Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
3656
 

"Aşk tesadüfleri sever" İzledim aşık oldum

"Aşk tesadüfleri sever" İzledim aşık oldum
 

Dün akşam üzeri, bütün yorgunluğuma, bütün sıkıntıma, beni eken arkadaşıma ve yağmura rağmen ve yağmurlarda ıslanmak pahasına da olsa sinemaya gittim. Tesadüfen değildi gidişim; planlamıştım. Bu yüzden her şeye rağmen gittim. Bugüne kadar bir çok kez çarptı gözüme, "Aşk tesadüfleri sever" blogları o yüzden yazmayacaktım. Ammaaa, filmi izleyince, izlerken "aşık" olunca yazmama niyeti filan kalmadı. Eve döndüğümde yazacak mecalim olsaydı hemen yazacaktım ya o kadar da uzun boylu değildi.

"Bostancı dolmuş kuyruğunda
Sen başta ben en sonda
Öylece beklemişizdir...
Sabah 7:30 vapuruna
Sen koşa koşa yetişirken,
Ben yürüdüğümden kaçırmışımdır
Aynı anda başka insanlara,
Seni seviyorum demişizdir....
Mutlak güven duygusuyla,
Başımızı başka omuzlara dayamışızdır
Olamaz mı?
Olabilir.

Onca yıl sen burada
Onca yıl ben burada
Yollarımız hiç kesişmemiş
Şu eylül akşamı dışında"

Daha yeni yazdım, Kayahan şarkısının yüreğimde yaşattırdıklarını; "Seni seviyorum diye senden önce başka hiç kimseye söylemedim dersem yalan olur" diyerek ya, Özgür, Deniz'in gözlerinin içine bakarak, bu şarkıyı söylemeye başladığında, "Aynı anda başka insanlara / Seni seviyorum demişizdir..." dediğinde gülümsedim. Daha önce hiç dinlememişim bu Bülent Ortaçgil şarkısını, iyi ki ilk böyle bir filmde adeta yaşayarak dinledim.

Şarkıda anlatılanlar film gibiydi ya da bu filmde anlatılanlar şarkıdaki gibiydi... şarkı gibiydi. Çocukluktan itibaren birbirine değen ya da teğet geçen yaşamlar ve bu yaşam içinde çocukca filizlenen, sonra unutulan ya da Müslüm Gürses'in "Aşk tesadüfleri sever/ Kader ayrılıkları/ Yıllar geçmeyi sever/ İnsan aramayı" şarkısındaki gibi, kaderin getirdiği ayrılıklarla bir kenara bırakılıp, umutla beslenen aşk. Sonra tesadüfen bir araya geliş ve geçmişte yaşanan tesadüfleri; karşılaşmaları ya da karşılaşamayışları anımsamak. Öyle bir anlatılmış ve şarkıda da söylediği gibi, öyle bir "olabilir" denmiş ki! Hele Özgür, o gülen gözleriyle, o aşık bakışlarıyla "Olabilir mi?" diye sorup sonra "Olabilir "dediğinde, öyle bir diyor ki!.. Gel de inanma, gel de aşık olma! Bir oyuncuya; erkeğe aşık olmak, bu kadar mı yakışır? Yakışır. Yaşamda ayakta kalmak, birey olmak adına verilen savaş, aileye karşı çıkış bu kadar mı doğal anlatılır? Anlatılır. Bir kadın, bu kadar mı güzel evlenmek üzere olduğu sevgilisinin gözlerinin içine bakıp öfkesini, kırgınlığını ifade eder? Edebilir. Bu kadar mı güzel, evleneceği adam, mesleği ve ailesi arasında kalır insan? Kalır. Ve bütün bunların üzerine, tesadüfen rastlaştığı çocukluk aşkı. Öyle bir aşık ki, artık tesadüfleri beklemeyeceğini, kadere karşı duracağını gösteren bir aşık. İşte böyle bir aşık için her şeyden; candan bile vaz geçilmez mi? Geçilir.

Ve bütün bunları anlatırken, çocukluğuna, çocukluğunun mahallesine, sokağına, sadece onlar dönmüyor siz de birlikte dönüyorsunuz. Biz de sokakta oynardık, kavga eder, bisiklete binerdik. Aşık olurduk komşunun oğluna ama o bile bilmezdi. Annemiz ev hanımıydı, evi çekip çevirirdi, babamız para kazanıp eve bakardı. Ve bütün çabaları evlatlarını "iyi" yetiştirmek içindi. Mahalleliyi tanırdık, oturanı da bizdendi, esnafı da. Sefertasları vardı yemek götürülen... kurşun kalem açılan, masaya monte edilmiş büro tipi açacaklar... kasetçalarlar, hani iki düğmesine basıp ses kaydı yaptığımız. Bizim zamanımızda da vardı hani "Bu kapıdan çıkarsan bir daha dönme "deyişler ve affedişler.

Bir filme gidip aşık olmak mı?

Olamaz mı?

Olabilir...

İyi aşık olmalar, ay yanlış oldu; iyi seyirler olsun.:)

Emeği geçen herkesin emeğine, aklına ille de yüreğine sağlık.

Ömer Faruk Sorak yönetmenliğinde yapılan filmin oyuncuları:

Mehmet Günsür(Özgür) Belçim Erdoğan(Deniz), Altan Erkekli, Şebnem Sönmez, Ayda Aksel, Cezmi Baskın, Batuhan Karacakaya, Yiğit Özşener, Hüseyin Avni Danyal, Öykü Çelik, Caner Karamukluoğlu, Reyhan Asena Keskinci, Arif Keskiner, Yılmaz Gruda, Zafer Demircan, Ayşe Arman, Berkant Keskin, Berna Konur, Hakan çimenser, Pınar Çağlayan, Ümit Bülent Dinçer

Senaryo: Ipek Sorak, Evren şit/ Yapımcı: Oğuz Peri / Görüntü Yönetmeni:Veli Kuzlu Müzik:Şebnem Ferah, Teoman, Demir Demirkan, Müslüm Gürses, Ozan Çolakoğlu, Redd, Tanju Okan, Tnk, R.e.m.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşamın içindeki tesadüfleri bulup yaqkalamak daq böyle bir şey olmalı... Çocukluk aşklarını yıllarca sonra özenle yaşayan eşi bypas olduğunda üzerine titreyen sevgili arkadaşım Meral'a da burdan binlerce sevgi...

Müyesser Saka 
 06.03.2011 16:56
Cevap :
Ve, başkasını bilmem ama ben hayatımın başrol oyuncusuyum :) Çok teşekkürler yorumunuz için. Size ve sevgili Meral Hanım'a ve eşine sevgilerimi yolluyorum, aydınlık selamlarımla.  06.03.2011 20:37
 

Ben de izledim o filmi sevgili yazarım. Sonlara doğru, " ama bu kadar da tesadüf olmaz ki canım !" dediğim yerler olduysa da, film hoşuma gitti.. :) Mehmet Günsür'ün kendisini de, oyunculuğunu da çok severim. İtiraf etmek gerekirse, öncelikle Günsür için gittim filme, daha sonra da "aşk"'ı anlattığı için gittim.. İçinde Ankara olduğu için gittim.. Tek başına yapılabilecek en iyi aktivitelerden biri olduğu için gittim.. Son sahne çok duygusaldı ama ! Mendilsiz yakalandım. Ve niyeyse, gözyaşlarımı çaktırmamak için de baya çabaladım. Halbu ki herkes ağlıyordu :) Sevgilerimle yazarım..

Mor Okyanus 
 25.02.2011 20:17
Cevap :
Ben "Aynı gün doğduysa insan ve seviyorsa birbirini, aynı gün ölmeli" diye düşündüm :) Film izlemek için gittim ve Mehmet Sungur'u çok beğendim; hele merdivenlerden çıkarken yaşadığı hava açlığı!.. İçim acıdı. Yaşantısındaki değişimleri yansıtan, saç şekilleri de çok yakışmıştı doğrusu; hani ne derler her haliyle yakışıklıydı da "Dünya ahret sevkülüm olsun" diyemiyorum yaşı küçük :) Çok teşekkürler paylaşımızın için. Sevgiler, aydınlık selamlarımla.  25.02.2011 21:53
 

Ben öyle iki damlayla zatürre olacak adam mıyım!! İki gözü iki çeşme olacak ki!! Belki!!

Ahmet Balcı 
 25.02.2011 9:47
Cevap :
Beddua olur mu, evdeki sultanı bir kenara bırak, aşık olursan; Hale, Lale, Jale ne yapacak? Kim vurduya gitmek var işin ucunda Sayın Balci. Ben Ertuğrul Ata ile Kerem'i düşündüm senin anlayacağın. (Post-itime not: İstanbul'da da iki gözü iki çeşme ne yağar ya diyeceğim ama, selleri düşününce vaz geçtim)  25.02.2011 10:53
 

Beceremiyorum aşık olmasını ama!! Yağmurlu bir güne denk getireceğim! Aşık olamazsam zatürre olurum!!

Ahmet Balcı 
 25.02.2011 5:59
Cevap :
Zatürre olmak senin için daha hayırlı olabilir, Sayın Balcı!!!  25.02.2011 9:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 2556
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3222
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster