Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '14

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
319
 

‘Allah, Allah bunlarda mı oluyor –muş- ? ‘

‘Allah, Allah bunlarda mı oluyor –muş- ? ‘
 

EĞİTİLEMEYEN BENİM HERHALDE.


Türkiye Cumhuriyeti, Cumhuriyet oldu olası böyle toplantılar görmemiştir.

İşin garibi bu toplantılar ne ilk ne son. Ben bir döneme denk geldim. Benden sonra da devam edecek. Benden önce de vardı. Kaldı ki her gittiğimde hazırlıklı gidiyorum. İlk gittiğimde de üstelik benden önce giden akli selimler tarafından uyarılmıştım. Ama yine de her seferinde şaşırarak dönüyorum. ‘Allah, Allah bunlarda mı oluyor –muş- ? ‘ diyorum.

Tüm Türkiye’nin profilini çizmek istiyorsak, bunlara gitmek gerekiyor ve susmak ve dinlemek. Toplantı niye yapılır, bir çözüm bir öneri veya var olan bir durum anlatmak için. Ama biz her veli toplantısına gittiğimizde çocuklarımız hakkında bize BRİFİNG veriliyor gibi hissediyorum. Hayır oğlum normal okula gidiyor. Askeri kampa falan değil.  İlkokulda. Ama her sene oynanan bu tiyatroda istemeden de olsa figüran oluyoruz . Çünkü senin başrol oynamanı istemiyorlar. Çünkü zaten onlar da, başrol oynayanlar da çaresiz. Çünkü onlar da senaryoya uygun davranıyorlar. Ve son 10 yıldır, iyi bir yönetmen ve iyi bir senaryo yok. Oyunculuklar ile performans veriyorlar. Bazen aralarında biraz doğaçlama yapan çıkıyor duruma göre.

Mesela bu sene ben şunu öğrendim. Öğretmen öğrencilerine kaynak kitap tavsiye edemeyecek –miş-. Niye. Niye edemesin. O zaman aynı mantıkla insan aynı otobüste gidip geldiği birine de kitap önermemeli, komşusuna yemek tarifi vermemeli. Kaldı ki bunlar henüz öğrenme çağında ve öğrenmeye açlar.

Eğer sen kendi devlet üniversitende okuttuğun bireylere verdiğin öğretmenlik diplomasından şüphe duyuyorsan ve üstüne birde yeterlilik sınavı koyuyorsan. Sonra pedogoji ve formasyon dersleri alma zorunluluğu getiriyorsan ve sonra bir de cila gibi bunlara KPSS zorunluluğu getiriyorsan ve hala öğretmenin tavsiye ettiği her hangi bir kitabın senin ideolojinin dışında olduğunu varsayarak demokrasi oyunu oynuyorsan kitlelere karşı anormal bir durum değil mi bu?

Kaldı ki bu kadar sınavdan, bu kadar puanlardan geçen bir eğitimcinin verebilecek olduğu bir kitap senin sistemine ne kadar zarar verir ki.

Eğer verirse Açlık oyunları ‘ndaki Catnıss ‘in dediği gibi

- Eğer bir kitap sizin sisteminize bu kadar çok zarar veriyorsa, bu iyi bir sistem değildir. der.

Ayrıca bir öğretmenin çıkıp da “ben devlet memuruyum, fazla konuşamam” demesini hiç normal bulmuyorum. Zaten bunu diyerek aslında tam da şunu demiyor muyuz.

-- Konuşacak çok şey var, ama ağızlarımız mühürlü. Burada korkunç olan şu: konuşma cesaretini gösteremeyen öğretmenlere mi kızmak gerekiyor. Yoksa öğretmenine bunu layık gören devlete mi.

Öğretmenler peşpeşe giriyor. Her öğretmen şunu söylüyor.

-- Şu öğrenci ya da bu öğrenci yi konuşamayız, diyor. Niye konuşsak ne olacak. Herkes başkalarının hatalarını görecek ya o hataların kendi çocukları tarafından yapıldığını da kabul edecek, ya da o hataları yapmasını engelleyecek neyi kötü ki. Ben oğlumla ilgili eğer özel tercihleri ile alakalı değilse ve aşk meşk işi yoksa çok genel geçer durumları konuşurum.

Bu bizim penceremizin sonucu, ya kimseyi özelde konuşamayız diyen öğretmenler, çocukları not ile ölçen birer prototip haline getirmiyorlar mı.

Öğretmenin biri şunu dedi. Dediklerini söyleyince ne öğretmeni olduğunu anlayacaksınız ama ayrıca aklınıza gelen ağzınıza düşmez ise çok sevinirim.

-- Çocuklarda ahlak dersi eksikliği var, haftada sadece 2 saat çok az. Umarım ileriki yıllarda buna da çözüm bulacaklar. Bu ne demek. Mideme vurulmuş gibi oldum. Ahlaki anlamda daha çok çökmek için daha çok ahlak dersi mi almak gerekiyor.

Gülerken beni görmesini hiç istemediğim öğretmenin yanında gülmeye başladım.

-- Özür dilerim öğretmenim, sinirlerim bozuldu. Çocuklar sınıfı evleri gibi görüyormuş ya söylediğiniz şey çok hoşuma gitti. O yüzden gülüyorum.

Sorun şu çocuklar sınıfları evleri gibi görüyor, peki sizler öğrencileri çocuklarınız gibi mi görüyorsunuz.

SEVGİLERİMLE AYRIK OTUM

YASEMİN YENİL.

vonalı1433 bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Umarım ileri ki yıllarda buna da çözüm bulacaklar" Bu cümleye aşinalığımız ne çok artmaya başladı. Ahlak dersleri demek eyvah ki eyvah! Eğitilemeyen! sadece siz değilsiniz, ben de sizdenim:)Yoksa nasıl bulurdum bu yazıyı? Sevgiyle selamlar.

devrimce 
 26.11.2014 1:23
Cevap :
Evet benim gibi eğitilemeyenler var demek ki. Bence bu iyi haber değil mi . Sevgiyle kal, yazarım  26.11.2014 17:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 356
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster