devlet sektörü, planlama bence yeniden dünyanın gündemine gelecek. Dünya nüfusu her geçen yıl artıyor, enerji ihtiyacı emperyalist saldırılara yol açıyor, ülkeler işgal ediliyor, çevre kirleniyor, doğa tükeniyor, buzullar eriyor, gıda adil dağılmıyor, felaketler her geçen gün daha da şiddetleniyor. Bu çarkı döndürmek artık çok zorlaşıyor.
 
O nedenle sürdürülebilirliğe dünyanın acilen dönmesi, bu konuda çok güçlü yaptırımlar alınması gerekiyor. Demokrasinin sadece zenginlerin lehine değil, herkesin lehine adil bir şekilde çalışması gerekiyor.
 
%99, %1'den büyüktür ama hayat tersini söylüyor, bu da haliyle ahalide çelişki yaratıyor. Ve böyle giderse daha da yaratacağa benziyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

2001 krizinde Ecevit Başkanlığındaki hükumetin uyguladığı,Kemal Derviş'in hazırladığı ekonomik / finansal tedbirler / politikalar "SOSYAL POLİTİKALAR" kavramıyla ifade edilemez kanısındayım. Emekçiyi, emekliyi, dar gelirliyi ezip geçen; kapitali rahatlatan; emperyalist kapitalden yana olan bir politika idi.. Örnek: Gelir vergisine dokunmadan her yönden tüketim vergilerine / vasıtalı vergilere bindirmek sosyal politikalar mıydı? Yoksa sermayeyi rahatlatma uygulaması mıydı? Dünya Bankası ve IMF sermayeyi mi gözetir; eve bir ekmek götürme güçlüğünde olan fukarayı mı? Acaba niçin geçici bir süre için dahi olsa gelir vergisi ile kurumlar vergisi taban ve dilimler arası oranlar yüzde bir bile olsa yükseltilmedi; KDV'ler arttı, özel tüketim vergileri icat edildi ve şimdi de pırlantada KDV sıfır, ekmek de KDV sıfır mı? Son örnekte bir terslik yok mu?

Erkan Yukarıoğlu 
 15.02.2012 17:32
Cevap :
Erhan Bey, 2001 krizi sonrası uygulanan politikalar (Derviş zamanı) elbette pek fazla sosyal politikalar değildi. Ama unutmayın ki Ecevit zamanında örneğin işsizlik sigortası çıkarıldı. Ben daha ziyade AKP ile olan dönemi kastetmiştim. AKP'ye halkın bu kadar fazla sarılmasının altında biraz bu sosyal politikalar olduğunu düşünüyorum. Erzak kolileri, kömür yardımları vbg. Katkınız için teşekkürler.  15.02.2012 18:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2285
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster