Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
77
 

‘Bingöl kültür Günleri’nde neden Bingöl yok?

Geçtiğimiz hafta sonu Bingöl Belediyesi tarafından ‘Bingöl Kültür Günleri’ adı altında bir takım etkinlikler düzenlendi. Valilik, üniversite, kültür müdürlüğü desteğiyle…

Etkinlikler ‘Bingöl Kültür Günleri’ adı altında yapılınca haliyle Bingöl ile ilgili, Bingöl’ün kültürüyle ilgili bir takım tanıtımların, çalışmaların yapılması gerekiyordu, beklentimiz buydu...

Program açıklandığında gördük ki aslında Bingöl’e özel bir şey yokmuş. Bingöl ile ilgili bağlantısı, programın Bingöl’deki kurumlar tarafından desteklenmesi ve Bingöl’de gerçekleşiyor olmasıydı.

Programda yer alan konulara baktığımda;

-‘Yeni Medya Dili: Sosyal, Dijital ve İnternet Medyası’

-‘Türkiye’nin Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz Darbe Girişimi’

-‘Abiler Nedir Sizin Meseleniz’

-‘Küresel ve Bölgesel Gelişmeler’

-‘Çevre, Şehircilik ve Yerel Yönetimler’ şeklinde sıralanıyordu.

‘Bingöl Kültür Günleri’ adı altında program düzenleyeceksiniz, 5 farklı oturum olacak ve bu oturumların hiçbirinde Bingöl kültürü konuşulmayacak.

E nerde kaldı Bingöl Kültür Günleri?

Konu Bingöl Kültür Günleriyse, meseleler de Bingöl kültürü ile ilgili olmalıydı.

Bu konuların hepsi de başka bir başlık altında ele alınmalıydı…

Gelelim Bingöl’ün kültür meselesine…

Kültür kelimesi ‘Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü’ şeklinde tanımlar.

Yani kültür demek; yaşamın kendisi demektir.

Kültür demek; dil demek, yaşam tarzı demek, geçmişten gelen değerleri korumak demektir.

Kültür demek, geçmişine sahip çıkmak, geçmişte yaşananları geleceğe aktarmak demektir.

Bingöl’ün kültürünün gelecek nesillere aktarılması için;

Yıllardır haykırıyoruz: ‘Bingöl’de bir kent müzesi kurun’ diye.

Sayın Doğan Karasu’nun, yaptığı bir proje kapsamında, 105 adet ana maddi kültür objesini ve 82 çeşit nalbur ve ev araç-gereçlerinden oluşan ürünleri bir araya getirerek kültür müdürlüğüne teslim ettiğini biliyoruz.

“Bingöl’ün maddi kültürü bir bir kayboluyor. Bir müze kuralım ve bu kültürü o müzede yaşatalım” dedik, dinletemedik.

Bakanına, valisine, belediye başkanına, rektörüne kadar talepte bulunmadığımız kimse kalmadı.

Bingöl’ün çok önemli tarihi yapıları olmasa da, zaman zaman bulunan tarihi eserlerin Elazığ başta olmak üzere çevre illere gönderildiğini biliyoruz. ‘Bingöl’de bulunan bu malzemeler Bingöl’de kalsın, Bingöl’de sergilensin’ dedik, dinletemedik.

Prof. Dr. Sayın Veli Sevin, 1984’lü yıllarda bölgede yaptığı bir araştırmada, bölgenin en büyük höyüğünün (yerleşim yeri) Bingöl-Genç karayolu kenarında yer aldığını belirtiyor.

Bu höyükte yapılacak araştırmanın, Bingöl’ün, hatta bölgenin tarihine ışık tutabileceğini dile getirdik, dinletemedik.

Kaleköy’deki tarihi kalıntıların baraj suları altında kalacağını, Bingöl’ün tarihi yerlerinin korunması gerektiğini belirttik, dinletemedik.

Peki bu taleplere kulak tıkanırken, ‘Bingöl Kültür Günleri’ adı altında ilin hangi kültürü tanıtıldı?

UNESCO’nun yok olma tehlikesi altında gösterdiği Zazaki mi?

Bugüne kadar sahip çıkılmayan Bingöl’ün maddi kültürü mü?

Bir bir yok olan tarihi yapılar mı?

Bingöl’ün gelenek-görenekleri mi?

Eğer gerçekten Bingöl Kültürüne sahip çıkmak istiyorsanız, bir müze kurun Bingöl’ün kültürünü bu müzede yaşatın.

Şehir merkezinde bulunan Gayt, Kaleönü ve Genç Köprüsü-Murat Nehri kenarında bulunan Sebeterias kalelerinde gerekli restorasyon çalışmaları yapın ki, Bingöl Kültür Günleri adı altında dışarıdan getireceğiniz insanları gezdirebileceğiniz yerler olsun.

Geçtiğimiz aylarda düzenlenen turizm çalıştayına katılan bir akademisyen, ‘Termal tesislere gittiğimizde bizi ayı postu karşılıyor. Bu çok ürkütücü’ dediğini hatırlıyorum.

Öyle çalışmalar yapın ki dışarıdan insanlar geldiğinde, ‘ayı postuyla değil, etrafta koşuşan, uçuşan canlılarla karşılaşsın.’

Öyle bir halay, bir dilim kavurma, bir kaşık bal ikram ederek, Bingöl’ün Rençber Aziz’leri, Bingöl dengbejleri dururken, Müslüm Gürses, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses şarkılarını çalarak Bingöl Kültürünü yaşatamazsınız…

Bir daha ki Bingöl Kültür Günlerinde, Bingöl’ü konuşmak dileğiyle…

Ömer ŞANLI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ömer Bey, evin önündeki otlar her nedense hep acı olur...

Abdülkadir Güler 
 11.11.2016 9:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 269
Kayıt tarihi
: 05.08.09
 
 

15.02.1981 tarihinde Bingöl Merkez'e bağlı Emtağ Köyü'nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bingöl'de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster