Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
82855
 

"Aramayan neden aramaz?"

"Aramayan neden aramaz?"
 

Ne yapmalı ne etmeli bir bilene mi danışmalı?
Familyasıyla mı tanışmalı?

Bu Türk erkeğini ne yapmalı da yola koymalı.
Sevgili Dilek Önder ‘in son yazılarından öyle keyif aldım ki.
Yani ağzından bal damladı.
"Özellikle Aramayan Neden Aramaz" başlıklı yazısı harikaydı. Onun kadar feminist yaklaşmasam da ekleyeceklerim var elbet.

 

Evet aramayan neden aramaz
Ona gelelim.

Bir tartışma yada tatsız birşey geçmiştir sevgilinizle aranızda, ee olur böyle şeyler.

Tabi yaşanan tatsızlık telafi edilmemiştir. Siz de arasın diye beklersiniz.

Ama
Aramaz...

Çünkü bir süre aramamıştır.
Yani işi vardır aramamıştır, canı istemez aramamıştır,
Belki sırf gıcıklıgından aramamıştır.

Aradan 2 gün geçer.
Baktı olmayacak aramaya niyet eder. Niyet yetmez,
Aramaz...

Erkek, kadın milletini az çok tanıyorum varsayar.
Yani suçunu da bilir de yine de aramaz arayamaz, kadının gazabından çekinir.
Bir kere erkek dediğin
Yaptığı hatanın onun yüzüne vurulmasını hiç hazmedemez,
Gerekirse kanının son damlasına kadar aramaz.

Seviyorsa eninde sonunda arayacaktır :)
Ama artık iş işten geçer, bayanları bir sinir basar,
Hatta arasa da açmam dersiniz, ne hali varsa görsün dersiniz.

Öyle mi olur;?

Bir bakalım....


Hadi aradı diyelim.
3 kere de çaldı telefon üstelik.. Ay o 3 kez çalışı nasıl zevk verir.
Arandığınızı ve ulaşılmaz olduğunuz hissiyle kabarırsınız
Ee
Biraz daha çalsa kabarmaktan patlayacaksınız da
İşte orada burada farklı gruplara ayrılırız.

1.grup : Arasında ben ona yapacağımı bilirimciler. İntikam duygusu içindedirler.
İşte aradı! Fırsat bu fırsat.Trip yapayım da biraz görsün gününü diye, dayanamaz ve açarlar. 
 

Ama öyle sandığınız gibi olmaz.  İş intikama gelene kadar uzamaz. 
Bir açarsınnız ,

‘Niye açmıyosun kaç kere çaldırdım’ deyiverir.

Hoppalaaa.
Noldu şimdi !
'Hani tribi ben yapacaktım' olur ve kalakalırsınız.

Bir de bunun yüzsüz versiyonu var tabi. 
Arar, ee siz de açarsınız
"Niye aramıyosun kaç gündür" der.
Üste çıkacak ya
Hem suçlu hem arsız.. Savunma mekanizmalarını kuşanmış, savaşa hazır erkek tipi:)

 

2. Grup: Peşimde sürünecek, arayacak açmayacağım grubu. Narsistik duygular besleyen bayanlardır bunlar:)

1 çalar açmaz. 2 çalar açmaz. Telefon elinde keyfini çıkarıyor.
Oh olsun der açmayacağım.
Sanar ki karşıdaki erkek sinir oluyor

3 çalmaaaazzzz.....
Aaaaa

Noldu susuverdi telefon. Kalakalır kız tarafı :)
Çift taraf narsistik eğilim gösterebilir tabi. Ee karşıdaki üste çıkacak ya akıl var mantık var. Erkek o, narsist olmak asıl onun hakkı:) 
Az çaldıracak ki 2. arayısında "Aradım da açmadın" demeye yüzü olsun değil mi !

Ne oldu? Hevesin kursağında kaldı. Hani arayacak arayacak açmayacaktın:)
Bir daha arasın yine açmayacağım diye kendini avutursun. Adam aradı 10 kere çaldı da açmadın sanki:)
Çalmadı ki
Aslında 10 kere çalsa biraz havaya girdikten sonra kesin  açacaksın da

Çalmadı ki.. Çalmadı ki...

Elinde telefon bekliyorsun bir daha arasın da bu sefer meşgul tonu vereceğim diye.
Haklısın ya, karşındaki de aramıyor kaç gündür .
Aradı sonunda onun bile keyfini çıkaramadın falan

Elde telefon
Ara ara diye sayıklarsın

Beklersin beklersin sonra
Sonrası malum


Tribini yapamamış hatun kişisi kafesten kaçmış kartal gibidir. Saldırganlaşır. Artık sadece tatmin olmamış duygular su yüzüne çıkıverir. Değer görmediğini hisseden her duygusal varlık gibi kadın da saldırganlaşabilir.  

Sanki kafeste aç bırakmışlar:)) Ne kadar dişini sıksa da sonunda saldırmadan rahatlayamaz , öfke asla sonsuza kadar bastırılamaz.

Dayanamaz arar
Kursağında kalmış duygularla ve öfkesiyle 
Hiç birşey yokmuş gibi, telefon elinde beklememiş gibi, telefon 3. kez çalmadığını da bilmiyor gibi üstelik...

Hatun kişi: -N'oldu beni aramışsın, der.

Ama  narsist bir erkek var karşıda unuttu bizimki!
Hemen daha gururlu bir hindi konuşur.

-Aradım da açmadın.
-Birşey mi söyleycektin?
-Yok söyleycektim de hevesim kaçtı
(Hay ben senin....)

Sanmayın ki erkek adam, narsistik bir de,  koca gururlu hindi tüylerini üstüne yapıştıracak

Zoor. Kalakalır öyle kızımız yine. Saldıramadığıyla ...

-İyi o zaman, der, susar. Nasıl olsa o öfke birgün yine su yüzüne çıkar.


İşte kapatacaksın telefonu, susmaya fırsat kalmadan...
Karşıdakine naz yapmak için, güzel sözler duymak için içi içini yiyiyor kızımızın, onu biliyoruz da, kapat işte kapaaatttt.

Kapat ve sakinleş. Kapat ve düşün

Kapat ve gerçekten bu savaşın gerçek olmadığını düşün...

Kapatmazsan baştan kaybedersin,

Çünkü kavga başlar ve  gülçü olan narsistik erkek karşısında kızımız alttan almak zorunda kalacaktır.
Kapatırsan belki bir ihtimal geri arar. Ruhunu okşar affeder unutur gidersin. 

Bir de 3. grup var: Daha ilk çalışta telefona meşgul tonu verir bunlar.
İşte karşınızda ''Bu kadar zamandır aramadıysa aramasın. Ne söyleyecekse içinde patlasın’ cılar
 

Bak sonra 2.yi 3.yü nasıl arıyor. Hem de bir saat içinde:)

Kuşku insanı delirtir çünkü. Şimdi neden telefona meşgul tonu verildi diye uyuyamaz beyimiz :)

Sabaha kadar arar durur:)

Çünkü o telefonu açmayan kişinin özgüveni yüksektir. Kendini bilir, karşısındakini de bilir. Özgüveni yüksek bir bayan belkide en karşı konulmazıdır. Çünkü asla tam anlamıyla kuşatılamaz. Hep kendi sınırı ve çizgisi vardır. O çizgiden önce durmazsan durdurur. Telefona da "no" demekten çekinmez.

3 ve 4'üncu grup arasında , tam da ara noktada  da Koalalar grubu vardır.

İçindeki o deli gücünü çıkarmakla çıkartmamak arasında git gel yaşarlar. Bağımlıdırlar. Sevgiliden asla ayrışamazlar. Terketmek isterler ama ayrışmakta güçlük çekerler.

Kadın tehlikelidir, duygusaldır. Bir de üzerine ayrışmada zorlanıyor ve bir bağımlılık duygusu yaşıyor ise çok tehlikeli.

Kafası bozulursa fena sarar, sarmalar, çok bozulursa tozutur. Bağımlılığı alkole veya sigaraya yönlendirebilir.

İçki ve sigara içen bir koala:) 

Önce sarılır sarılır bırakmaz, zorla da olsa onu o ağaçtan koparamazsınız. Ama çok zorlarsanız o ağaca küser bir daha da asla yaklaşmaz:)  

Etrafa saldırır, başkasının yemeğini falan çalmaya kalkar:) Güven duygusu tamamen sarsılmıştır. 

Bu grup tehlikeli , korkulur bu gruptan.

 

Aslolan tabi ''Aramazsan arama'’cılar dır: Bu da 4. grup.

Yani telefonla ilgilenmeyenler grubu.
Arasa açar aramasa telefona bile bakmaz. Telefonu elinde değil çantada taşır, sesini duyamazsam diye korkudan son sese ayarlamaz. Banyodan telefon mu çaldı diye koşarak fırlamaz, telefonunun şarjı azalmadan şarjı bitmesin diye şarja takmaz .
Ararsa açarmıyım diye düşünmez bile.
Genelde de özellikle yapılmış şekil değil gerçekten duymaz telefonu.
Olan olmuştur. Kırılmıştır, küsmüştür. Yaşanan yaşanmıştır bir kere. 
Hata  telafi de edilmemiştir.
Kendini bilmeyene ben mi hadiini bildireceğim der

Duyguları ile başbaşa kalır. Bir yandan da hayatına devam eder. Özgüveni ne tavanda ne yerdedir. Sağlıklı bir sınırda kendi ile başbaşadır.

Boşvermiştir başkasını. Geriye bir tek kendi olacağını bilir. Karşısındakinden önce kendisini sever. Ama öyle özgüven patlaması yaşamaz aynadaki görüntüsüne de aşık olacak kadar.

İşte bu gruptaki hatunlar şarap gibi olur, yıllandıkça güzelleşir. Niye mi? Çünkü kendine bir horozu dert etmez, çöplüğüne kışkışlayıverir,

İç huzuru yerindedir.
Ne güzel
Kendini gerçekleştirmiştir. Hayatı tanımıştır. Ufak hesapları bırakmıştır.

 

En Mutlusu 4. grup tabi.


-aradı aramadı
-açtım açmadım
-nasıl sinir oldu ama
-nasıl arıyor ama .......demektense:)

Boşverir huzuru bulur:)
Horoz çöplük çöplük gezerken hatun her geçen gün gençleşir. Dertsiz tasasız. Kitaba, dergiye, gazeteye, müziğe, sinemaya sarabilir. Kendine dönen hatun kişi kendini geliştirir, ilerler.

Kendine güvenir. Ee kendine güvenen hatunun hali de başka olur. Çevresi horoz çiftliğine döner:)

:)

Bu yazıda bayanlara neden mi ağırlık verdim. Çünkü duyguları karışan bayanlar bu işin çözümünü aramaya başlarlar. Erkekler ise sorundan kaçmaya çabalar, yoksaymayı tercih ederler. 

Tüm bu senaryodaki roller de değişebilir tabi ki. Sadece mizahi bir bakış olsun istedim. 

İlişkide en güçlü olması gereken özellik iletişimdir. İletişim konusunda sıkıntı yaşamaya başlayan çiftler sorunu çözümleyemediklerinde bir süre sonra bir sarmala girerler.

İletişim, ilişkinin olmazsa olmazı bir sarmala dönüşür. İçinden çıkılmaz bir hal alır.

İlişki çiftin çocuğu gibidir. kişilerden bağımsız olarak var olur. İlişki kötü olamaz ancak kötü davranılmış bir ilişki olabilir.

İlişkinize iyi bakmanız ve ietişiminizi de o sarmala sokmadan geliştirip büyütmeniz dileğiyle.

 

Sevgilerle.

 

Psikolog Ezgi Başaran

 

Vatan Gazetesi yazarlarından Dilek Önder’e ilham kaynağım olduğu için teşekkür ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

valla arkadaşlar yazı bana şunu gösterdiki kadınların niyeti üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.bu iletişimsizliğin mağduru kadınlar,kaynağı erkekler tarzı bir düşünce her iki tarafta eşcinselliği artırmaktan başka işe yaramaz.

ALAATİNİN SİNİRLİ AMCASI 
 13.12.2009 20:32
Cevap :
saygı duyuyorum bu düşüncenize:) yanlız yazıyı fazla ciddiye almamış mısınız:) amaç okurken eğlenmekti. siz kendinizin böyle olduğunu düşünmüyorsanız lütfen üstünüze alınmayınız. saygılar:)  22.12.2009 17:46
 

Aslına bakarsanız gerçekten seven erkek yada bayan farketmez, arar sorar, merak eder...Ama biz mutlaka cılkını çıkarıyoruz ortası yok bizde ya vıcık vıcık neredeyse 24 saat beraber, ya üç güne bir :))))) hülasa insan dediğimiz mevhum tuhaf anlaşılabilseydi ohoooooooo neler olmazdı :))) o yüzden sevgiyle ve anlayışla empatiyle kalın :))))

suna gülen 
 04.11.2008 19:26
 

erkeğin gurur murur yaptığı yok...sadece istemesi ve istememesi var....aylarca kadının peşinden koşan , yalvaran ,yakaran , bin takla atan erkek değil mi? ilk başlarda herşeye evet derken sonra ki dönemde burnu!kalkıyorsa bunun tek anlamı vardır, ulaşılmazlık duygusunun verdiği haz gitmiştir zart diye durağanlığı yaşamaya başlamıştır, sonrasında ota, bota bahane bulur yada çıkan bahaneyi değerlendirir sık sık tribal enfeksiyon yaşar....triplere aldanmamak içten gelmese de kaçmak güzel taktik..hııı sürekli politik yaklaşımlarla ilişkiyi sürdürebilmek ne derece sağlıklı o da ayrı tartışma konusu tabii ki ....maalesef hayat formüllerle kolaylaşmıyor , o anlık psikoloji ve ruh hali belirliyor verilen tepkileri...

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 25.09.2008 17:27
Cevap :
Doğrusu ben de sizin yorunlarınıza hasret kalmısım:):) Kessinlikle katılıyorum size.Bal damlamış. Anlık duygusal tepkiler aşkı yönlendiren bir fırtına gibi. Sevgilerle  26.09.2008 19:21
 

Telefon icat oldu davranışlarda değişti. yalanlar çoğaldı. Yüzsüzlükler çoğaldı. Baştan atmalar çoğaldı. Birini ararsın işim var şu anda başka zaman der. Yada evde misafir var gelemem der. Belkide o anda yalan rüzgarını izliyodur. :) Ticari açıdanda böyle. Alacağın için ararsın abi gümrükte tırlarımız döndü. Maalesef ödeme yapamayacağız der. Aslında tırlar o anda hollanda karayolundadır. Yüzüne karşı söyleyemediklerini mesaj atarak söylemek daha kolay oldu. Aşk telefona dökülür oldu. Sevgililer birbirine artık aşkım demek yerine alom diyecek kadar oldu nerdeyse. Konuyla ne kadar alakalı bilemiyorum ama telefonla ilgili olduğu için bu yorumu yapmaktan alıkoyamadım kendimi. Ben telefonla aramaktan ziyade kapısına gidip bu kadar ayrı kalmak için uzun yaşamamız yok derim. Hangi sınıfa girerim bilmem ama onu kaybedince sınıfta kalacağım kesin.

Perfect Storm 
 25.09.2008 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 176
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 4475
Kayıt tarihi
: 10.04.08
 
 

  Kolektif Psikoloji'nin Kurucularından Psikolog Ezgi Başaran Bireysel Terapi, Grup Terapiler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster