Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
2462
 

"Allah" Demek Bilimselliğe Aykırı mı?

"Allah" Demek Bilimselliğe Aykırı mı?
 

Salon tıka basa doluydu. Sempozyuma üniversitelerin biyoloji, biyo-kimya bölümleri ve tıp fakültesi öğretim görevlileri, diğer davetli ve misafirler katılmıştı. Ben de sempozyuma izleyici olarak bir öğretim görevlisi arkadaşımla katılmıştım. Sempozyumda “Biyogenez, Abiyogenez, Panspermia, Yaratılış hipotezleriyle Darwinizm” konuları tartışılıyordu.

Yaratılış hipotezini savunan hocalardan Adil Bey, konusuyla ilgili sunumunu yaparken ifadelerinin arasında “Allah” kelimesi geçti. Salondan bir bayan hoca:

Hocam, lütfen bilimsel konuşalım, ricasını veya uyarısını yaptı.

Adil Bey (soy ismini hatırlamıyorum) kendinden emin bir halde yerinden kalktı ve çok nazik bir biçimde:

—Müsaadenizle tahtaya bir resim çizip bilimselliği o resim üzerinde anlatabilir miyim? Dedi ve tahtaya güzel bir çiçek çizdi.

—Gelin bilimselliğin ne olduğunu bir kez daha hep beraber tartışalım, araştıralım. Çizdiğim bu resimle ilgili “Tahtada bir resim var. Bu resim nasıl oluşmuştur?” sorusunu farklı gruplara soralım ve cevaplar üzerinde düşünelim.

1.GRUBUN CEVABI: O çiçeği tebeşir çizdi. (Bilimsel oldu mu? –Hayır.)

2.GRUBUN CEVABI: O çiçek kendiliğinden çizildi. (Bilimsel oldu mu? –Hayır.)

3.GRUBUN CEVABI: Burası bir salon. Masalar, sandalyeler, sıralar, tahta ve tebeşir var madem, bu salonun doğası gereği tahtada da çiçek var. Yani tabii. Yani tabiatın gereği. (Bilimsel oldu mu? –Hayır.)

4.GRUBUN CEVABI: Madem tahtada bir çiçek var onu çizen ilim ve kabiliyet sahibi biri (ressam, usta, çizen…) var. (Bilimsel oldu mu? –Evet.)

—Teşekkür ederim.

Ve o bayan bu açıklamalardan sonra salonu terk etti… Ama neden?

Sonra benim aklımdan okuduğum eski bir yazıdan şu satırlar geçti.

Bir harf kâtipsiz olmaz.
Bir bina ustasız olmaz.
Bir köy muhtarsız olmaz.
Elbette ki bu kâinatın bir sahibi vardır.

resim:http://www.derki.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendimize saygı istiyorsak, aynı saygıyı göstermek lazım. Eğer ilmi tartışma yapmak istiyorsak yazıda olduğu gibi kaçmak değil, gereken ilmi cevabı vermeliydi. 3 yol imkansız olduğu için ister istemez ALLAH diyecektir. Tabiki imtihan dünyası olduğu için tercih meselesi. Herkes vicdanına sorduğunda doğru cevabı alacaktır. Çünkü vicdan yalan söylemez. Tabiki vicdanı bozulanlar hariç. Sonsuza kadar ALLAH ile beraber CENNET'te olmak istemeyen varmı_? Akıllı olan cennet için çalışır. Allah cemalinden mahrum etmesin.

Mehmet Haras 
 22.07.2008 13:59
Cevap :
İşaret ettiğiniz gibi asıl mahkeme VİCDAN'dır. Ama nefis, akla da vicdana da hükmediyor: İşte imtihan sırrı... Duanıza AMİN derken, size de iki cihan saadeti diliyorum. Saygılarımla  22.07.2008 22:59
 

Bazı insanlarda bir kaçış var. Biraz kaba konuşacağım ama yaban eşeklerinin kurtlardan kaçtığı gibi bazı gerçeklerden kaçyorlar. Neden? Çünkü içlerinde bir boşluk var dolduramadıkları. Allahı inkar edemiyorlar ama onun yerine başka bir şey de koyamıyorlar. Yani bir yerde bir olay çıksa olayı iki üç gruğ üstlense o zaman zihinler karışır. Şimdi düşünüyorum yaratılışı hayatı ahireti dayandıracağımız tek mesned var. Bunun dışında varsa gösterin sizin dediğinize inanalım. Sadece kuru dayanaksız içlerindeki boşluktan gelen sesin eleştirisi. Allah herkese hidayet nasip etsin

Süleyman Köksal 
 06.05.2008 21:10
Cevap :
Allah demeyenler biliyor ki "Allah" dediğimiz zaman gerisi gelmeli. İşte bu gerisini kaldıracak irade ve nefis terbiyesi olmayınca (sorumluluklar nefse zor geldiği için) inkâra düşüyorlar. Selamlar  07.05.2008 10:44
 

Tanrıya ya da Allaha inancınız sizin bileceğiniz iş, insanlık ve düşünce tarihi ortada, okumuş karar vermişsinizdir. Ama madem burada konu etmişsiniz, her varolanın bir yaratıcısı olduğu savını neden Tanrı için de sürdürmüyorsunuz ve ikincisi, sizin bu yaptığınız bir tür dünyevi analoji/benzetme yaparak bir sonuç çıkartıyorsunuz, peki ama, bu analojiye bağlı kalınacaksa, hiç dünyada yaratıcısı hakkında en ufak bir fikir olunmayan yaratılmış bir nesne var mı? Bu soruyu, inancınızı akıl ile temellendirmek istediğinizi varsayarak soruyorum.

Erdal Aydın 
 19.11.2007 1:54
Cevap :
Sevgili arkadaşım, her iki sorunuza kendimce şöyle cevap vereyim: Allah bizzat var ve her şeyin yaratıcısı. O'na yaratılmışlık vasfı, yaratıcıyı yaratılandan ayıramama gibi bir düşünce bozukluğudur. Bir sandalye, kendini yapan ustayı kendisi gibi tasavvur etse doğru olur mu? Mesela ben, arka ayakları olmayan bir sandalye üzerinde oturuyorum. Sandalye düşmemesi için, kendisi gibi bir diğer sandalyeye dayandırılmış, o da başkasına... Bu böyle nihayetsiz devam eder.İşi sebeplerle uzatıp gitmek hiçbir zaman sandalyeye arka ayak olamayacaktır. mesela trenin en arkadaki vagonunu onun önündeki hareket ettiriyor; onu da bir öndeki, onu da bir başkası, nihayet gelip lokomotife dayanınca; O KENDİNE HAS GÜCÜ, KUVVETİ, YAPISI VE İŞLEYİŞİYLE "kendi kendine hareket ediyor" deriz. Arkadaşım, sebeplerin bittiği yerde verilen cevap kudreti kendinden olan bir yaratıcının varlığıdır. Evveli olanın ahiri olur. Ancak evveli olmayanın, ezeli olanın ahiri olmaz ve ebedi olur.. vb. Selam ve saygılar.  19.11.2007 17:39
 

Herşeyi madde de arıyanların akılları gözlerine inmiştir. Gözler ise maneviyatta kördür.

Tarık Azra 
 17.11.2007 16:49
Cevap :
Haklısın. Sağlıcakla..  17.11.2007 17:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 2363
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2247
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

Bu âlem içinde aileme zaman ayırmak, gezmek, okumak, fotoğraf çekmek, resim çizmek ve iş hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster