Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
440
 

"Aydınlanmanın Bilgesi" hayata gözlerini yumdu!

"Aydınlanmanın Bilgesi" hayata gözlerini yumdu!
 

Bir süredir Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi'nde tedavi gören Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk bugün saat 13.30'da çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi! 1925 doğumlu olan İlhan Selçuk, 11 Mart'ta 85. yaş gününü yoğun bakımda geçirmişti.

Atatürk ilkelerinin savunucusu, devrimci bir yurtsever olarak bilinen Selçuk'un adı Cumhuriyet Gazetesi'yle özdeşleşmiş ve okurları ona "Aydınlanmanın Bilgesi" adını takmışlardı. Yarım asırdır Cumhuriyet’te köşe yazarlığını sürdüren Selçuk, aynı zamanda gazetenin Yayın Kurulu Başkanı'ydı. Berin Nadi'nin 2001 yılında ölümünün ardından Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahipliği görevini üstlenmişdi.

Yaşam öyküsü

11 Mart 1925'te İzmir'de bir subay çocuğu olarak dünyaya geldi. Bu nedenle Aydın'da başlayan, Yıldızeli ve Keskin’de süren, Şişli 43. İlkokul’da tamamlanan ilköğreniminin ardından, ortaokul ve liseyi İstanbul Taksim, Silifke ve Adana’da okudu.

1950'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kısa bir süre avukatlık yaptı. Ardından ağabeyi Turhan Selçuk’la birlikte "41 Buçuk" ve "Dolmuş" isimli mizah dergilerini yayımladı. İlk yazıları bu dergilerde yayımlandı. 1958’de "Karikatür", 1959’da "Taş-Karikatür" dergilerinin yayıncıları arasına katıldı. Bu dönemde ayrıca Semih Balcıoğlu ile birlikte Ulus’un mizah sayfasını düzenledi.

1961’de Akşam Gazetesi’nde yazarlığa başladı. Aynı yıl Tanin’e, oradan da Vatan’a geçti. 1962’de Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal, İlhami Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu’yla birlikte "Yön"ün kurucuları arasında yer aldı ve burada da yazılar yazdı. 1962’de Nadir Nadi’nin çağrısı üzerine Cumhuriyet’te köşe yazarlığına başladı. 12 Mart 1971 öncesinde Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı "Devrim dergisi"nde de yazan İlhan Selçuk, bu tarihlerde, geniş bir kesimin büyük ilgi duyarak okuduğu bir yazardı.

12 Mart Dönemi,

12 Mart sonrasında “Hoş Geldin Tanzimat Kafası” başlıklı yazısı nedeniyle Cumhuriyet kapatıldı. İlhan Selçuk tutuklandı. Açılan davada aklandı. Çok geçmeden "Milli Demokratik Devrimci"lerden olduğu gerekçesiyle sıkıyönetimce yeniden gözaltına alındı. “Ziverbey Köşkü”nde işkence gördü. “Madanoğlu Davası”ndan Sıkıyönetim mahkemesinde yargılandı ve aklandı. Yazdığı “Ziverbey Köşkü” kitabıyla, Ziverbey’deki işkence iddiaları ilk kez anlatan kişidir.

Gazetenin iflası ve dirayet,

1991’de Nadir Nadi'nin ölümünden sonra gazetenin iflasa sürüklendiği, yazarlarının uzaklaşmak zorunda kaldıkları dönemde İlhan Selçuk, Berin Nadi ile birlikte Cumhuriyet yazarlarının bir arada tutulmasında önemli rol üstlendi. Ardından Berrin Nadi ile birlikte Cumhuriyet Gazetesi’nin bağımsızlığını koruyarak sürdürebilmesi için Cumhuriyet Vakfı’nı kurdu. Berin Nadi'nin 2001 yılında ölümünün ardından Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahipliği görevini üstlenmiştir. "Pencere" başlıklı aydınlık köşesinden yazarken aynı zamanda gazetesinin yaşatılabilmesi için yıllarca mücadele vermiştir.

Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) kurucu üyesi de olan İlhan Selçuk, “Türk basınında demokrasi için verdiği savaşımdan” ötürü 1997’de Sertel Demokrasi Ödülü’ne değer görüldü. 1989’da Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin “Onur Ödülü”ne, 1994’te Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Basın Özgürlüğü Ödülü”nü aldı.

Ergenekon’dan Gözaltı,

21 Mart 2008 günü, sabahın erken saatlerinde Ergenekon davası operasyonları kapsamında gözaltına alınan Selçuk, iki gün sorgulandıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmışdı. 30 Mart akşamı, göğüs ağrısı şikayetiyle Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’ne getirilen Selçuk 15 Nisan’da önemli bir bir by-pass ameliyatı geçirmişdi.

Hastane'de son günleri,

İlhan Selçuk, hastanede kaldığı süreçte okurlarıyla bağını sürdürdü. Hikmet Çetinkaya, 26 Kasım’dan başlayarak her hafta “Pazar Sohbetleriyle” Selçuk’un görüşlerini Cumhuriyet okurlarına aktardı.

Selçuk’u Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde tedavi gördüğü süreçte ailesi ve okurları yanı sıra, aralarında politikacı, gazeteci, yazar, sanatçıların da olduğu pek çok kişi ve sivil toplum örgütü ziyaret etti.

Selçuk hastanede kaldığı sürede " Türkiye’nin önünde başka bir dönem var. Demokrasi ve temel hak ve özgürlükler mücadelesi... Bu dönemde yol haritamız demokrasi, temel hak ve özgürlükler olacaktır. Atatürk milliyetçiliği de budur zaten...” diyor ve yurtseverliğini, ulusal davalardaki duyarlılığını ağır sağlık koşulları altında da sergilemekten geri kalmıyordu.

Eserleri:

  • Uzak Komşu Rusya'dan Gezi Notları (1967) - Gezi notları
  • Mustafa Kemal'in Saati (1969) - Belgesel yazılar
  • Yüzbaşı Selahattin'in Romanı (2 cilt, 1973/1975) - Roman
  • Güzel Amerikalı (1976) - Gezi notları
  • Sovyetler, İran, Amerika İzlenimleri (1976) - Gezi notları
  • Yeni Kırallar, Yeni Soytarılar (1976) - Belgesel yazılar
  • Ağlamak ve Gülmek (1982) - Belgesel yazılar
  • Düşünüyorum Öyleyse Vurun (1984) - Belgesel yazılar
  • Görülmüştür (1986) - Belgesel yazılar
  • Ziverbey Köşkü (1987) - 12 Mart dönemi tutukluluğu anıları
  • Japon Gülü (1988) - Deneme
  • Enel Hakk'ın Hakkı - Cumhuriyet gazetesinde çıkmış, Alevi-Sünni konularında yazılmış çarpıcı yazıları içermektedir.
  • İskele Sancak Sol - Sağ - Şeriat
  • Düşünüyorum Öyleyse Vurun

İyileri, doğruları, yanlışlarıyla, mücadeleci kişiliği, azmi ve yurtseverliğiyle bir döneme damgasını vuran bir aydınımızı daha yitirmiş olduk. O, hiçbir zaman sıradanlığın, "zamane"nin, dalkavukluğun yazarı olmadı. Bildikleri ve inandığı gerçekler uğruna hep mücadele etti ve diyet ödedi.

O daha çok bir deniz fenerine benziyordu. Karanlığı yırtarcasına ortalığı aydınlatıyordu. Öbürleri gibi, sürekli kendilerine doğru çağıran bir çan kulesi gibi olmadı!

Artık bu tür insanların kendilerini kolay kolay gösteremeyecekleri bir çağdayız.

Umarız ve dileriz ki vasiyeti üzerine, Hacıbektaş ilçesi, "Çilehane" bölgesinde ağabeyi ile birlikte ışıklar içinde yatsın.

Zihinlerde, bilinçlerde ufuklar açan her bir yazısı kabri üstünde de birer gelincik gibi açsın...

Tüm sevenlerinin, yakınlarının, okurlarının başları sağ olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu değerli paylaşım için teşekkürler Ersin Bey, emeğinize sağlık.. Dilerim İlhan Selçuk'un mekanı cennet olur.. Selam ve sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 01.07.2010 22:13
Cevap :
Asıl, okuyup yorumlayarak paylaştığınız için ben size teşekkür ederim. Ulusca başımız sağ olsun, dileğiniz gerçek olsun. İçten teşekkürler, sevgi ve selamlarımla...  02.07.2010 11:38
 

MERHABALAR...SEVGiLi ERSiN BEY..! :-) EVET, RAHMETLi "Sn.iLHAN SELCUK" BASIN DUNYASINDA BiR DUAYENDiR..! ALLAH RAHMET EYLESiN, TOPRAGI BOL OLSUN..! :-( .... SEVGiLER ve SELAMLAR..! :-) NK-ADA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 01.07.2010 0:02
Cevap :
Evet, o aynı zamanda bir "Dayen"di! "Aydınlanmanın duayeni"! Kaleminize sağlık saygıdeğer Necip ağabeyim. İçtenlik, saygı ve dostça selamlarımla...  01.07.2010 15:20
 

öyleyse vurun"dünyasında,riskli tarafı seçip,düşünerek yaşayan,ve düşündüren Aydınlığın Bilgesi,saygıdeğer İlhan Selçuk'un yolu zaten ışık,zira gitmeden,gideceği yolların ışığını ötelere,kendi gitmeden yansıtmış değerli insanın,ruhu şad olsun..Kimileri kendini tamamlamaya gelir dünyaya,kimileri,ışık tutmaya,zira onlar tamdırlar,kendilerini tamamlamak yerine,topluma ışık olmaya gelenler...Cumhuriyet Gazetesinde açtığı ışığa bakan penceresinden çok baktım,çok feyz aldım yazdıklarından,Tanrı'dan rahmet ailesine sabır diliyorum.Sizin vefalı yüreğinize teşekkür ediyorum,bu değerli paylaşım için,sağolasınız,iyi ki varsınız,sevgi içtenlik ve selamlarımla..:)

Şerife Mutlu 
 29.06.2010 14:20
Cevap :
Selçuk hakkında en değerli ve vefalı sözleri, dolu dolu ve öylesine içtenlikle bu yorum karesine sığdırmışsınız ki insan "başka söze ne gerek var" deme noktasına yaklaşıyor sevgideğer Şerife hanım. Tüm aydınlık Türkiye'min başı sağ olsun. İçtenlikler, sevgiler ve dostça selamlarımla...  29.06.2010 16:41
 

İlhan Selçuk'u bilmeyenlere ya da eksik bilenlere, doğru anlatan bir çalışma olmuş... Ellerinize sağlık. Dostça selamlarımla.

zeki etferat 
 24.06.2010 22:16
Cevap :
O öykü'ye bir dönemin tüm yurtsever genç aydınları tanıklık etmişlerdi. Yeni gençler de bilsinler... Bu "tanıklık" ve "bilinme" eylemine dair çorbada bir parça tuzumuz da olsa kendimizi şanslı sayarız. İçten teşekkürler ve dostça selamlarımla...  25.06.2010 14:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 335
Toplam yorum
: 3201
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2311
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster