Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1339
 

"Aşk Tesadüfleri Sever"

"Aşk Tesadüfleri Sever"
 

Bugün de bitermi acaba dediğim günlerden biri, topuklu ayakkabı, içinde bir türlü rahat edemediğim şık elbise, yoğun bir iş günü, yüzümdeki polyanna maskesi...Çok bunalmıştım, bir an önce eve gitmeliydim ama orada daha çok iş vardı, ilgi bekleyen iki kuzu, yemek, iş... oooo yok yok ben önce bir sinemaya atayım kendimi. Hem biraz dinlenirim, hem de çok övülen "Aşk Tesadüfleri Sever" filmini izlerim dedim iç sesimle ve boğucu günün sonunda doooooğru sinemaya.

Son yılların en romantik filmi diyebilirim gönül rahatlığı ile dostlar. Sizi geçmiş yıllara götürerek nostalji yaşatıyor sık sık... Film Ankara'da başlıyor, İstanbul'da devam ediyor. Başarılı bir yapım, kız güzel, oğlan yakışıklı...bütün oyuncular birbirinden başarılı ve hiç biri sırıtmamış filmde, çok emek harcanmış belli, içi boş bir yapım olmamış, kutluyorum emeği geçenleri. Belçim Erdoğan'ı şaşırarak izledim, çok başarılıydı. Yer yer boğazınızın düğümlendiği sahneler de var, fakat final daha farklı olabilirdi. Müzikler müthiş etkileyici. Tesadüf sayısı biraz abartılı gibi geldi bana ama neyse. Çok detaya girmeyeceğim, keyifli bir nostalji yaşamak isterseniz, izleyin izlettirin dostlar.

Çıkışta harika bir hava vardı dışarıda, ince ince bir yağmur, ılık bir hava...ohhh be nefes almak ne güzel! Şemsiyemi açmadım, kapşonumuda geçirmedim karışık kafama, varsın ıslansın fönlü saçlarım, yüzüm, gözüm, aksın makyajım, zaten düğüm düğüm olmuş boğazım film izlerken, yaşlarda aksın gözümden ne olacakki!

Saatlerce yürümek istedim karanlıkta, ama o da ne! eve gelmişim bile, ahh keşke yol biraz daha uzun olsaydı diye iç geçirdim, bu güzel havanın biraz daha tadını çıkarsaydım dedim kendi kendime.

Eve girip anne moduna geçme zamanı şimdiiii. Ama önce bunları yazmalıyım. Asansörde açtım çizmelerimin fermuarını, sessizce kapıyı açtıııım (boşuna sessiz davranmışım) karşımda iki çift pırıl pırıl parlayan göz! Ayyyyy çok sıkıştım deyip attım kendimi banyoya elimde çantam, üzerimde montumla. Çantamda her daim hazır bulunan kalem ve kağıdımla buluştum önce, sıcağı sıcağına yazmalıydım..

Gözümün nurları iki dakikada bir kapıya vuruyorlar; önce ufaklık:

-anneeeeee ne zaman çıkacaksın

-geliyorum tatlımmmmm

az sonra karabiberim Efe'm:

- anneeeeeee hadi yaaa bişey anlatıcam sana

- oğlum tamam geliyorummm

sıra minikte:

-anneeeeeeeeee daha bitmedimi?

-10 dakikaya geliyorum çocuğum!

-neeeeee 10 dakikamı?ama ben çoook acıktımmmmmmmm!

Yeter bu kadar lüks Nezahat, hadi çık artık (iç sesim)

Gün yeni başlıyormuş gibi bir enerji bir enerji bende, gün içindeki bunalım halimden hiiç eser yok, sanırım çocuklarımın bitmek bilmeyen enerjileri bana yansıyan. Yemekti, dersleriydi, sohbet kahkaha derkennnn uyku saatleri gelmişti. Anneeee yanımda yatarmısın beş dakika, hayır önce benim yanımda yatıcak tartışmasından sonra ufaklığı ikna edip, önce abinin yanında yatak keyfi, ardından Bora'm ile. Bütün masumiyetleri ve mutlu suratlarıyla uykunun kollarında onları izledim ve koklayarak kocaman bir öpücük kondurdum bal suratlarına.

Alıştılar kuzularım çalışan anne ile yaşamaya, erkenden, minicik yaşta sorumluluk almaya, kapılarını kendi kendilerine açmaya, hep akşamları birlikte bişeyler yapmaya, her şeyi akşama saklamayı, özlemeyi, konuşmayı, sohbeti, paylaşmayı....

Ayaklarımı uzatıp kitap okuyacaktım, hiç halim kalmamış, kitabın sonunu da çok merak ediyordum ama neyse ...

Çok şükür Allah'ım, yaşattığın bütün güzelliklere, verdiğin vermediğin her şeye binlerce şükür...

Yukarıdaki yazdıklarımı okudum da; filmden çok kendimi, günümü anlatmışım neredeyse!

Sevgiyle, sevginizi hakedenle kalın dostlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Filimde tesadüf sayısını ben de abartılı bulmuştum. Yinede hoş bir iş çıkarmışlar. Olayların Ankara'da geçiyor olması ise bir Ankara'lı olarak beni yakalamıştı. gününüz telaşlı geçmiş ama güzel bitmiş :) sevgiler, selamlar...

vi/dan 
 09.05.2011 12:04
Cevap :
Teşekkürler ziyaretine sevgili vi/dan:))keyifli günler diliyorum sizede.  25.05.2011 15:37
 

Çok haklısın, gerçekte herkesin yaptığı o. İzlediklerimizde, dinlediklerimiz de ya kendimizi buluruz ya da olmasını istediklerimizi. Genelde çoğu zaman bize uymasa da, yine de vaz geçmeyiz insanlığın bu en eski huyundan. Sanki bizi azıcık güzelleştiriyor gibi de gelir bana çoğu zaman. İzlemesek, seyretmesek, dinlemesek nasıl aklımıza düşer ya da nasıl yoğunlaşır duygular, aklımızda olmayan bir konuya.

Ahmets 
 30.03.2011 15:37
Cevap :
Selam Asında güzelleştirmesinden ziyade; sanki biraz kafamızı dağıtmak, günlük rutinliklerden uzaklamşak da iyi geliyor insan bedebine ve ruhuna. Arada bir ödüllendirmeliyiz kendimizi:)) Saygılar  05.04.2011 10:51
 

çoğu zaman mutlu zamanlar hep bir tesadüfle başlamıştır, belki de hep bir tesadüflerdir umut edilen hayaller... tesadüfen, tesadüfi bir tesadüf ama mutlu ve huzurlu zamanlara bir tesadüf olsun, teşekkürler :)

erol aslan 
 13.03.2011 14:26
Cevap :
Selam. Tesadüfler hoşluk katar insan hayatına, ama filmde biraz abartılmış. Teşekkürler ziyaretinize. saygılar  18.03.2011 15:01
 

film fantastik falan filan; kısaca beğenmedim. Ona kızgınlığıma ya sonra filmine canım çekmiyor. Ama sneinle çocuklar filmden de güzeldi. Harikaydı.

yekruseha 
 01.03.2011 8:26
Cevap :
Ya sonra filmi nide pe övüyorlar ama ben de izlemedim daha Yıldızcığım. hangi filmi izlersek izleyelim, evdeki film başka oluyor:))Teşekkürler samimi düşüncelerine, sevgimle  01.03.2011 17:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 782
Toplam mesaj
: 148
Ort. okunma sayısı
: 2048
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

1974 Bremen doğumluyum. Hayatın Med-Cezir'lerle dolu olduğuna inanırdım; yaşaya yaşaya anladım ki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster