Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '18

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
849
 

"Bir Deli Rüzgar" Konusu Klişe, Anlatım Dili Farklı Ama Cümlesi Yok!

"Bir Deli Rüzgar" Konusu Klişe, Anlatım Dili Farklı Ama Cümlesi Yok!
 

Bir Deli Rüzgar dizisinin içinde etkileyici, merak uyandıran bir cümle yok.


Tek bir cümle ile birinci bölümü özetlemeye çalıştığımızda, Bir Deli Rüzgar dizisi konusu ne?

"Babasına kavuşabilmek için ünlü olmak isteyen genç bir kadının yolu, zamanın en meşhur assolistlerinden biri ile kesişir ve şimdilerde tuvaletçilik yapan kadın, genç kadını doğru yola yönlendirmeye çalışır."

Bu kadar...
Birinci bölümde bize sadece bu anlatıldı...

Yani...
Bir Deli Rüzgar 1. bölüm yukarıda yazdığım küçük cümle ile bize merhaba dedi.

Soru şu;
O 28 kelimeden oluşan cümleyi okuduğunuzda, Bir Deli Rüzgar'da ne olacak diye merak ediyor musunuz?
Yani hikayeye yükseliyor musunuz?
Ben yükselmiyorum, net bilgi.

Bu noktada size Türk sinema ve televizyon sektöründe hiç kullanıldığını görmedim, hatta söyleyince çok toplantı masasının sessizliğe boğulduğuna tanık olduğum ama Amerika'da proje satmanın tek ve en önemli basamağı olan "logline"dan bahsetmek istiyorum.

Logline;  uzun, orta ve kısa metraj filmlerin, televizyon programlarının, dizilerin ve hatta romanların içinde geçen tüm olay örgüsünü, anlatılan hikayenin dinamiğini ve kurgusunu açıklayabilen, maksimum 30 kelimeden oluşan cümledir.

Bizde önerme diye satmaya çalıştıkları bir şey var ama mevzunun onunla alakası yok.

Logline'ın çok basit ama şahane bir mantığı vardır;

Siz bir hikaye kurmaya başladığınızda ve bu hikayeyi bir cümle ile özetlemeye çalıştığınızda, Logline'ın sizden istediklerini karşılamıyorsa, hikayenin üzerinde çalışmaya devam etmelisiniz.

Logline'ı yazdığınızda, okuduğunuz o şey sizi etkilemiyorsa, yeniden denemeli ve "güçlü bir matematiği" hikayenin kurgusuna yerleştirene kadar devam etmelisiniz.

Olmuyor mu?

O hikayeyi kaldırın çöpe atın.

Mesela "Kuzuların Sessizliği" filminin logline'ını örnek vereyim;

Genç bir FBI ajanının, bir seri katili yakalamak için hapisteki manipülatif bir katile güvenmesi gerekir.

Şu cümleden yola çıkarak kaç film, kaç dizi yapıldığını şöyle bir aklınızdan geçirin.

Katili yakalamak için katille çalışmak...

Muazzam...

Hadi gelin şimdi de Bir Deli Rüzgar dizisine bakalım.

Yukarıda yazının başında yazdığım cümle; dizinin yapım şirketi tarafından sunulan, kalabalık cümlelerle dolu basın bülteninin küçültülmüş hali.

Etkileyicilik ve merak unsuru eksilerde...

Ha, ilerleyen bölümlerde hikaye açılacak, genişleyecek, merak unsuru artacak diyebilirler...

Oldu o zaman...

Çeker, DVD'de, kendi evinizde ya da ofisinizde izlersiniz.

Eşinize dostunuza da gönderirsiniz.

Üzgünüm ama olmaz...

Siz daha ilk bölümde etkileyici cümlenizi ortaya koymazsanız, boş hayaller kuruyorsunuz demektir.

O cümleyi bulmalı, her bölümde aynı şekilde kullanmalı, etrafını küçük hikayeciklerle beslemelisiniz.

İnanın bana, farkında olarak ya da olmadan logline'ı ortaya koymayı başaran senaryolar; kimi zaman kötü işlenmiş olsalar bile, şahane ötesi oyuncuları olmasa bile, teknik anlamda saçmalasalar bile,  mantık hatalarına sahip olsalar bile, ÇALIŞIR.

Bakınız Sen Anlat Karadeniz 'e...

NOKTA!

Yani demem o ki; keşke Bir Deli Rüzgar dizisinin içinde etkileyici bir cümle olsaydı.

Pınar Deniz ve Almila Ada 'nın canlandırdığı Gökçe ve Melike karakterlerini izliyorsun ama içerisinde merak unsuru olmayınca da bir süre sonra sıkılıyorsun.

Tamam, zamanında Melike assolist olmak için babasına sırtını dönmüş, zaman zaman hırsına yenik düşmüş ve kuralsız savaşmış...

Gökçe babasına kavuşmak için ünlü olmak istiyor...

Ama biz Gökçe'nin babasına ne olmuş bilmiyoruz, ona kavuşmak için niye ünlü olması gerekiyor, onu da bilmiyoruz.

Herşey o kadar sır ki; bize sadece üvey babasından nefret eden bir kızın ünlü olma sevdası yansıyor.

Sonra Bir Deli Rüzgar konusunu okuyunca anlıyoruz ki, Melike'nin de büyük bir düşmanı var ve o da Berk Cankat 'ın canlandırdığı Uğur karakteri...

Ama o düşmanlığın nedenini de bilmiyoruz.

Geriye sadece zamanında assolistlik yolunda kuralsızca ilerleyen Melike'nin yolculuğu kalıyor.

Bu da bir dizisiyi takip etmek için iyi bir neden değil.

Hele hele üzerine bir de; Melike ile Gökçe'yi saçma sapan yerlerde denk getirmeleri ve Melike'nin çalıştığı gazinonun assolisti Sevim Soylu'nun hamile olduğunu kapı aralığından öğrenmesi gibi klişeler eklenince, Bir Deli Rüzgar izlenirlikten çok uzak hale geliyor.

Oysa klişe bir konuyu,  geçmiş günümüz kolajı üzerinden ne kadar da güzel bir dille anlatmayı seçmişler.

Tanıtımlara bakınca berbat bir şey geliyor dememe rağmen, diziyi izleyince kendi kendilerini sabote ettiklerine karar verdim.

Bu kadar tatlı bir dille hikaye anlatmayı becerip, merak duygusunu daha coşkulu koymayı becerememeleri gerçekten enteresan.

Yani...

Birinci bölüme bakıldığında;

Bu çocuk acaba Melike'nin mi yoksa Gökçe'nin mi peşinde?

Melike nasıl bu hale düştü?

Gökçe babasına ulaşmak için neden ünlü olmak istiyor?

Gibi çokça flu sorunun acilen; berrak, cam gibi sorularla ve bir kısım cevaplarla ilgi çekici hale getirilmesi gerekiyor.

Çünkü artık kimsenin zamanı yok.

Hızlı başlamalı...

Net olunmalı...

Hızlı yol almalı...

Bu çocuk Gökçe'yi barında sahneye çıkardı çünkü Melike ile şu derdi var.

Şu an Gökçe mutlu ama onu şu tehlikeler bekliyor.

Melike ödediği zannettiği bedelleri daha ödemedi.

Şu an geldiği noktada şahane iyi insan olan Melike asında bir şeytandı.

Daha net cümleler, daha büyük eylemler...

Üzgünüm ama bu kafada gidildiği takdirde sadece oyuncuların fanları takılır peşinize...

Çünkü sadece onlar hikaye yerine sadece oyuncu ile ilgilenir.

Kötü de olsa iyi de olsa oyuncuyu izlerler.

Ama dert herkesi çekmekse; takip alanları için merak unsurları yaratacak net cümleler kurmak lazım.

Ez cümle; Bir Deli Rüzgar bence iyi bir iş çıkarabilir.

Ama hikayeyi tekrar bir gözden geçirmeleri gerekiyor.

Bu arada olmaz diye düşündüğüm Berk  Cankat beni şaşırttı.

Almila Ada 'nın şarkı söylerkenki oyunculuğunu hiç beğenmedim.

Buram buram playback kokuyordu.

Pınar Deniz 'e ise tek kelimeyle hayran kaldım.

Ve reytingler...

Dizi Total'de 3.94 reyting ile  birinci oldu.

AB'de 4.25 reyting ile ikinci oldu.

Birinci ikinci olmasına kanmayın, durum fena.

Yani eğer Bir Deli Rüzgar 2. bölüm itibariyle 6+ izlenme oranına erişemezse işi zor.

************************

Blog'uma da beklerim. :)

http://www.bibaksana.com.tr/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1797
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Okur, gezer, izler ve yazar...                 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster