Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
357
 

"Başörtüsüne özeniyorum"

"Başörtüsüne özeniyorum"
 

Uzun zaman olmuş yazmamışım

Bilmem niye?

Bir nedeni yok aslında

İşler yoğundu desem hiç de değildi

Aksine gayet de sakindi ortalık

Bu aralar ekonomi her ne kadar iyi gösterilmeye çalışılsa da hissedilir bir daralma var piyasalar da

Ama bu arada millet deli gibi alışveriş yapıyor gezilere gidiyor, tatil yerleri ağzına kadar dolu, aman ne güzel, gönlümüz bundan yana zaten

Fakat bir gariplik var bu işte

Cumhurbaşkanı da seçildi, yine bir değişiklik yok,

Şimdi bir de Ramazan geldi,

Ne oluyorsa Ramazan da hiç anlamamışımdır, “Ramazandan sonra” bahanesini sık duyacağımız günler geldi,

İnsanlar aç olunca düşünemiyorlar tabi, para harcamıyorlar, yatırım yapmıyorlar, kararlar, alınacaklar, verilecekler hep Ramazan sonrasına bırakılıyor,

E malum sonrasın da da bayram var,

Sonrada yılbaşı bahanesi geliyor, sonra kurban bayramı,

Bütün bunlar hiç bırakmaz bizim yakamızı hep bir bahanemiz var

Bu arada ben Ramazan ayını çok severim, sağlık sorunlarım sebebiyle ben oruç tutamıyorum ama tutanlara hep özenmişimdir. Bütün gün yemeden içmeden durabilmek ve sonrasında her akşam büyük bir seronomi ile hazırlanan sofralar, yapılan o müthiş yemekler, verilen davetler ayrı bir tat, ayrı bir mutluluk. Hele o pide yok mu o pide, tadı bir yerlerde yok, gariptir Ramazan ayı bitince büyü bozuluyor ve o pide yerini sıradan bir ekmek tadına bırakıveriyor, zaten hemen kalkıyor fırınlardaki baş köşesinden, garip... Ben oruç tutmasam da o Ramazan davetlerine gitmeye bayılırım mesela bu arada, bir de sanki oruç tutmuşum gibi tutanlarla beraber son ana kadar beklerim ağzıma tadımlık bile bir lokma koymadan, su bile içmeden.

Ben bunlardan bahsetmeyecektim nereden nereye geldim

Yazmak istediğim bambaşka bir konuydu...

Şu Hülya Avşar’ın başörtüsü macerası

Evet bu konuya taktım ben bu aralar,

Yeni trendimiz bu artık

Başörtüsü

Ne dedi Hülya Abla “Başörtüsü takmaya özeniyorum”

Bu sözünü sevgili Hülya Avşar’ın şu medya da en çok haberi çıkan ünlü kişi olarak rekorlar kitabına girebilmek için uyguladığı yeni bir planı olarak görüyorum

Haberim çıksında nasıl çıkarsa çıksın

Bu aralar bu kadar hassas olduğumuz bu konuda bu tür söylemin başka bir amacı yoktur diye düşünüyorum ya da düşünmek istiyorum,

Hülya Avşar aptal bir kadın değildir. Peki çok mu akıllı, yok o da değil,

Ama kim nederse desin kendisinden bahsettirmeyi öyle güzel beceriyor ki, gündemdeki konular ilgili hiç olmayacak bir şekilde bir laf atıyor ortaya hah al işte, yüzlerce akıllı uğraşıyor sonra, çıkar o taşı çıkarabilirsen o kuyudan artık...

Yine başka konuya kaydım, demem o ki hiç yakışmadı, bu kadar göz önünde olan, bu kadar takip edeni olan bir sanatçı olarak bu konularda daha duyarlı ve ne dediğine dikkat eder bir tavrı olması gerekir, gündem yaratmakta bir yere kadar.

Kimsenin başörtüsüne takmış durumda değilim fakat siyasi bir simge olduğunda karşıyım, olması gerekenin de bu olduğunu düşünüyorum.

Artık “laik azınlıklar” olarak adlandırılmaya başlandığımız “İkinci Cumhuriyet” lafının sık sık duyulmaya başlandığı günümüzde “bir dakika neler oluyor”?? diye düşünürken herşey umduğumuzdan da hızlı ilerliyor maalesef.

Bu durum da da her söylenen bana batıyor

Böyle bir ortam da da Hülya Avşar gibi ne yaptığı, ne ettiğinin hayatımın merkezi olmayan bir sanatçının bile söyledikleri beni rahatsız ediyor.

Çünkü zaten çevremizde, sizde dikkat etmişsinizdir, sırf özenti olarak, sırf farklı gözükmek adına ki bu konuya geçenlerde Hıncal Uluç’da değindi, başörtüsü takan gençliğe bu tür örnekler verilmesin diyorum,

Büşörtüsü konusu dikkat çekicidir, çünkü bu başörtüsü başka, bizim anneannelerimizin, ninelerimizin taktıklarından farklı, hele hele Atatürk’ün annesinin ve bir dönem evli kaldığı eşinin taktıklarıyla karşılaştırılmayacak kadar farklıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bak nasıy mutlu oldum yazını görünce. Senin gibi yazan var mı? Sakın ara verme. Yazdıklarına da sonuna kadar katılıyorum. Yüreğine sağlık. Sevgilermile arkadaşım:)

Ozlem Ozkulak 
 27.09.2007 1:21
Cevap :
senin de ellerine sağlık,  27.09.2007 14:51
 

BUNLAR TAMAMEN ARZ TALEP SORUNU. TELEVİZYONLAR TİCARİ BİRER KURULUŞTUR. BOŞ GELEN ŞEYLER TİCARİ GETİRİSİ VARKİ SÜREKLİ GÜNDEMDE TUTULUYOR.
   KAZANMA HIRSI HİÇBİR ENGEL TANIMAZ. ACIMASIZ DIR.

Yapukay 
 26.09.2007 14:48
Cevap :
Herşeyin sonu paraya çıkıyor sonunda, boş ya da dolu kim ne atar ne tutarsa artık... Sonu nereye varacak hesap etmeden üstelik, sevgiyle kalın.  26.09.2007 17:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1329
Kayıt tarihi
: 25.04.07
 
 

Yolun yarısında ama yolun yarısının 45 olduğunda ısrarlı, ailesine, dostlarına, çalışmaya, aşka çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster