Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
662
 

"Bir Erkek Bir Kadın" anatomisi

"Bir Erkek Bir Kadın" anatomisi
 

Türkiye televizyonlarının en iyi uyarlama dizilerinden olan “Bir Erkek Bir Kadın” orijinaline en uygun içeriğe sahip. Özellikle Türkmax’ta yayınlandığı zamanlarda, cinsellik içeren esprileriyle tamamıyla genel izleyiciye hitap etmeye başlamış televizyon yapımlarının çok dışında kalarak kendini belli edebilmişti. Star TV’ye transfer olduktan sonra “Bir Erkek Bir Kadın” ismini alan dizi, (ilk önceleri “kadın” kelimesi baştaydı) RTÜK denetiminin “efendim, Türk aile yapısına uygunluk, falan filan…” duvarına hafiften tosladı.

Dizi Türkmax’ta yayınlandığı dönemde, sınırlı bir izleyici kitlesiyle yol alırken, sosyal medya sayesinde takipçi sayısını ciddi anlamda arttırdı. Bir televizyon dizisinin, sosyal medya fenomeni oluşuna şahit olduk. Kimi izleyiciler de sırf bu diziyi izlemek için kanalın yer aldığı dijital televizyon platformunu satın almaya başladı.

Bir klişe olan kadın-erkek çekişmesini konu alan dizi, tam bir konu deryası olan ilişkiler dünyasında yolculuk imkânı veriyor. Genellikle haklı tarafın olmadığı ikili atışmalar, bir komedi ortaya çıkarıyor. Kadının kadına özgü anlaşılmaz tavırlarıyla erkeğin erkeğe özgü gariplikleri, süreklilik arz eden skeçler halinde iyi bir sit-com örneğini önümüze koyuyor.

Tadında bir çizgiyle kısa sürede dopdolu içeriği önümüze serme yeteneğine sahip. Ozan rolünde Emre Karayel ve Zeynep rolünde Demet Evgar’ın iyi iş başardığını da söylemeden edemeyiz.

Türkiye’de Twitter’ı etkin bir şekilde kullanan, bildiğim ilk televizyon dizisi ayrıca. Özellikle Zeynep’in söylediği sözler ve dizide attığı Twitter notları gerçek zamanda da Twitter’a düşüyor. Bunun tıpatıp aynısını “Kuzey Güney” dizisi de bir aralar yaptı. Ve bence bu takip etme işini de izleyici adına son derece keyifli hale getiriyor.

“Bir Erkek Bir Kadın” elbette ki RTÜK’ün olduğu bir televizyon âleminde bazı tavizler de vermek zorunda. Örneğin Star TV’ye transfer olduğundan beri daha çok göz önünde bulunmaya başlayan dizi, karakterlerin medeni durumunda değişiklik yapmaya gerek gördü. Çünkü “Türk aile yapısına uygun olmak” ve ”evlilik dışı ilişkiyi özendirmemek” kaygısı hâsıl olmaya başladı haliyle. Zeynep ve Ozan evlenerek ilişkilerini ‘yasal’ hale getirirken, daha az sevişir oldular hatta. Öyle ki Türkmax’tayken, süpermarket, bilardo salonu, asansör gibi mekânlarda; evlerindeki hemen hemen her bölümde mütemadiyen sevişen çiftler birden uslanıverdiler. Evlenip ‘Türk aile yapısına’ uyan Zeynep ve Ozan’ın bir de üç çocuk yaparak(minimum)  başbakanın ‘neo-Türk aile yapısı’ kalıbına girmemesi tek temennimiz.

Türkiye, televizyonda izlenen her şeyin ‘iyi örnek’ olması gerektiğine inanılan bir ülke… Ancak bu beklenti,  her nedense, kadın-erkek ilişkileri ve cinsellik konulu televizyon yapımlarına yönelik oluyor. Kimse Kurtlar Vadisi’nden silah bırakmalarını beklemiyor. Bu garip çelişkiye rağmen, yine de “Bir Erkek Bir Kadın” alışılmışın dışında duruşunu sürdürüyor. Bu da bir şey…

Dizinin yapımcıları bir RTÜK baskısının olduğunu dillendirmese de örnek olarak Lübnan’daki uyarlamasını göstererek karakterlerin burada başından beri evli olduğunu belirtmişti. Burada biraz da genel toplum yapısına uygunluğa sahip olma çabası kendini gösteriyor. Tabii bütün bu RTÜK baskılarının kaynağının izleyici şikâyetleri olduğunu da bilmekte fayda var. İzleyici şikâyetlerini eğer çok ciddiye alacaksak, bu ülkede “Şeker Portakalı” ve “Fareler ve İnsanlar” gibi klasik eserleri ‘sakıncalı’ bulduğu için şikâyet eden öğrenci velilerinin olduğunu da bilmeliyiz. Böylelikle bu şikâyetleri mantık süzgecinden daha iyi geçiririz.

“Bir Erkek Bir Kadın” her şeye rağmen iyi bir yabancı konsept uyarlaması… Türkiye’de bugüne kadar yapılan uyarlamalar bu denli başarılı olamamıştı ve elbette uzun soluklu değildi. Mesela Evli ve Çocuklu, Dadı, Tatlı Hayat gibi diziler başarılı oyunculuk performanslarına rağmen çok fazla tutunamadı. “Bir Erkek Bir Kadın” bu anlamda hem sosyal medyayı etkin kullanarak, hem de zekice uyarlanışıyla ve elbette oyunculuk performanslarıyla bütün şartları yerine getirip başarıya ulaştı. Uyarlama olarak, tabii ki “Umutsuz Ev Kadınları” da başarılı bir çalışmadır. Onun da hakkını vermeli.

Pek çok televizyon dizisi izleyici 2-3 saat boyunca, geçmiş bölümün özetiyle birlikte ekrana kilitleyip hemen hemen 20 dakikalık bir içerik sunuyor. Ancak “Bir Erkek Bir Kadın” normal bir televizyon dizisi süresinde, ayrılan tüm zamanı güzelce değerlendirebiliyor. Son olarak şunu da söylemeliyim ki bu dizi, Türkiye ekranlarına musallat olmuş, ağır ve acılı aile dramlarının karşısında bir değişimin öncüsü olmaya da aday…

 

www.twitter.com/dgnozcn

doganozcanbando@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1106
Kayıt tarihi
: 28.11.12
 
 

Uludağ Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Ancak dört yıldır müzikle uğraşmaktayım. Trompet ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster