Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
480
 

"Bayramınız geçmiş olsun"

"Bayramınız geçmiş olsun"
 

SBS sınavları ve Can’ın bir Anadolu lisesine kaydı derken, araya Ramazan da girince, tatil programı biraz farklı oldu bu yıl… Ve bu arada bayramı da tatilde geçirdim.

Kendine göre farklı ve güzel tarafları vardı ama, yine de eş dost ve aile büyüklerini ziyaret ederek geçirilen klasik bayramı aramadım desem yalan olur.

En önemlisi de blog yazarı arkadaşlarıma bayram tebriği gönderemedim. Zafer bayramıyla birlikte aynı güne rastlayan Ramazan bayramı için güzel bir kutlama metni yazmak keyifli olurdu.

*****

Bayramlara sevinci ve mutluluğu verenlerin, ona anlam katanların biz insanlar olduğunu geçtiğimiz bayramlarda hep yazmıştım. Yani o gün bayram diye haftanın günleri bize kendiliğinden farklı bir mutluluk vermiyor.

İnsanlar ve toplum ilgilenmeyince, o gün bayram mı değil mi anlayamazsınız. Gurbet ellerde yaşayanlar bu duyguyu çok daha iyi bilirler. O yüzden bayramların ruhunu kaybettiğinden şikâyet etmek yerine ona bizim ruh katmamız gerektiğini düşünenlerdenim.

Biz ne kadar bayrama önem ve değer verirsek bayram o kadar güzel geçer ve yeni nesiller de bu güzelliklere o kadar alışırlar.

Son zamanlarda terör belası da ağız tadıyla bayram yapmamızı engellemek için elinden geleni yapıyor. Biz inadına bayramları içimize daha çok sindirerek kutlayacağız, onun güzelliklerini yaşayacağız ve yaşatacağız ki, yüz yıllardır geleneğimize, kültürümüze, yaşantımıza yerleşen temel duygularımızdan biri daha yara almasın.

Gerçi “Bayram yapmak” deyiminin içinde aşırı sevinmek, hatta eğlenmek de var ama biz –özellikle dinî– bayramları sevinmekten çok sevindirmek olarak algılarız. Bayramın en güzel tarafı da budur.

Çocukları, yoksulları, kimsesizleri sevindirmek, onlara sahip çıkmak, onlara yalnız olmadıklarını, her zaman yanında ve yardımında olduğumuzu anımsatmak, birliğimizin ve beraberliğimizin her zorluğu yenecek gücünü onlara hissettirmektir en önemli görevimiz…

Bayramların “tatil”le özdeşleştirilmesi de bu açıdan yanlış. Bayram bir dinlenme zamanından çok, bir yorulma zamanıdır. Birilerini mutlu edebilmek için madden ve manen yorulmak gerekir.

Kelimelere yüklediğimiz anlamlara göre, söylemlerimiz daha etkili ve verimli olur. Birine “katil” demekle, -eş anlamlısı- “öldüren” demek arasında takdir edersiniz ki, çok büyük fark vardır.

Bu bağlamda ben “Bayramınız mübarek olsun” deyişindeki anlamı, huzuru, katkıyı ve ifadeyi, başka kelimelerde bir türlü bulamıyorum.

Kelimeler biraz eski, biraz da Arapça ve din çağrışımlı olduğu için peşin peşin kullanmaktan çekinenler olduğunu biliyorum. Ama “kutlu olsun” demek, sevinçli, neşeli, güzel, uğurlu olmayı ifade ediyor ama, bir hayrı, bir iyiliği, bir yardımı pek kapsamıyor gibi değil mi sizce de?

Oysa Ramazan boyunca yapılması gereken bütün güzelliklerin bir sonucu olarak kutlanan bir bayramdan söz ediyoruz. Böyle olunca, birleşmenin, bütünleşmenin, barışmanın, hediyeleşmenin ve sosyal anlamda sevişmenin damgasını, kutlama cümlesine de aksettirmeli değil miyiz?

Ben bu açıdan “Bayramınız mübarek olsun” temennisini çok yerinde bulurken, hemen her gün işten çıktığımızda birbirimize “iyi akşamlar” der gibi “İyi Bayramlar” denmesinin doğrusu çok yetersiz ve sığ olduğunu düşünüyorum.

Bu konuştuğumuz çerçevede Ramazan bayramına “Şeker Bayramı” denmesinin de ne kadar tatsız tuzsuz bir ifade olduğunu da herhalde söylemeye gerek yok.

*****

Bayram tebriği, elbette kural olarak bayram namazının kılınmasıyla başlar. Ancak birbiriyle o dönemde görüşme imkânı olmayanların, bir temenni olarak önceden bu dileklerini iletmeleri mümkün. Asıl bayramlaşma, elbetteki sürecin devam ettiği günlerdedir.

Bayram geçtikten, yani her şey olup bittikten sonra, geçmişe yönelik bir dilekte bulunmak anlamsız olduğu için, “geçmiş bayramınız kutlu olsun” ifadesi bana hep garip ve ters gelmiştir.

Bir bayram sonrası rastladığım samimi bir arkadaşıma, “Bayramın geçmiş olsun” şeklinde bir espri yapmıştım. Duyanların hoşuna gittiğini görünce, benzer durumlarda bu bayat espriyi tekrarlamaya başladım.

Aynı cümleyi -affınıza sığınarak- yazının başlığına da koydum. Çünkü bu bayram iyi-kötü yönleriyle hepimiz için geçti. Gelecek bayramlarımızın daha anlamlı, daha verimli, daha duyarlı ve daha yararlı geçmesi dileğiyle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 946
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster