Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
801
 

"Aşk" bir iyileşme programıdır.

"Aşk" bir iyileşme programıdır.
 

Aşk; kendimizde mevcut olan "beyaz gölgenin" yansıması olarak görmeyi seçtiğimiz kişi ile kurulan ilişkidir. 

Beyaz gölge; kişinin kendinde olduğunu farkında olmadığından gizli kalmış/gölgede kalmış olan pozitif, olumlu özelliklerini temsil eder. Yansıma olan beyaz gölge bu yolla "siyah gölge" dediğimiz tekamülde noksan kalmış yönlerimizin şifalandırıcısı olacaktır. Aşk bu anlamada bir yanılsamadır.
 
Bu seçimin amacı; kendimizde fark edemediğimiz siyah ve beyaz yanların o kişiye projekte edilmesidir. Aşık olunan kişi bu yolla tekamülde bize yardımcı olacak kişidir.  O acıları iyileştirme ve kendini keşfetme sürecidir.
 
Aslında kendimizde olanı fark etmeyip, "o" dediğimiz aşık olan kişide hangi yönümüzün şifalanmaya ihtiyacı varsa o enerji ile parelel, aynı frekansta kişiyi kendimize çekeriz. Sonuçlarından memnun olsak da olmasa da o denilen aşık olunan kişi sizdeki siyah ve beyaz gölgelerin aynada size gözüken halidir.
 
Bununla beraber biz geliştikçe aşık olunan da değişir...
Gölgeler ışığa kavuştukça, gerekli dersler alındıkça; aşk da kişilerle beraber tekamül eder.
 
Kişinin bireysel gelişimi devam ettikçe aşık olunan kişi/kişiler çeşitlilik gösterir. Çünkü kendini geliştiren kişide ruhsal anlama ilerle olur. Eğer, gelişimini aşık olunan kişi ile parelel olarak sürdürebilirse, dönüşüm de beraber sürer.
 
Aşk sandığımız hallere gelecek olursak...Tensel çekimden kaynaklı bedensel coşkunun kimyasal sürecinin bizleri soktuğu ruh halidir ve hormonaal bir süreç olup sonludur...
Duygusal aşktaki durum ise; aşık olduğumuzu sandığımız kişi ile yakaladığımız beslenme halidir. Bu durumda seçilen kişi bizim duygusal beslenme ihtiyacımızın yansımasıdır
 
Zihinsel aşk denen durumda ise; aynı dili konuşup aynı bakış açısına sahip olunması durumunun verdiği heycan aşk sanılandır. 
 
Ruhsal aşk ise;aşk kavramının gerçek anlamıdır... klasikleşmiş filmlere, romanlara konu olan aşk bu türe örnektir.Burada ruhların birbirine akışı söz konusudur. Kişisel irade neredeyse tamamen ortadan kalkar. Rahmani / Uhrevi aşk dedğimiz boyuta geçişin anahtarıda olabilir.
 
Sevgi ve ışıkla,
Ayna
 
28102011
 
mine objektif bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Aşk Kadına özgü bir histir.Anlamakta güçlük çekmemizin sebebi bence budur..Kadın aşkı içinde biriktirir ve patlama anında karşısında bir ayna gördügünde ona yönlendirir,aynadan dönen kendi hisleridir aslında ve ne yazıkkı erkegin bi işlevi yoktur aslında..bi kadını ancak 1000 iyi kitap okumuş erkek belki anlayabilir...:)

sırça 
 18.12.2011 10:47
Cevap :
Eril yanını baskın halde tutan erkeğin aşkı kadın kadar derin ve o düzlemde yaşaması mümkün olamayacaktır. Bu konuda size katılıyorum. Amaç eril dişil dengesine varabilmek olmalı.. Sevgi ve ışıkla, Ayna  18.12.2011 16:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1811
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster