Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '12

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
425
 

"Ayı" ile "Ayu'nun" arasındaki fark, diğerinin daha katmerli olması mı?

"Ayı" ile "Ayu'nun" arasındaki fark, diğerinin daha katmerli olması mı?
 

Yeme de, yanında yat.


Memlekette ayı vurmak yasak. Memlekette hem ayı var hem de onun bir katmerlisi: “Ayu”’lar var! Her ikisini karıştırmamak lazım.

Mekadon’da, hala daha ayı vurmaktan sanık insanlar, mahkemeye gidip geliyor. Ayılar  mağdur, insanlarsa sanık durumunda.

Ayı’ların bala düşkünlükleri malum. Kastamonulu bir arıcı, çareyi nihayet buldu ve kovanları, arıların şerrinden korudu. Nasıl mı?

Gayet kolay . Işık ve ses sistemini, icat ettiği aletle birleştirdi. Bal çalmağa gelen ayı, bu sisteme yakalanınca, ayının beynini karıştırıp ürkütüyor hayvanı. Böylece de malı kurtuluyor adamın. Hem de ayı vurmaktan sanık durumuna düşmüyor.

Hani, yürüdükçe, yanarak bizi aydınlatan, ardımızdan da aynı lambaları, bir bir söndüren bir cihaz var ya.. İşte mesele bundan ibaret. Ayı, bu sensor dediğimiz  dalgaya yakalanınca, ışıklar  bir yandan yanıp sönmekte bir taraftan da sirenler çalmaktadır peş peşe.

Aylarca, kovanlarının ballarını ayılara kaptıran, onların talanlarına, ziyanlarına maruz kalan Kastamonulu Demir Şahin ( 59), çareyi bu buluşu ile hayata geçirdi. Şimdi rahat.  Cihazının ismine de  “ayı savar” koydu.

Arıcı dertli. ”Ayı vurmak yasak, adam yerine geçiyorlar. Kovanlarımızı parçalıyorlar. Arılarımızı dağıtıyorlar, ballarını yiyorlar. Onca başvurularıma cevap dahi alamayınca bu formülü buldum. 4-10 tane cihazı, kovanların arasına sakladım. Akü ve  pil ile çalışıyor cihazlar. Sesi duyan ayılar,  geldikleri yerlere kaçıyor. Kovanların başında  nöbetlerden de kurtuldum. Bu icat, arıcılara yarayacaktır diye de seviniyorum” diyor.

Bütün bunlar iyi de, zamanla bu cihazın feryat figan çıkardığı sese, ayılar zamanla alışırsa ne olacak, değil mi? O zaman, sık sık bant değiştirilecek?! Evet öyle. Bu sefer de hüzzam  plak kor, ayıyı ağlatır, pişmanlar ederek, geriye göndeririz belki..

Armudun iyisini eskiden ayılar yerdi. Şimdi ise sahibi yiyecek bu tedbirler sayesinde. Ne güzel değil mi? Balını da elbet. Ört ki, ölem!

Yeni evlilerin balayı’sı olur da, ayıların bal yiyeni “Bal ayısı” cinsi neden olmasın? Her ayı, bal sever. Ayılar balı bu kadar mı çok seviyor? Bir yerde okudum, ayı, kovanları, bir oturuşta midesine boşaltmış, sonra da sarhoş olmuş. Düşünüp dururmuş eve nasıl ve nerden gidilecektim diye. Abi kovanlar dolusu balı, mideye indirirsen, böyle olur. Olay, Borçka’nın Karagölünde geçer.

Manzara şudur. Ayımız leyla olmuştur. Etrafa şuursuz şuursuz bakmaktadır. Etrafında dolaşan haşarata sarkarak “Öpüjem abey"  yahut da, “ bu ne biçim memleket yahu, ambulans hala gelmedi” veya “yav, n’oljek bu memleketin hali!’” diyebilecek Allahın ayısı olarak evini bulma telaşındaki ayımız, halisünasyonlar görmektedir. Etraf dönerken, ağaçlar el ele vererek horon tepmektedir. Öte yandan da  kovan sahipleri, dökülen balların, kırılan kovanların başında acılı acılı horon çekiyorlardır..

İşte bu Kastamonulunun icadı, bu yüzden mühimdir. Ayılar şarkılara türkülere alışmasınlar diye, sık sık bantları değiştirmek şazımdır. Bir hafta “Halimeyi samanlıkta bastılar” çalınacaksa, öbür hafta  “Yiyeyim yavrum seni, yarım kilo kaşarla” türküsünü koymak lazımdır. Maksat, ayının kafasını karıştırmak.

Bir zamanlar Avustralya’da kanguruları vuruyorlar diye protesto için Viktoria’s Secret’in  ünlü mankeni  Miranda,  ağaçlara zincirlerle çırılçıplak bağlatmıştı kendisini: “Ayu’lar, milli sembolümüzü yok ediyorlar” diyerekten Biz de kendisine arka çıkarak İzmir’e davet etmiş. “ Ayu, her yerde “ayu”dur. Bizde de ağaç var, yeter ki gel burada zincirlen. Her yerde ayı varsa, bizde de ayu var”  diye seslenmiştik. Gelmedi hınzır. Bizdeki hem ayı’lara hem da ayu’lara ayıp olduydu.

Ört ki, ölem!

 


 

   

 

 

 

 

 

Mesut Selek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hüzzam şarkılarla mest olan ayılar,sensörlü aletleri kırmaz mı?...Mirandayı yakalayıp sırtını çiğnemez mi ?..Kastamonulu gardaşım : '' Ayı çıkabülüüüüü...Daş düşebülüüüüü !..'' deyü bangır bangır bağırsın dursun... Ayılar , Miranda orada durdukça o ormanı çok sevecektir abicim...Balı falan gözleri görmeyecektir...Sensörü Mirandaya takarlarsa bilemem :))Yine ,Aziz Nesin'i hiç aratmayacak müthiş canlı,kanlı,ayıkommedyasında bir vodvil ve BAL tadında harika bir yazı olmuş... Kalemine,zekana sağlık...saygılarımla...Kuzeyden Selamlar...

Mesut Selek 
 03.01.2012 23:04
Cevap :
Ayıları daha önceleri kimler şımarttı, hepimiz biliriz. Mahallemizin kocakarıları. Ayıcının eline üç-beş kuruş verip, sırtını ayıya çiğneten o kadınlar yok mu o kadınlar! Giydiği çoraptan bileği gözükmesin diye kat kat çoraplar giyen o kadınlar. Ayının alttında inleyen kadınlar. Sırt ağrısı bahanesiyle ayının altına yatan o kadınlar. Ayının bal yalanmasına benzeyen, hazdan yumulu gözleriyle, hazdan eriyen yüreciğiyle ayının altında inildeyen o kadınlar. Bu ayı çiğnemesinin asırlarca devamını dileyen kadınlar. "Şuramı da bi kütlettiriver" diye yatan, kocasına bile aguşunu açmayan, ayıya açan o kadınlar. Ayıları hep bu kadınlar şımarttılar. Ayılar baktı ki, bu işin tadı gevşedi ballıların peşine düştüler. Arı kovanlarına yöneldiler. İyi ki, Miranda'ya rastlamadılar..İltifatlarına teşekkür ederim. Sağol üstadım.  04.01.2012 0:23
 

Muzaffer abi, Miranda'nın resimini gören ayılar böyle yaparsa, ayular :) ne yapmaz ki... 'Ört ki ölem' derler... Selamlar, saygılar.

İlyas Bayram 
 03.01.2012 20:19
Cevap :
Resme ulaşmasınlar diye yükseğe asarız, olur biter.)))  03.01.2012 20:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 875
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster