Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
277
 

“Benim babam” ya da “babam”

“Benim babam” ya da “babam”
 

Babalar ve kızları... Üzerine düşünülecek çok şey var.


Cumartesi günü işten bir ahtapot edasında çıktım; hem de ne çıkıştı. İşlerimi hallettim, “her şey tamamdır” pozisyonuna geçtim ve İkitelli dolaylarını hızla terk ettim. Bu terk edişin, hızlı, atraksiyon seven halimin tek bir nedeni vardı: Babingom!

Evet, ertesi günün Pazar olması ve babaların mutlu günü olması için hazırlıklar tamam olmalıydı, bunu hedefledim kendime.

Sonra ver elini Bağdat Caddesi…

Yolda, kucağımda gazete tomarı, Taraf’ın yeni kadrosuyla mutlu mesut halimle, “bir garip yolcuyum hayat yolunda” tadında bir ruh haline geçtim. Garip bir kuştum hayatta işte…

Sonrası malum. Hediye seçmece, “cool-kova-adamı ne sever?” düşüncesiyle ilerlemece halinde geçti.

Ve sonra, en yakın arkadaşımın yanına tazı gibi koştuğum için, erkenden başlayacak babalar günü kutlaması gece yarım gibi başladı.

12’ye 2 kala hoş bir mesaj attım ilk olarak. O’nu ne kadar çok sevdiğimi anlatamayan bir mesajdı. Çünkü, babamın hayatımdaki tam karşılığını o kadar çok şey ifade ediyor ki…

Ama en başta, “en iyi arkadaşım,” diye söze başlayabilirim.

Zihnimi, karakterimi o kadar çok “insan gibi insan olmak” üzerine odaklayıp yetiştirdi ki, hakkını ödemem imkansız.

Bilginin iktidardaki gücünü de yadsımamı hiç istemedi. Ama okumam için kitaplar da yığmadı önüme. Zaten okuyarak var olabileceğimi anlaşmıştım çoktan…

Babingomla gece yarımdan sonra buluştuk monjemizde. Maç sonuçlarını izleyip kiraz yedik.

Sabah kalktığımızda ise güzel bir gün bizi bekliyordu. Ver elini Fenerbahçe dedik. Sahanda yumurtanın, bol yağlı peynirin, Nutella’nın tadı bir başka geldi…

Günün ilerleyen saatlerinde, canım arkadaşım-kardeşimle konuşurken şunu fark ettim: Babasını çok seven, iyi diyalogu olan kızlar, “benim babam” ile cümleye başlıyorken, diğerleri “babam” demeyi tercih ediyordu.

Bu ülke garip bir ülke işte… Ataerkil zihniyet, toplumsal yaptırım ve yetiştirme sonucu, erkekler eşlerinden kaçtıkları gibi çocuklarından da kaçarak yaşamayı seçebiliyor. Ya da bunu tercih ediyor. Bunu yaparken geride kalanın çocuğumu yoksa civcivi mi olup olmadığını düşünemiyor hem de…

Bu çok sahiplenen ve yarı-boşluklu baba figürüne sahip olma halinin üzerine epey bir süre düşündüm.

Babalar ve kızları… Özgüven depolarını kızlar babalarında barındırır. Babalarıyla ilişkinin sağlamlığı, ağaçlar gibi ayakta olmanın keyifli sorumluluğunu hissettirir.

Tüm bunları düşünen, kızlarını, çocuklarını “dostumdur benim,” diye tanımlayan ve sevgisini bir an olsun yavrularından esirgemeyen babaların günü kutlu olsun.

Bugünü sadece onlar hak ediyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 1383
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

29 yaşında ve yengeç burcuyum. Her sabah 'flu' gözlerle dünyaya merhaba dememi sağlayan 5 numara göz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster