Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '12

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
150
 

"Adam gibi gazete/ci olmak"

"Adam gibi gazete/ci olmak"
 

- Gazete/ci kendisini her fırsatta "doğruluk timsali" olarak lanse etme ihtiyacı duymamalı...


Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Atalay:
"Bazı gazeteler ilan almak için çıkıyor... Bir gazeteci; yolsuzlukları, eksikleri, çöpü, çamuru görmezden gelemez. Bulunduğunuz bölgenin sorunlarını dile getirin..." 

Özetlersek:
"Adam gibi gazetecilik yapın" demiş...
Kime demiş?
 ...

Çok doğru ama çok eksik çok...
Öncesinde ve de sonrasında, biraz olsun gazetecilikten dem vursaymış...
Bilen hatırlar, bilmeyen de öğrenir hatta küpe yapan bile çıkardı...
Kötü mü olurdu?
Ne güzel olurdu...

Mesela: 
Bir gazetecinin mesleki kutsallığından bahisle:
Kaleminin satılmaz, satılamaz hatta paha biçilmez, biçilemez olduğunu söyleseydi...
Mesela:
Gazeteciliğin hala bazı beyinlerde karizma, prestij ve şöhret karışımı güç oluşturduğunu söyleseydi...
Mesela:
Yine bazı beyinlerde; arzulanan istek ve beklentilerin hatta hedeflenen rant kapılarını açan anahtar sayıldığını söyleseydi...
Mesela:
Gazetecinin eğildiği zaman bir daha doğrulamayacağını, bu yüzden başının ve kendisinin her daim dik durması gerektiğini söyleseydi...

Kısacası: 
Gazetecide "duygu" olur, "ruh" olur; "ahlaki değerler de olur" deseydi...
Keşke...

İyimser olalım mı?
Olalım olalım. 
Basın İlan Kurumu, bir daha ki sefere "bunları da söyler" diyelim...

Konu hazır gazeteden, gazetecilikten açılmışken tespitlerim doğrultusunda bir kaç cümleyi de ben yan yana getireyim dedim.
İşte o tespitlerimin bana kurdurduğu cümleler:

- Gazete patronu gazetesinin, gazeteci de bulunduğu gazetenin kendilerinin kişisel tatmin olma aracı olmadığını bilmeli. 
- Cebinde "gazete/ci tanıtım kartı" taşımayı "olağan dışılık" sananlar, "ne oldum delisi" olmamalı. O kartın ne işe yaradığını öğrenmeli.
- Gazeteci kendisinde; iltiması, kayırma ve kollanmayı hak saymamalı.
- 'Kalem kılıçtan keskindir' öz deyişini diledikleri gibi yorumlayarak, yandaşlık, yoldaşlık oyunlarıyla menfaat elde etme peşinde koşmamalı.
- Yalakalıkla bir yer/lerin, kişi/lerin para karşılığı borazanını çalmamalı, çaldırmamalı. 
- Gazeteci gazeteciliğin, "efelenmek", "dayılanmak" ve ardından da "vur kaç" yapmak düşüncesiyle bağdaşmadığının bilincinde olmalı.
- Hırsızından, tefecisinden, gaspcısından, yankesicisinden, sokak oros...dan, ayak altı, ayak üstü kumarhanelerden nemalanma hesapları yapmamalı.
- Gazete/ci haber merkezine gelen olayı tehdite çevirme derdini değil, habere çevirme gururunu yaşamalı.

 Gazete dediğin:
- Türkçe'ye ve imla kurallarına azami özen göstermeli...
- Günü kurtarma telaşına düşmemeli, okuyucusuyla buluşma heyecanı yaşamalı...
- Sorumlu ve saygılı olmalı...
- Personeli bilgi ve kültür sahibi, duyarlı, yaratıcı ve ciddi olmalı...
- Yayımladığı haberlerindeki seviye ve sunumu ile farklı olmalı... 

Az kalsın unutuyordum:
Gazete/ci kendisini her fırsatta "doğruluk timsali" olarak lanse etme ihtiyacı duymamalı...

 Ben bunları nereden mi, biliyorum?
Bu da soru mu yahu, bilmeyen mi var?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 1170
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 853
Kayıt tarihi
: 15.04.08
 
 

Atatürk, cumhuriyet ve Türkçe sevdalısıyım. Hayatımda hiçbir konu veya olay karşısında 'keşke' de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster