Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
192
 

'Bedevi Kızı' kitapçılarda...

'Bedevi Kızı' kitapçılarda...
 

İkinci uzun soluklu seyahatim, 2009'da Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır'a olmuştu. Beni yolculuğa çıkaran nedenlerle birlikte kendimi izlemek, kendimle birlikte herşeyi izlemek ve insan olarak maruz bırakıldığımız etkiler karşısında kendimi, hissiyatımı, benliğimi temizlemek ana isteğim ve niyetimdi. Yolda olmak, etkileşimleri daha yoğun kılıyor. Birşeylere dışarıdan bakmak insana, kendisine de dışından bakma imkanı sunuyor.
 
Hal böyle olunca hissiyatımı aktardığım yazılardan, deneyimlerle ve karşılaşmaların bana kattıklarıyla yolda birebir yazdığım güncelerden bir kitap oluştu. Kitaba 'Bedevi Kızı' adını verdim. Neden mi? Çünkü, saf, temiz, bozulmamış yanlarıyla beni en çok etkileyen Bedeviler oldu; hareket halinde olan insanlar...
 
'Hareket halindeki birşey üzerinde hakimiyet kurmanın tek yolu onu durdurmaktır. Ancak onu durdurabildiğinizde yönetebilirsiniz.' denir. Doğrudur. Diğer insanlarla beraberler belki ama yaşamları kendi yönetimlerinin kayığında akıyor. Geçmişten bugüne dek korudukları bir yaşam şekilleri var. İçsel olarak ona sadakatla bağlılar. Belki arabaları var, hatta bazılarının bir evi olduğuna bile şahit oldum ama çöldeki göçer çadır yaşamını bırakmıyorlar, bırakamıyorlar. Yerleşik bir hayatın içine girmiyorlar. Bu nedenle de yönetilemiyorlar! Ve yerleşik hayatın içinde özgürlüğünü bir yerde ve kimbilir nelere feda eden günümüz insanlığına ayna tutmaya devam ediyorlar!
 
Bir akşam üzeri konuk olduğum bir bedevi çadırında gördüğüm manzara şuydu; gaz lambası, toprağın üzerinde bir çul, yakmak için bir kaç dal parçası ve ufak bir sobanın etrafına oturmuş gülümseyen insanlar. Ve bunca bozulmuşluğun içinde hala bakir ve eskilerden gelen bir yaşam biçimini sürdürüyorlar. Gönlümden gelen bir sevgiyle dünya üzerindeki bütün bakir kalmış, bozulmamış insanların önünde saygıyla eğiliyorum.
 
İnsan ne kadar az şeye sahipse o kadar hafifliyor, bunu biliyorum. Bunu bana hatırlatan her etkiye, her insana şükran duyuyorum.
 
Bugüne dek geçtiğim her yer üzerimde farklı bir etki, bir iz bıraktı. Bu etkileri bütün samimiyetimle yazmaya çalıştım. Bazen kendime yenilip gördüklerimi, hissettiklerimi yanlı aktarmış olabilir miyim, doğrusu bilmiyorum. İnsan kendine at gözlükleriyle bakarmış! Her şeyden önce bir insan olarak kendimi inceliyorum. Ve bunu yaparken de hissiyatımı olduğu gibi paylaşıyorum. Şuna inanıyorum; her birimiz benzer tıkanmalar ve benzer hikayeler yaşarken çıkış yolunu bulmakta birbirimize ayna tutuyoruz. Zira farkındalık da bulaşıcıdır, hastalık da! Ve deneyimler bu açıdan bakıldığında çok şey anlatır!
 
Diğer taraftan bugün Suriye'de yaşanan iç savaş canımı çok sıkıyor, içimi çok acıtıyor. Savaşa dolaylı ya da doğrudan destek vermiş tüm ülke yönetimlerini nefretle kınıyorum. Buna Türkiye hükümeti de dahildir! Yazık ki bilinci hastalanmış toplumlar arasında savaş ticarettir, oyundur, politikadır, paradır ve aslında kelimenin tam anlamıyla hainliktir.
 
Ütopik de olsa tüm dünya insanları için farklı kültürlere saygıya temellenmiş bir dünya anlayışı gelecekte çocuklara bırakılacak barış ve dostluk içinde bir dünyanın da ön koşuludur! Yazık ki bu koşul bugün Suriye için ayaklar altına alındı. Şimdi ve gelecek aynı anda öldürüldü. Yine de savaşın doğurduğu acı, ölüm, ihanet insanlık tarihi kadar eski bir suç olup tüm insanlığın ortak sorunu ve sorumluluğudur! Bu sorumluluk hepimizin!
 
Yatağınızda uzanırken düşüncelerinizin yüksekliği tavana kadardır. Açıkta uzanırken düşünceleriniz yıldızlara yükselir.' Bir bedevi atasözü böyle der. 
 
Bir bedevi olarak doğmak... Bir çingene, bir köylü ya da kentli olarak doğmak! Ne fark eder ki, hepimiz ne de olsa farklı şartlanmalar içindeyiz.
 
Kimin özüne daha yakın olduğunu; kimin hangi gizlere yakın, yaşamın sırlarına, doğanın uyumuna daha yakın olduğunu kim bilebilir!
 
- facebook tanıtım sayfası
  https://www.facebook.com/pages/Bedevi-K%C4%B1z%C4%B1/714979251981564?pnref=story
Fatma Köse bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 472
Kayıt tarihi
: 07.10.13
 
 

İnsanın kendinden bahsetmesi meselesi benim için zor konuların başında gelir. Bu anlamda söyleneb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster