Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '19

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
136
 

“Beş Parmağın Beşi

... bir mi ki, kimi uzun, kimi kısa” derler. Doğrudur. Hatta, ”kimisi kalın, kimisi incedir.” diye tamamlayalım.

Yazının başlığı ve onu izleyen italik yazı, “sosyal eşitlik” konulu dost muhabbetlerinde tartışmayı bıçak gibi keser ve üstüne söz söylenmez.

Amma velâkin, bazı dış etkenler karşısında beş parmağın beşi de EŞİTtir birbirine.

Açalım biraz:

Örneğin, Çıplak elinizle kartopu tuttunuz. (Önümüzdeki kışın -karın yağdığı bir bölgedeyseniz- bir deneyin isterseniz.) Parmaklarınızın hiçbirisi “ben üşümedim ki” demez, diyemez.

Ya da tam tersi: Fırından yeni çıkmış ekmeği yine çıplak elinizle tutun bakalım. Yanmayan parmağınız kalıyor mu?

Diyelim mutfağın lavabosu tıkanmış. Açmanız gerekiyor. Çıplak elinizi suya soktunuz. Islanmayan parmağınız kaldı mı?

Örnekleri çoğalmak mümkün ama gereksiz.

İşte bu gibi durumlar karşısında insanevladı, ELDİVEN denilen nesneyi icat etmiş. Her türlü dış etkenin zararlarından, bütün parmakları + avuç içini ve dışını EŞİT olarak koruyor.  

Gelelim öbür uca. Yani benzetilen unsura. Elbette insanevladının kendisidir. Ve onu koruyan nesneyi de yine kendisi bulmuş. Kısaca HUKUK SİSTEMİ demiş adına...

“Yargı organları tarafından uygulanmaya elverişli, devletin yaptırım gücüyle donatılmış ya da yaptırım gücüyle desteklenen kurallar toplamı.” Dar anlamıyla tanımı böyle...

Tanım, ilk bakışta ürkütüyor ama daha dikkatli düşününce; hukukun olmadığı, bir ortama Teksas benzetmesi yapılır. Ya da “dağ başı mı burası” denilir. O daha ürkütücü...

Elbette, hukuk kurallarının gerçek anlamda var olduğu, askıya alınmadığı, bir ya da birkaç grubun, bir ya da birkaç ayrıcalıklı insana hizmet etmediğini varsayıyoruz. (Burada bir parantez açalım ve diyelim ki, pozitif ayrımcılık- kavramının bu paragrafın başında -ilki dışında- saydıklarımızla ilişkisi yoktur. Sakın ola karıştırılmaya. Aman haa!!)

***

Yaşar Kemal'in Yer Demir Gök Bakır'ını okurken bunlar geçti aklımdan. Aslında kitabın konusunun ve geliştirilen temanın yukarıda yazdıklarımla yakından ilgisi var sayılmaz. Yazının başlığı ve onu izleyen italik yazı oradan alınma, ama kitabın sonunda değil, başlarında geçiyor. Sonraları bambaşka bir doğrultuda gelişiyor olaylar.

Okunulası bir kitap. Gerçi ben de henüz izlemedim ama filmi de var...

 

* Pozitif ayrımcılık üzerine yıllar önce bir blog yazmıştım. http://blog.milliyet.com.tr/ayrimcilik-uzerine/Blog/?BlogNo=286180

Burcu ERSÜ, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hukuk önemsizdir demedim ve demem.Elbet bu yolda savaş vereceğiz gücümüz yettiğince.Ben bütün dünyada,şu anki işleyiş budur dedim.Olması gereken budur demedim.Gerçekten tam bir eşitliğin sağlanması ütopiktir diye de ilave ettim.Son yıllarda hukuk alanında yaşananlar,sanırım beni iyice umutsuzlaştırdı.Bu yazı ve de linkteki yazı,her ikisi de çok güzel ve ideal yazılar.Keşke her şey yazılarımız kadar ideal olsaydı.Elinize sağlık.Saygı ve selamlar efendim...

fisun gökduman kökcü 
 07.09.2020 15:29
Cevap :
Yorumlarınız için teşekkürler... Şimdiye kadar, hep TARİHTE OLANLARI ve GÜNÜMÜZDE OLMASI GEREKENLERİ anlatmaya çalıştım. GÜNÜMÜZDE OLANlara sıra gelmedi henüz... (varsa bile önemsiz bir kaç yazıdadır.) Bu gidişle de hiç gelmeyecek. Zaten gerek de yok! Alabildiğine yaşıyoruz her şeyi. Gerçi, çok zaman "yannış anlama"lar olmuyor değil... Onu da "Bakmak, görmek ve biz üzerine" yazdığım blogtaki söz öbeği ile anlatayım: - Gösterdim... gördü anlamına gelmez / - Söyledim... duydu anlamına gelmez / - Duydu... doğru anladı anlamına gelmez / - Anladı... hak verdi anlamına gelmez / - Hak verdi... inandı anlamına gelmez / - İnandı... uyguladı anlamına gelmez / - Uyguladı... sürdürecek anlamına gelmez…" Bu sözler, verilecek savaşların büyüklüğünü gösteriyor, bence... Hiç ama hiç kolay değil... Ama kimseni gözü yılmasın... Ne demiştim iki önceki yorum-yanıtımın sonunda: Bulduğumuz, umduğumuz olmasa da / Aramak, gene de güzel / Yaşamak, umut fısıldadıkça..." Saygılar benden...   08.09.2020 7:00
 

Linkteki yazınızı daha önce okumamıştım.Şimdi okudum.Pozitif ayrımcılığı çok güzel tarif etmişsiniz.Ama negatif ayrımcılık yok diyorsunuz.Belki bu milenyumda kağıt üzerinde de olsa,yoktur hukuksal olarak.Geçenlerde bir yazı okudum.ABD de yeni doğan siyahi bebeklere beyaz doktorlar bakarsa,siyahi doktorların baktığı zamanlara göre ölüm oranları üç kat daha fazla oluyormuş.Irkçılık,negatif ayrımcılığın ta kendisidir.Yasalarda yok ama gerçek yaşamda var.Bütün dünyada hukuk sistemi var,hem de en alâsından.Ama gerçekler,guguk sistemiyle hareket edildiğini gösteriyor.>>>

fisun gökduman kökcü 
 07.09.2020 15:28
Cevap :
Olmaz efendim... "Negatif ayrımcılık" olamaz! Çünkü AYRIMCILIĞIN KENDİSİ NEGATİFTİR. Matematikte iki negatifin çarpımı pozitif olur. Durup dururken niye olumsuzu olumlu yapalım yaa? Tabii bu, işin şaka tarafı. Ancak, gerçekten, zaten negatif olan bir şeyin negatif olduğunu vurgulamaya gerek yok... Tartışmayı saptırmaktan, asıl konudan uzaklaştırmaktan başka bir işe de yarayacağını sanmıyorum. Aslında "pozitif ayrımcılık" denilmesi de yanlış ama onun isim babası ben değilim... ;)   08.09.2020 6:56
 

Kağıt üzerinde her şey harika ama gel gelelim uygulama berbat.Hakim inisiyatifi diye bir şey var mesela.Olmamalı böyle bir şey.İki kişi aynı suçu işliyor,bambaşka cezalar alıyorlar.Hakimin evdeki eşiyle kavga etmesi,moralinin bozuk olması,cezayı neden etkiliyor?Neden inisiyatif kullanılıyor?Ya da birilerin devreye girmesi?Bunlar hep yaşadığımız şeyler.Hukuktan başlayarak,hiç birimiz hiç bir konuda eşit değiliz bana göre.Doğduğumuz günden,ölene kadar hem de...Saygılar değerli yazarım...

fisun gökduman kökcü 
 03.09.2020 12:59
Cevap :
HUKUK SİSTEMlerinin de, hemen her şey gibi mükemmeliyeti yoktur. Zamana ve yere göre değişir ve gelişirler. Zaman zaman kısa dönemli geriye gidişleri bile olabilir. Ekonomik ve siyasal gücü ellerinde bulunduranlara hizmet edecek şekiller alırlar. (o zaman ona "guguk sistemi" denir. Belirttiğiniz "Hâkim inisiyatifi" işte bu guguk sistemine bir örnektir) Ama bütün bunlar, hukukun önemini ve koruyuculuğunu azaltmaz! Daha dün, Facebook'ta bir gönderiye rastladım. Oradaki şiiri sıcağı sıcağına paylaşmak isterim: "Aramak için çıktığımız yollar sonunda / Bulduğumuz, umduğumuz olmasa da / Aramak, gene de güzel / Yaşamak, umut fısıldadıkça..." "Aramak," yerine gerçek hukuk sistemi için eşitlik için vb. vb. savaş vermek," de diyebiliriz kanımca... Saygılar benden...  06.09.2020 4:03
 

Sizin hukuksal eşitlikten bahsettiğinizin farkındayım.Siz de yazınızda sondan üçüncü paragrafınızda,"hukuk kurallarının gerçek anlamda var olduğu"notunu düşmüşsünüz.İşte sorunun odak noktası bu.Hukuk kurallarının hiç bir ülkede,gerçek anlamda uygulandığına inanmıyorum.En medeni bildiğimiz ülkelerde bile,negatif ayrımcılıklar var.Yani hukukun herkese eşit uygulanması durumu,bir ütopya bana göre.Yasaları en ince ayrıntısına kadar yazarsınız,düzenlersiniz ama uygulanmadıktan sonra neye yarar?>>>

fisun gökduman kökcü 
 03.09.2020 12:58
Cevap :
Burada küçük ama önemli bir ayrıntı için biraz konunun dışına çıkacağım. Yukarıda linkini verdiğim yazımda: "Ama her şeyden önce şunu belirtelim: 'Pozitifi varsa negatifi de vardır,' diye akla gelebilir. Hayır, negatif ayrımcılık diye bir şey yoktur! Ayrımcılığın kendisi negatiftir çünkü." demiştim. Bu, her fırsatta vurgulamak istediğim bir konuydu. Vesile olduğunuzdan dolayı teşekkürler.   06.09.2020 3:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 96
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 469
Kayıt tarihi
: 01.01.11
 
 

Milliyet Bloga taşınmam kolay olmadı.. Varlığını aşağı yukarı başlangıcından beri bildiğim bu dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster