Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
811
 

"Aşk: Geçici bir ruh hastalığı olup, evlilikle tedavi olur" [2]

"Aşk: Geçici bir ruh hastalığı olup, evlilikle tedavi olur" [2]
 

Evlilik kadınla erkeğin bütünleşmesidir.. ki hangi bedende bütünleşeceklerinde bir türlü anlaşamazlar!

Evlilik öyle bir altın kafestir ki, içeridekiler dışarı kaçmaya, dışarıdakiler içeri girmeye çalışır! Evliler nedense evlilik üstüne düşüncelerini bekar arkadaşlarına bol bol öğüt vererek, bedavadan dağıtarlar. Oysa edindikleri tecrübeleri ciltler halinde yazsalar epey para kazanabilirler!

Özellikle evlilikten ağzı yananlardan biri arkadaşlarına öğtü veriyormuş: "Anladık... İnsanın anne ve babasını seçmesi mümkün değil. Ama hiç olmazsa kaynanasını ve kayınpederini seçerken dikkatli olması gerekir!"

Bedava öğüt vermek talı gelmiş olacak ki, baba, çocuklarına eski aile fotoğraflarını gösteriyormuş:

"İşte bu resim kaynanamın, saniyenin yüzde birinde çekilmiş bir fotoğrafı..."

Çocuklar şaşırmış: "Amam nasıl...?"

Baba gayet serinkanlı: "Ağzı kapalı evlat, ağzı kapalı..."

Ambroce Bierce, "Şeytanın Sözlüğü"nde bu iş en güzel şekilde tarif eder ki, bize de şapkja çıkarmak düşer: "Aşk: Geçici bir akıl hastalığı olup, evlilikle tedavi olur."

Kadınlarla erkekler, evlilik konusuna farklı yaklaşırlar.

Belki de tek anşatıkları konu da bu farktır: Çünkü evlilik konusu tüm kadınların anlaştığı, tüm erkeklerin ise anlaşamadığı baş konudur!

Kadınlara göre evlilik, düğün gecesiyle başlayan neşeli bir oyun...

Erkeklere göreyse, ölümle biten bir dram!...

Farklar güzeldir, düşüncelerin ufkunu genişletir, ilişkilere taze bir nefes katar. Üstelik hiç kavga etmemiş evlileri bulmak mümkün değil. Sınırları zorlamayn her karı-koca tartışması, evliliğin tuzu biberidir.

İlişkiler hayat gibi alçalaır ve yüskelir. Bu nedenle bakış farklılııkları, ufak tartışmalar, evliliğin heycenaını ve zevkini arttıtan minik kıvılcımlardır.

Ama yangın çıkarmamak koşuluyla!

Madame de Rieux, "Evlilik erkeklerin özgürlüklerini, kadınların mutluluklarını ortaya koydukları bir piyangodur." derken de bunu kastetmiştir.

Her iki taraf fedakarlık yapmayıp, uyum göstermezse, kaybeden aşk oluyor çünkü...

Bunu alanlar şunu da aldılar:

Beş mutluluk hapı: [1]

Olumluluk: Her gün gördüğünüz eşinize karşı özenli olmanız gerekiyor. Eşe güler yüzlü olmak, ona gününün nasıl geçtiğini sormak, empati gösterebilmek, saygılı olmak, yargısal eleştiriden uzak durmak çok önemli. Ancak mihenk taşı, espri anlayışı... Bir tartışmayı olumlu bir tartışma haline dönüştürebiliyorsanız, anlaşmazlıkları çözmekten yanaysanız, eleştirileriniz can yakıcı değilse, sürekli yakınmıyorsanız hal ve gidişiniz ''pekiyi'' demektir. ''Her beş olumlu davranışa bir negatif davranış'' kuralını yabana atmayın!

Açıklık: İlişkiyle ilgili konuşmak ve eşinize hislerinizi anlatmak çok önemli. Açıklık bazen iyi, bazen kötü sonuç verebiliyor. Açıklığın ne kadar olduğu ve dozu çok önemli. Eğer bir ilişki hakkında sabahlara kadar konuşuyorsanız, o da iyi değil. Erkekler, bir ilişki hakkında konuşurken ''sorun mu var?'' endişesini yaşıyor. Kadınlar ise konuşmaktan zevk alıyorlar. Bu yüzden farklı sorunlar yaratabiliyor açıklık.

Bağlılık: İlişkide bağlılığı ifade eden sözler ve davranışlar çok önemli. Eşe olan sadakati, ilişkinin geleceğine olan inancı ve güveni vurgulamaktan korkmayın. ''Beraber yaşlanacağız'', ''çocuklarımız, torunlarımız olacak'', ''ilerde şöyle yaparız, böyle yaparız,'' türünden klişe sözleri duymaya insanların ihtiyacı var. Olumluluktan sonra gelen en önemli faktör bağlılık. Zaten ömür boyu beraber olmak için evleniyoruz, ama bir süre sonra bunlar unutuluyor. Hayatın gidişatı içinde insanlar bunu ifade etmekten uzak kalıyorlar. Birbirinize küçük notlar iletebilir, mesajlar atabilirsiniz. ''Nasıl olsa benim ona karşı ne kadar sadık olduğumu biliyor,'' demeyin.

Sosyal çevre: Ailenin ve ortak arkadaşların evliliğe katılması olmazsa olmaz bir kural. Ama bu, erkeğin ve kadının kendi arkadaşlarıyla takılması anlamına gelmiyor. (Mutlu evlilik için en gerekli şeylerden biri de, eşlerin kendi ailelerinden bağımsız olmaları. Özellikle erkeklerin ailelerinden kopabilmiş ve bireyselleşmiş olmaları evliliklerini olumlu etkiliyor. Ancak, ülkemizde hem erkekler, hem kadınlar fazlasıyla ailelerinin etkisi altındalar.) Türk toplumunda ailelerin evlilikler üzerinde büyük etkisi var, bunun yanı sıra ortak arkadaşların, sosyal ortak çevrenin oluşması da çok önemli.

Sorumlulukları paylaşmak: Evin içinde ya da dışında yapılması gereken işleri paylaşmak mutluluğu artıran bir faktör. ıki tarafta eşit ve kendi üzerine düşen işi yaptığını hissediyorsa bu evliliği kesinlikle olumlu etkiliyor. Kadınlar, erkeklerin üzerine düşeni yapmalarından memnun oluyor.

[1] Radikal gazetesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3549
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster