Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4482
 

"Başörtülü" Bacımıza yapılan saldırı(!) için kim ne demişti?

"Başörtülü" Bacımıza yapılan saldırı(!) için kim ne demişti?
 

Ülkenin ne zamandan beri yalan, dolanla idare edildiğine hiç baktınız mı?

Ekonomide, toplumsal yaşamda, günlük siyasette…

Örneğin son dönemde ortaya çıkan bir yalanın detayını hepimiz biliyoruz, ama bu gerçeği dile getirmekten çekinenler, sözde sözlerinin arkasında duruyormuş gibi yaparak, eski yalanlarına devam ediyorlar.

Peki, neydi o yalan?

Gezi olayları sırasında İstanbul Kabataş’ta yaşandığı iddia edilen saldırı!..

Peki, 'Kabataş' için kim ne demişti?

Gezi Parkı direnişi sırasında Kabataş'ta yaşandığı iddia edilen olay Türkiye'nin gündeminde uzun süre yer almıştı. Başbakan Erdoğan'ın meydanlardan duyurduğu olay hakkında çok sayıda gazeteci de görüntüleri izlediğini belirterek olayın çok acı olduğunu belirtmişti. İşte o günlerde yapılan açıklamalar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Benim başörtülü bacılarıma saldırdılar.

AKP milletvekili Mehmet Metiner: İğrenç, namert saldırıların görüntüleri elimizde. (Haklıymış, görüntüler ellerinde olduğu için yayınlayamamışlar.)

Yeni Şafak: Cinsel organlarıyla taciz ettiler. Gezi olaylarının başörtülü mağdurunun ifadeleri dehşet saçtı. Bu akşam saatlerinde olayı aklamaya çalışan basının aksine ifadelerde kan donduran olaylar yer aldı. İfadelerde önce tekmelenen, ardından bebek arabasındaki çocuğuna bile saldırılan, mağdura eylemciler cinsel organlarıyla da taciz ettikleri bilgileri yer alıyor.

İsmet Berkan: Çok ama çok acı bir öykü… Maalesef gerçek. Mobese görüntüleri dâhil pek çok şey var. Savunulur tarafı olmayan bir olay… (Siz izlediniz mi, sorusu üzerine) Evet demişti. (Şimdi ise kandırıldığını söylüyor. Ama ne gördüğünü söylemiyor!)

Balçiçek İlter: Kalabalık bir grup tarafından darp edilen, tacize uğrayan, bebeği ve kendisi için ölümüne korkan, olur da şikâyette bulunursa sokakta tekrar başına bir şey gelir mi kâbusu gören… Morluklarını da gördüm, ille de meraklıysanız, ama benim tanıklığıma ihtiyaç yok ki, raporu var zaten. (Ne kadar doğru söylüyor, gerçekten de rapor var ve olayın olduğu iddia edilen tarihten 5 gün sonra alınmış.)

Mustafa Karaalioğlu (Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni): Siz, Taksim Meydanı’nda yaktığınız ateşin etrafında şarkılar söylerken içinizden bir güruh hemen aşağıda Kabataş’ta genç bir “başörtülü” kadını ve bebeğini tartaklıyordu. Mizah duygularını yitirmişlerdi ama küfürleri gayet okkalıydı. Bu ülkenin işgal yıllarından beri şahit olmadığı bir sahneyi oynuyorlardı. Afacan değil barbardılar!(Şimdilerde ortada görünmüyor. En azından kimin barbar olduğunu bir açıklasa değil mi?)

Elif Çakır: Elimde 25 yaşında bakmaya kıyamayacağınız kadar masum, gencecik bir anne ve altı aylık bebeğinin fotoğrafıyla izliyorum olan biteni. Ve geceleri bir albasması gibi çöküyor üzerime, bağırıyorum bağırıyorum ama kimsecikler duymuyor, sonra sesimin çıkmadığını, çıkamadığını fark ediyorum. (Gerçek görüntüler ortaya çıkınca hiç sesi çıkmaz olmuş!)

Mustafa Akyol: (...) Yaşadığı saldırıyı anlatan insana “ispatla bakalım, yoksa inanmayız” diyenlerce sürdürülüyor. Dolayısıyla bence, Kabataş saldırısına dudak bükmenin altında başka bir şey var: Saldırganlığı, otoriterliği, bağnazlığı hep “karşı taraf”a atfeden, kendi tarafına ise toz kondurmayan bir “cemaatçilik.” Laik cemaatçilik… (Mustafa Akyol gerçek görüntüler ortaya çıkınca, senin yaptığın ne oluyor?)

Eyüp Can: (...) Kemal Kılıçdaroğlu ise başörtüsünden dolayı adeta bu mağdur anneyi ispata çağırdı! Bir kadını sırf başörtülü olduğu için uğradığı tacizden dolayı ispata çağırmak ne demek? Başı açık olsa… Yine de “İspat et” der miydi Kemal Bey? Vicdanı olan herkes, o genç anneye yapılanları açıkça lanetliyor. (hangi yapılanları?)

Aslı Aydıntaşbaş: 70-100 arası üstü çıplak, elleri deri eldivenli adam” bölümünün abartılı olduğunu düşünsem de, ortada bir taciz vakası olduğuna pek şüphe etmemiştim. Haklıymışım. Milyonlarca insanın sokakta olduğu eylemlerde herkesin pirüpak olmadığı, arada Vandalların, magandaların, provokatörlerin de olabileceği ortada. Taciz edilen başörtülü kadın hepimizin kardeşidir. (Gerçek görüntüler ortaya çıktığına göre, o “başörtülü” kadın hala bacın mı?

Gördüğünüz gibi toplum mühendislerinin o tarihte söyledikleri ile bu günkü gerçek çok farklı. Toplumsal algının gün gelip değişeceğini, toplumu ‘böl yönet ‘taktiğinin tutmayacağını, aynı silahın bir gün geri tepeceğinin bilinmesi gerekmiyor mu?

Tıpkı 17 Aralık Operasyonu gibi…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'de asılacak o kadar çok hain var ki Fransa'dan yüzlerce giyotin ithal edip işe koyulsa nüfus kısa sürede yarıdan fazla azalır. Ben hiç bir ülkede topraktan bu kadar çok hain fışkırdığını görmedim. Araplarda bile yok.

Eren Sonar 
 21.02.2014 20:13
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  27.02.2014 9:09
 

Gündelik ekmeğimiz suyumuz gibi oldu Yalanlar.Sabahtan akşama kadar yalan.Ama yemiyor ve içimiyoruz.Yaşamın her alanında tuhaflıklar devam ediyor.Ama hiçbir gerçek kendisiyle oynanmasını sevmez.Kendini karartmak,hayırsız şekil vermek isteyenleri tersyüz eder mutlaka.Yüreğinize sağlık.Ne güzel br paylaşım."Yalancının mumu yatsıya kadar yanar"mış.Selamlarımla...

Abbas Oğuz 
 19.02.2014 21:43
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  22.02.2014 15:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2953
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster