Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
713
 

"Belki de..." eğreti bir eza...

"Belki de..." eğreti bir eza...
 

...


Birden aklına bir şey gelmiş gibi ayağa kalktı, hızlı adımlarla ilerledi...

Sen arkasından bakarken adımlarını seyre daldın sadece. Günler sonra o adımlardan nefret edeceğini hiç düşünmemiştin. Bu da sıradan, rutin bir gidişti işte...

Öteki aklına bir şey gelmiş gibi hızlıca arkasına döndü. Yutkundu, iri göğüslerini dikleştirdi bir büst edasında.

"Belki de..." dedi kendisinin bile zor duyabileceği bir ses tonuyla. Ve sonra soğuk kaldırım taşlarını
arşınlaya arşınlaya gitti öteki...

Ötekinin yüreğini lime lime ettiğinin farkında değildin. En büyüğü, en bilmişi sendin işte, öyle diyordu hatırı kalan son satırın. Hepsi sahte olmuş yıllanmaya bırakılmış bir kaç hatıraydı topu topu hatırladığın. Oysa sorgusuz ve yazgısız bir tek sendin ötekinde. Bir tek sendin onun huzur bulduğu yer, senin sözlerindi bir tek üzerinde durup düşünülmesi gereken, hülyalara salan dizeler... Sen hiçbir zaman bilemedin bunu.

Senden kalan izleri gözyaşıyla yıkamaya çalışan ötekiydi. Öylesine derin çatlaklar açmıştın ki ruhunda kapatılması zor, sarılması imkânsız gibiydi. Öteki ve sen arasında hissedilen fark senin "kaçmak" hükmüne sadık oluşundu. Öteki acıyı kabullenmeye hazırdı. Zira hayatının hemen hemen her evresinde acıyı yudumlayarak ayakta kalmıştı.

Giderken ayaklarından başlayan bir sızının sol yanına girdiğini hissetmişti öteki. Arkasına dönüp konuşmak istese de, bir kez daha olsun sevdiğini haykırmak istese de ve o hain ve o zamansız ve o katiyetle yok edemediği fotoğraflardaki kadar soluk yüzüne her daim hayranlığını dillendirmek istese de senin gözlerin ve onu uğurlarken takındığın eda engeldi her zamanki gibi...

Derin derin içini çekmişti hatırlarsan, suratlıca fırlatıp atmana rağmen onu, öpmüştü seni.

Sen korkmuştun ötekinin çocuk kalbinden, sırtlanmamıştın delicesine atan o yüreği. Öteki ağlamıştı zaman zaman, kim bilir isyan etmişti küçük bir defter sayfasını okuduğunda.

Sahi seninle ayrılırken ne vardı ötekinin üstünde? Lanet etmişti yine o giydiklerine. Sorgusu ağır bedeli de çıkarıp kenara atmak, bir daha da asla giymemek olmuştu onları. Oysa ne çok severdi o en güzel kazağını, biraz ince gösteriyordu onu.İlk defa giydiğinde çok da beğenmiş, çok da yakıştırmışlardı. Siyahtı belki, alnında yazılanlar kadar siyah. Ama seviyordu işte siyahı da kazağını da. Şimdi ise bir kenara atıp varlığını bile hatırlamak istemiyordu. Seni hatırlatan her şeye lanetler yağdırıyordu öteki.

Sen yenilmez görünüp kandırırdın ötekini, o gücüne hayran kalırdı her seferinde... Gene güçlüydün, başarabilmiştin unutmayı sen...Unuttuğunu sanmıştın hatta... Her gece yabancı dokunuşların esiri olmaya, birbirinden anlamsız kelimeleri duymaya alışamamıştı kulakların. Sen de kaçamıyordun ötekini sevdiğin gerçeğinden. Ötekinin sesinden başka her ses uğultu gibi doluyordu, kavuruyordu bütün dimağını.Ve ayrılışınızdan günler sonra nasıl alaşağı etmişti seni bir tek sözü" Hoşça kal! "

Kabullenememiş, ne yapacağını bilememiştin itiraf bile edemedin kendine. Ne kendine doğruları söyledin ne de ötekine...

O masum bakışları; o kara ve bir tek sana sorgusuz bakan bakışları ararken şehrinin adım adım her sokağında öteki çoktan terk etmişti şehrini;kalbinde dinmeyen bir sızı, kulaklarında çaresiz naralar ile.

Gidiyordu işte, şimdi... Saniyeler sonra orda olmayacaktı...

Aklında bütün bunları kurgularken öteki, başı önüne eğildi... Sebebini bilmediği iniltiler çıkardı parmakları... Dizeler döküldü o parmaklardan...

Ve sonra tahammül bile edemediği konuşmalar arasında kulaklarını elleriyle kapadı...

Yeterrr!!! Diye haykırdı...

Notası ve ezgisi belirsiz bir beste yapar gibi tekrarladı bu sözü... Ritim git gide azaldı, nakarat nakarat: Yeter, yeter, yeter... Dedi.

Etrafındaki uğultular birden kesilince "Belki de..." dedi...

Sen yıllar sonra anlayacaktın ötekinin ne demek istediğini, yıllar sonra öteki olmayı başarabildiğinde...

Kemosmalist-2009
Salı-Şubat 10

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 658
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1199
Kayıt tarihi
: 31.07.08
 
 

Yasamanın ve varolmanın en güzel kanıtı olan ALLAH'ın yeryüzündeki en güzel yansımasıyım... İdeal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster