Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
116
 

"Aloo, ….. ile mi görüşüyorum?"

"Aloo,  …..  ile mi görüşüyorum?"
 

Günün yorgunluğunu, gecenin dinginliğine yüklemeye çalışırken bir ses, bir obje, bir beste alıp götür seni geçmişin yaşlanmaz hatıralarına doğru. Duyguların elle tutulacak kadar diri, göğsünden dışarı atlayacak kadar coşkuludur o an. Az biraz alkolle de parlatmışsan kafayı işte o zaman tek istediğin  geçmişe araladığın kapıdan usulca süzülüp sadece senin için "özel" olan insanlara ulaşmak olur.

Harıl harıl karıştırırsın eski defterleri, eski telefon kayıtlarını. Bu zamana kadar görüşmemiş olmanıza  şaşar durursun. O hâla belleğinin en berrak yerinde gülen gözleriyle bakıyordur sana. Sonunda bulursun seni ona ulaştıracak numarayı. Ruhun pembe, mavi karışımıdır artık. Telefonun öbür ucundan senin varlığınla çılgına dönecek arkadaşının sevincini de yüklersin yüreğine...

Titreyen parmaklarınla tuşlarken telefonunu, gözlerinde gökkuşağı renkleriyle ortak anıların ve özlemin dolaşmaktadır...

Telefon birkaç kez üst üste çalar. "Alo" der hiç de tanıdık olmayan bir ses. Daha bir heyecanlanırsın. "Bilmem kimle mi görüşüyorum?" "Evet" der karşıdaki. Heyecanın az sonra kendini tanıttığında kopacak sevinç çığlıklarını beklemektedir artık. "Bil bakayım ben kimim" dersin şımarıkça, özlenmiş hem de çok özlenmiş olduğundan emin.Tutturulamayan bir iki tahminden sonra açıklarsın kimliğini. Beklediğin o andır işte, tutarsın nefesini. İlk tepkinin muhteşemliğini içine sindirmek istersin adeta.

"Ah sen misin, merhaba, nereden çıktın?" der coşkusuz, madeni bir ses. Kendini iyi tanıtamadığını düşünüp yinelersin kimliğini.

"Tanıdım canım" der aynı tek düzelikte. O an içindeki sıcaklık ansızın Sibirya soğuğuna dönüşür... Senin de sesinin rengi solmuştur artık. Havadan, sudan konuşursunuz. Bir kaç cümleyi geçmez sohbetiniz. Sonra zaman belirlemeden  o , "Bir gün görüşelim" der, sen olurlarsın. O an tek istediğin seni dayanılmaz bir pişmanlığa sevk eden konuşmanın bitmesidir artık. Ruhunu aydınlatan fenerin cam kırıklarıdır yere saçılan. Kendi hafifliğine kızarsın sonra. Herkesi kendin gibi görüyor olma yanılgısına sitem edersin ve hatta düş kırıklığının yarattığı duygusal travmayla gözlerinden akan birkaç damlayı da özgürce salıverip  geçmişin hatırası adına onları da feda edersin...

                                                                                                                                                   Sevgi ile kalın

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 288
Kayıt tarihi
: 20.04.15
 
 

Sanatsever, seyahatsever... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster