Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
444
 

"Ayakkabılı" sosyal demokratlar

"Ayakkabılı" sosyal demokratlar
 

Zülfü Livaneli, 2002 seçiminden sonra CHP’li Mehmet SEVİGEN’in evinde bir araya gelinmesinden söz ederken “terlikler giyildi, 18 çeşit yemek geldi” diyor…

Ben, o yemekli ve “Terlikli” toplantıda neyin konuşulduğunun bu gün hiç önemi olmadığını düşünüyorum. Ancak tarihe bir “Anı” olarak geçer ve orada kalır.

Ben başka bir şey anlatmaya çalışacağım. Lütfen bu konudaki olumlu veya olumsuz, görüşlerinizi mümkün olduğunca iletirseniz sevineceğim, çünkü merak ediyorum…

Yazımı yazmadan evvel tekrar haberle ilgili son gelişmeleri almak için internete daldım. Bu haberle ilgili evsahibi Mehmet SEVİGEN de benim yazacağım konuya aslında cevap vermiş bir anlamda…

Ben, sosyal demokrat düşüncenin sahibi birisiyim. O nedenle de bu güne kadar hep bu yönde yazdım, çizdim ve çalıştım.

Amacım, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel niteliklerini korurken, aynı zamanda milletimin huzur ve refahı ve bu konuda ne gibi katkılarım olabilir onu düşündüm. Çünkü benim için “Sosyal demokrat” olmak bunları düşünmek demektir.

Ahlaklı olacaksın, ülkenin çıkarlarını, birliğini, bütünlüğünü savunurken, ortak gelirlerin insanlar arasında emeğe göre hakça paylaşılmasından yana olacaksın.

Diğer taraftan…

İnançlarım, benim bileceğim şey. Benim inançlarıma kimsenin karışmasını istemediğim gibi, kimselerin inançları da benim ilgi alanım değil…

Eğer “İslamiyet”i tartışacaksak, oturur aklımızın erdiği kadar tartışır, fikirlerimizi söyleriz. Ama kimsenin inançlarına müdahale etmek aklımızdan geçmez.

Şimdi gelelim “Terlik” meselesine…

Benim evime gelen misafirlerimin, ayakkabılarını çıkarmalarını isterim…

Hemen her yerinde seccade serilmeden bile namaz kılınabilen bir eve, ayakkabı ile girilir mi ya…

Bizim kültürümüzde, ev içine ayakkabı ile girmek var mı? Benim bildiğim yok. Ama Zülfü LİVANELİ gibi “entel-dantel” takılanlar evlerine ayakkabı ile giriyorlarsa, o da beni ilgilendirmez. Ben bir misafirliğe gittiğimde girişte mutlaka ve mutlaka ayakkabımı çıkartmaya yeltenirim ve çıkarırım da. Ne zaman ki evsahibi “Terliğimiz yok, biz ev içinde ayakkabı ile dolaşırız” derse o zaman ayakkabımı çıkarmam. Çünkü ev değil, o zaman kirlenen ayaklarım olur…

Ve şaşırıyorum…

Bu kadar toplumdan ve gerçeklerinden, geleneklerinden, örf ve adetlerinden kopuk olanların neresi “Sosyal demokrat” oluyor ve ev içinde terlik ile dolaşmayı “Avamlık” olarak görüyorlar?

İşte kendilerine “Sosyal demokrat” süsü veren bu kesimin, neden başarılı olmadığını ne yazık ki bir kez daha anlamış oluyoruz.

Kendi kendilerine soruyorlar…

“Nerede yanlış yaptık da başarısız olduk” diye…

Ben de onlara soruyorum…

Nerede doğru yaptınız Allah aşkına onu söyleyin…

Bir yazımda “Sosyal demokrat olarak bir kere doğru yapın da üç-beş dişimi kırayım” dediğim yazıma Ahmet YILMAZ kardeşimiz “Dişlerinize yazık” diye beni uyarıyor…

Vallahi de doğru söylüyor, billahi de… Ev içinde ayakkabı ile gezmeyi “Sosyal demokratlık” sayanlardan ne hayır gelir?...

25 TEMMUZ 2007

Fotoğraf: Evimin içinden "Terlik" manzarası

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili ağabeyim, İbrahim PEKBAY, bizlerin de geleneği taaa Kayseriden berim çocukluğumuzdan beri, ve şimdide çocuklarım, hiç bir zaman eve ayakkabıyla girmeyiz. Kapının önünde çıkarılır ve terlik giyilir. Ve gelen misafirlerde öyle, bizde misafirliğe gidersek aynısıdır. Kendisi Avrupa da yaşadığı için, böyle yapmak istiyor olabilir. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum, kardeşiniz ohannes.

Ohannes 
 29.07.2007 2:59
Cevap :
Değerli Kardeşim... Elbette "Sosyal demokrat" olmak, halktan kopmak demek değil. Bunlar, halktan koptular, farkında değiller. Sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY  29.07.2007 13:22
 

İbrahim Bey, oğlumun sağlığı şu an gayet iyi, ilginiz için çok teşekkürler sevgili blog dostu. saygılar.

NİLGÜN BURSA 
 28.07.2007 19:38
Cevap :
Sayın Çakıcı... Allah ona bir daha sağlık sorunları yaşatmasın inşallah... Bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  28.07.2007 21:29
 

Vladimir İlyiç, Karl Kaustky'ye boşuna mı dönek demiş? diyesim geliyor. Özünden kopmadan sosyal demokrat olabilmek...Çok mu zor? Demek ki bu sosyal demokratlar bazen hak ediyorlar. Her zaman söylediğim gibi, art niyetsiz samimi sol, dünyanın vicdanıdır. Yazınız ve verdiğiniz öz eleştiri için tebrikler diyorum.

Baver Ergun 
 27.07.2007 12:32
Cevap :
Sayın Baver ERGUN... Yorumunuz ile desteğinizden ötürü teşekkür ederim. Siz, biz sanıyorum "Terlikli" olduğumuz için sosyal demokrat ta sayılmıyoruz anlaşılan. Sevgi ve Sagyılarımla... İBRAHİM PEKBAY  27.07.2007 13:52
 

Sorunumuz nedir? Özellikle hiç bir ülkede olması düşünülemeyen çok karma bir kültür mozaiği içindeyiz. Kürt & laz & çerkez & alev i& hanefi & ermeni & süryani vs. Bunca çeşitliliği iç içe yüreğimizin derinliklerine sığdırabilmeyi başarabilmiş modern bir Türk toplumu olarak sinagoglar, kiliseler ile camilerin kapı karşı komşuluk yapmayı başarabildiği güzeller güzeli coğrafyamızda, AVRUPAİ OLMAK adına halılara mikrop yuvası HİJYEN OLMAYAN ayakkabılar ile basmak ile terlik kullanmak arasındaki tercih farklılığına saygıyı sindiremiyorsak eğer, buna ben sadece yobazlık derim. İşte neden kaybedildinin tek objeli bir fragmanıdır bu hikayeniz. BEN böyle istiyorumu aşıp siz neyi tercih ederdinizdeki zerafeti çözememiş olmanın hassasiyeti=SOSYAL DEMOKRASİNİN iflası. Salt muhalefet ile değil radikal çözümlere aç bir siyasi platformda, kuru gürültülerin gölgesinde yitirdik bu beklentilerimizi... SAYGILAR.

NİLGÜN BURSA 
 27.07.2007 10:23
Cevap :
Sayın Nilgün ÇAKICI... Yorumunuz ile katkı sağladığınız için teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY Not: Oğlunuzun ameliyatı sonucunu öğrenemedim.  27.07.2007 12:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 858
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster