Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '17

 
Kategori
Engelli Eğitimi
Okunma Sayısı
82
 

"Aşırı koruyuculuğun zararları"

"Aşırı koruyuculuğun zararları"
 

Salih Arıkan Bilgisayar kullanıyo


Yapamadığımız işlerde birilerinden yardım alırız. Bu da yardımlaşmayı arttırır. Ancak yapabildiğimiz yapabileceğimiz her işi bizim adımıza birisi  aparsa birilerine bağımlı yaşamış oluruz. Arkadaşlar anlatmıştı. Bir yurtta görmeyen bir arkadaşla egelsiz bir arkadaş olmuş gören onun her işini yapıyor çamaşırlarını yıkıyor geçinip gidiyorlar. Bir gün bizim arkadaş falanca benim çoraplarımı niye yıkamadın deyince ip kopuyor. Özellikle engelli çocukların yapması gereken birçok işini ailesi yapar. O da çocuğun belli becerilerini geliştirmesini engeller. İleri yaşlarda bu becerileri kazanmasında oldukça zordur.

Görmeyen çocuklara küçük yaşlarda beyaz baston eğitimleri verilmeli çevre tanıtılmalı. Evde yaşına uygun sorumluluklar verilmeli. Körler okuluna başladığı dönemlerde bilgisayar kabartma yazı bağımsız hareket eğitimi verilmeli. Diğer engelli çocuklarda ailede sorumlukları yaşına ve engelline göre paylaşmalı. Kaynaştırma eğitimine giden engelli çocuklar derneklerle yakınlıkları olmalı yaşadıkları sorunları ve tecrübeleri çözümlerini diğer engelli arkadaşlarıyla paylaşmalı. Okullarını bitiren engelli çocuklar evlerine kapanmamalı toplumun içine karışmalı. Dernekler, kütüphaneler, belediye çalışmaları gibi kurslar eğitimler içinde olmalı. Aileler çocukları aşırı korumamalı. İşlerini kendi başlarına yapabileceklerini anlatmalı, engelli çocukları desteklemeli, engelli çocukların sanat, spor ve benzeri hobi çalışmalarının içinde olmalı. Lise dönemlerinden itibaren her yere kendi gidip gelebilmeli. Son yıllarda engelli çocuklar servisle okula gidip gelmektedirler. Anneleri akşama kadar okulda kalmakta ve öğrenciyi hiç yalnız bırakmamaktadır. Bu da ayrı bir yanlıştır. Anneler çok önemli bir sorun yoksa servisle gidip gelmemelidir. Bir gün çocuklarını yalnız bırakmak zorunda kalacaklarını unutmamalıdır. Liseden itibaren de özelikle görmeyen çocuklar her yere beyaz bastonlarıyla birlikte gidip gelmelidir. Görme engelli çocuklara yaz döneminde yatılı olarak bir ay beyaz baston eğitimi, yüzme ve farklı sanat etkinliklerinin düzenlendiği yatılı bir gönüllü eğitim verilmeli. En azından ikinci kademede kış döneminde servisle giden öğrenci yaz döneminde bir yatılılık tecrübesi edinmelidir.

Biz ilkokuldan itibaren yatılı okuduk, yetim gibi büyüdük. Bu yanlıştı. Şimdiki çocuklarda servisle gidip geliyor. Bizim gibi yetim büyümüyorlar. Yalnız hiç yatılılık tecrübesi de görmüyorlar. Bence bu da yanlış. Küçük yaştan itibaren yatılılık tecrübesi bizden çok şey götürdü. Şu da unutulmamalıdır. Kazandırdıklarınıda inkâr edemeyiz. Programlı ve disiplinli bir hayat  tarzı kazandırdı. Hayatla tek başına mücadele etme gücü kazandırdı. Yaz dönemlerinde de olsa kısa süreli de olsa engelli çocukların yatılılık tecrübesi yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Aileler aşırı korumacı bu korumacılık çocuğun gelişimini engelliyor. Kısa süreli yatılılık tecrübesi belki de çocuğa kendi başına kaldığında mücadele etmesini sağlar. Yaz Kur'an kursları, beyaz baston, yabancı dil gibi yatılı yaz kursları ve düzenlenecek yaz kamplarına engellilerde katılmalı. Ben iki dönem izci kampına katılmıştım. O dönemde yüzmeyi öğrendim. Ben küçükken babam beni istemediğim halde suya daldırıp çıkardığı için bir su korkum vardı. O yüzden ilkokuldaki yüzme kursuna katılamamıştım. Arkadaşlarım hatıralarını anlatınca üzülürdüm. Yaz kampında psikolog arkadaşlar ve bir ekip birleşti ve su korkumu yenerek yüzmemi öğrenmeme yardımcı oldular. Üç beş kişi ellerinden sal yaptılar yüzmeyi öğreninceye kadar arkadaşlarımın kollarında yüzdüm ve öğrendim. Her yüzüşümde onlara dua ederim. Bizde çocuklarımıza hayatı öğretelim. Hayatın acı tatlı olduğunu ve mücadele etmeden bir kazanım elde etmemizin zor olduğunu anlatmalıyız.

Kaynak:

https://beyazayizmirhaberler.blogspot.com.tr/2017/02/asr-koruyuculugun-zararlar.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1156
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 63
Kayıt tarihi
: 17.11.16
 
 

1977 Manisa Akhisar'da doğdum. 1986 İzmir Bornova İzmir Körler Okulu'na başladım. 1997 İzmir Karaba..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster