Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
589
 

"Akılcı bir dış politika, ideolojiye dayanmamalıdır"

"Akılcı bir dış politika, ideolojiye dayanmamalıdır"
 

"Real politik”in temel esaslarından biri olara kabul gören bu mantık ; bir devletin resmi ideolojisi, onun diğer ülkelerle olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamamalıdır açılımıyla izah edilebilir o zaman..

Bir devletin temsilcisi olduğu milletin ulusal çıkarlarıysa aslolan, dış politika bu ulusal çıkarlara göre yönetilmesi doğal sürecidir.

’Hemen burada bir ara nağme geçmek gerekir dostlar… Bir örnekle…

Türkiye'nin politikası ikinci dünya savaşında son derece çelişkili olarak yorumlanabilir. İnönü hükümeti tarafsız tutumuyla adeta bir diplomasi cambazlığı yapmış, Nazi Almanyası'nın yenileceği açıkça görülmeye başlandığında, İnönü hükümeti müttefiklerin yanında yer almış’’İnönü hükümeti akıllıca dış politik anlayışıyla ve manevralarla ülke ve milletini (öncelik yaparak )korumuş.

****

Bir ülke, diğer ülkelerle olan ilişkilerinde, o ülkelerin kendi resmi ideolojisine yakın olup olmayışına değil, o ülkelerden elde edeceği menfaate bakmalıdır.

Bakmalıdır da…

Bakıyor mu peki?

***

Kapitalist bir devlet sosyalist bir devletle, demokratik bir devlet bir monarşiyle son derece iyi ilişkiler geliştirebilir.

Doğru mu?

Yani…

"Pragmatik" ya da "rasyonel" dış politika olarak tanımlayacağımız bu mantıkla evet.

***

İkinci yaklaşım bu mantığın tam zıttı. İdeolojinin dış politikada belirleyici olmasını savunan bir yaklaşım bu..

Soğuk Savaş döneminde, pragmatik tercihlerin değil, ideolojik ayrımların bir sonucunda; dünyanın iki bloke ayrılarak birinin Amerikan diğerinin de Sovyet kamplarına dahil olmaları…

Bir şarkı yarışmasındaki puanlamada dahi…

***

İsrail, 1950'lerden bu yana bu Ortadoğu coğrafyasındaki devletlerin içindeki azınlık isyanlarını desteklemekte olduğunu, böylece bölgeyi irili-ufaklı mini devletlere bölmeyi hedeflemeyi amaçladığını ve 1960'lı yıllardan bu yana bu hedefe yönelik somut politikalar uygulamakta olduğunu savunan görüşler yadsınamayacak kadar çok.

***

"

***

Ekranlarda Yahudi din adamları konuşuyor.

‘’ İsrail ve hükümeti Yahudileri temsil etmiyor diyor.

İsrail hükümetini Siyonistliği(Filistin'de Yahudiler için yeniden bir vatan kurulmasına destek veren uluslararası Yahudi siyasi hareketi. Savunucuları, Siyonizmin amacını Yahudi ulusu için kendi kaderini tayin olarak görmektedir. Siyonizm, modern milliyetçilik görüngüsünün bir koludur. Başlangıçta, asimilasyona ve Yahudilerin Avrupa'daki durumuna karşı alternatif tepkiler sunan çok sayıdaki Yahudi siyasi hareketinden biri olan Siyonizm, hızla büyümüş, Holokost'un (Yahudi Soykırımı) ardından da Yahudi siyasi hareketleri arasında hâkim güç halini almıştır. 1920'li yıllarda, Siyonist hareketin giderek daha laik bir kimliğe bürünmesi, bazı Ortodoks Yahudi gruplarının da muhalefetini çekmiştir. Harekete, İslami kuruluşlar ve milliyetçi Arap örgütlerinin yanı sıra, kimi asimile olmuş Yahudiler ve Siyonizmin Britanya'nın Hindistan'daki kalabalık Müslüman tebaası ile ilişkilerine zarar vereceği endişesini taşıyan İngiliz emperyalistlerinin de muhalefeti ile karşılaştı. Zaman zaman Marksist örgütler de çeşitli nedenlerden ötürü Siyonizme karşı çıkmışlardır.

İsrail'de, 1930'lu ve 1940'lı yıllarda başını şair Yonatan Ratoş'un çektiği Kenancı hareket, "İsraillilik"in etnik kimlikler üstü bir milliyet olması gerektiği fikrini savunmuştur. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde, İsrail'deki klasik milliyetçilikte bir düşüş yaşandı. Bu ise, neo-Siyonizm ve post-Siyonizm gibi iki karşıt hareketin yükselmesine yol açtı. Her iki hareket de, aslında dünya çapında rastlanan bir görüngünün İsrail'e uyarlanmış haliydi: (1) küreselleşmenin, bir pazar toplumunun ve liberal kültürün yükselişi ve (2) yerel bir tepki.[22] Neo-Siyonizm ve post-Siyonizm, bir yandan "klasik" Siyonizm ile belirli özellikleri paylaşırken, diğer yandan da halihazırda Siyonizmde mevcut olan birbirine muhalif ve taban tabana zıt kutupları vurgulamaları ile birbirinden ayrılmaktadır. "Neo-Siyonizm, Siyonist milliyetçiliğin kurtarıcılık ve adanmışlık boyutlarına vurgu yaparken, post-Siyonizm ise normalleşme ve evrenselcilik boyutlarının altını çizer)-kaynaktan alıntı yüzünden suçluyor.

***

Yahudiler arasında da ciddi bir mücadele var anladığıma göre.

Bu ciddi bir ayrıntı.

Türkiye açısından bir koz.

Dinler ya da ülkeler arası sorun olarak servis yerine insani, vicdani sorun olarak serviste dünyayı özelliklede İsrail Siyonist hükümetine muhalif Yahudileride yanımızda görürüz.

Filistin halkına bu fayda getirir.

***

Burada balans ayarını dikkatli yapması gereken bir Türkiye var.

Filistin aslında İsrail’in Vietnam’ı…

Artık İsrail’in politikalarına muhalif olanların sesi daha güçlü çıkıyor. Bunda vicdanın yanında Türkiye ve diğer ülkelerle olan ekonomik çıkarların zarar göreceği korkusu da yok değil hani.

Nasıl olmasın ki?

Türkiye’de çoğu bir bölge ağırlıklı 1200–1400 civarı İsrail şirketi …

Türkiye aslında öncelikle şunu dünyanın kendisine sormasını ve cevaplamasını sağlayabilse…

Filistinliler niye yurtlarından Gazze’ye sürüldü? Yardım gemilerinin çekildiği liman kenti yurtları zira 1949 yılının(İsrail’in bağımsızlığını ilk tanıyan ülkeyiz bu arada) ilk aylarında BM nezdinde İsrail ile onunla savaşan Arap ülkelerinin her biri (o dönemden beri İsrail’le müzakere masasına oturmayı reddeden Irak hariç) arasında doğrudan müzakereler düzenlendi ve bunların sonucunda bir ateşkes anlaşması imzalandı. Anlaşma uyarınca sahil şeridi, Celile ve tüm Necef İsrail’e, Yehuda ve Samiriye (Batı Şeria) Ürdün’e, Gazze Mısır yönetimine ve Kudüs’ün ise Eski Şehir'in de dahil olduğu doğu kısmı Ürdün’e, batısı da İsrail’e bırakıldı.

Gazze, Mısr yönetimine bırakıldıysa şu an İsrail nasıl oluyorda Gazze üzerinde böylesi hâkimiyet kurabiliyor?

Taşları yerine doğru zamanda koyan bir Türkiye için istenen elde edilir. Şah ve Mat…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 447
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

Yaşama değer veren bakış açısıyla biraz antika sayılabilecek düşüncelere sahip bir insanım. Geçmişte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster