Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
377
 

“Acaba”dan yoksun beyinler

“Acaba”dan yoksun beyinler
 

Ana-baba- eşine, kapıbir komşusuna güveni olmayan kişilerin bir parti, bir spor kulübü lider ve başkanına kayıtsız-şartsız güvenmeleri, her sözlerini doğru kabul etmeleri akılcı düşünceden mahrum olduklarını gösterir. 

Konu siyaset ya da futbol oldu mu, ‘aşkın olduğu yerde mantık olmaz’ anlayışıyla “ACABA?”ya beyinlerinden çıkarmış kişiler, tek bir sinyal aldıklarında aşını-işini-eşini terk edip meydanlara, sokaklara dökülürler. 

Bu şartlanmış beyinlerde doğru ve yanlış, parti liderinin, spor kulübü başkanının doğru ve yanlışlarıyla anında örtüşür. Böyleleri, bu iki kuruluşun liderlerinin yanlışlarını onların liderlik koltuğunu bir başkasına kaptırdıktan sonra görürler. “Kılıç kimdeyse Süleyman odur” mantığı öne çıkarılır ve dün alkışladığını bugün yuhalar. “Acaba?”dan yoksun beyinlerin hükmettiği vücutlar, siyasetten ya da spor kulübünden nemalananların organizasyonlarında figüran olduklarının farkına varmadan yerlerini almışlardır, alacaklardır. 

Bugüne kadar arkadaşlarını satmayacağını söyleyerek bir muhalif parti liderine taş atmayı da ihmal etmeyen, yemin krizini yaratan parti liderine alkış tutanlar, yarın gurubuyla yemin ettiklerinde yine alkış tutacaklardır. 

Görevini yapma özgürlüğüne sahip haber muhabirlerine, emniyet güçlerine şişelerle saldırarak onların özgürlüklerini engelleyen ve yargının tutukladığı zanlıya taraf olan bu “Acaba?”dan yoksun kişiler, yarın bir başka liderin peşinden kayıtsız-şartsız koşacaklardır. 

Ha futbol fanatiği ha partizan; aralarında bir fark var mı? Beyinleri kemikleşmiş kişiler. 

Ve bu topluma en büyük kötülük şartlanmış beyinleriyle olaylara peşin hükümle bakan köşe yazarlarından, TV kanallarında yorum yapan ‘sözde aydınlar’ tarafından yapılmaktadır. 

Yüksel ÖNAÇAN 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, "acaba" demeyen, diyemeyen kuşaklar arzu ediliyor... Elbette bunlardan oluşan "aydınlar" da makbul oluyor. Elinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 10.12.2011 11:50
 

Bir arkadaşımızın anlattığınız konuya "sürü psikolojisi"şeklinde yaklaşması çok doğru.

Kerim Korkut 
 12.11.2011 7:57
 

Ben bu duruma sürü psikolojisi olarak bakıyorum. Kendi düşünceleri olmayan veya olsa dahi bunu açıklamaya iradesi olmayan insanların, bir çobanın arkasına takılıp gitmeleridir diyorum. Aynı yapıdaki insanlar bir araya gelince ancak kendilerini güçlü ve önemli hissederler. Oysaki tek başlarına bir hiçtirler. O nedenledir ki hala siyasi partilerde parti içi demokrasi işlemiyor. Lider ne derse doğru odur. Bunları aşmamız için bence, öncelikle aile içinde demokrasiyi geliştirmekte fayda var. Mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 07.08.2011 0:01
Cevap :
Mükemmel bir açıklama. Ne var ki aile-okul-toplum üçgeni çoktan üçgen olma özelliğini kaybetti. Medya ve medyanın yarattığı sözde kurtarıcılar sürülerin tek yetkili çobanı durumundalar. Aydın, Atatürkçü geçinen birisinin: "- Aşkımdan vazgeçerim, partimden asla!" diyebilmesi toplumumuzun ne noktada olduğunu gösteriyor. Saygı öncelikli sevgiler.  07.08.2011 10:18
 

Acaba? O kadar önemli bir soruya dikkat çekmişsiniz ki... insan adına, insanlık adına teşekkürü bir borç biliyorum. Çünkü ne yazık ki şu tarif ettiğiniz insan figürlerine hemen hemen her insan topluluğunda rastlanmaktadır. "taraftarlık olgusu" veya insanın "aidiyet" duygusundan kaynaklanan bir yönelim ve düşünce körelmesi durumu! Üstelik, acaba diyebilmek, asla bir pesimistlik, bir güvensizlik, inançsızlık, samimiyetsizlik veya pimpiriklilik hali de değildir. Aksine "antenlerinin açık olması" halidir insan beyninin. Bir dikkattir, bir ciddiyettir, ciddiye alıştır, hatta karşındaki insana ve içinde bulunduğu o kendini ait bulduğu topluluğa/topluma, vatana, ülkeye, takıma, partiye, ortama, gruba… adı her ne ise işte bir saygı duyuş, benimseyiş, önemseyiş, değer veriştir. Acaba diye düşünmezse asıl, bütün bunların aksini yapmış olur insan. Saygılar, sevgiler ve sağlık dileklerimle Yüksel Bey, iyi ki varsınız.

Filiz Alev 
 21.07.2011 0:54
Cevap :
Konuyu tamamlayıcı, daha da bir açıklayıcı, mükemmel yorumunuz için yürekten teşekkürler.  21.07.2011 8:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 101
Ort. okunma sayısı
: 609
Kayıt tarihi
: 01.10.08
 
 

Eğitimci- Gazeteci-Yazar İlköğrenimini Emirdağ'da, ortaöğrenimini Bolvadin, Eskişehir, Afyon'da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster