Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '17

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
5813
 

"Bir İlişki Başlatmak ve İlişkiye Devam Edebilmek" İlk Buluşma ve Sonrası

"Bir İlişki Başlatmak ve İlişkiye Devam Edebilmek"  İlk Buluşma ve Sonrası
 

Erkek ve kadın tanışır, o anda aralarında bir çekim olduğunu hisseder.  Bu tanışma birileri vasıtasıyla olabilir, sosyal medyada yollar kesişebilir veya çok daha enterasan tesadüfler söz konusu olur. Taraflar birbirine telefon numarasını, e-mail ya da messenger adresini verir, sohbet etmeye iletişim kurmaya, yazışmaya, konuşmaya başlanır. Zamanla karşı taraf merak edilir, heyecan artar ve neticesinde karşı tarafı daha çok tanıma, görüşme isteği oluşur. Ve gün gelir bir araya gelinir.

Şimdi ve sonrasında ne olacak?

İşte ilişkiyi baştan bitirebilecek iletişim hatalarının ya da yaklaşımların kurbanı olmak ya da olmamak anı…  Hangi yapılan hatalar karşı tarafı uzaklaştırır? Ya da bir ilişki aşamasına geçmeyi başarabilseniz bile, neden çabuk bitebilir? 

Yapılan bazı hatalar, iletişim kopuklukları, kimi zaman takılan maskeler, ne istediğini bilmemek, gereğinden hızlı yapılan hamleler, fazla üstüne düşmek ya da aşırı ilgisiz davranmak, daha baştan fazla sahiplenici olmak, daha ilk buluşma sonrası sevgili olma beklentisinie girmek ve bunu karşı tarafa hissettrimek gibi daha birçok sayılabilecek kriterler karşı tarafı  uzaklaştıracaktır ya da sevgili, eş olmaktan kaçmasına sebep olabilecektir. Kimi zaman ilk buluşma ya da takip eden buluşmalar sonrası bağlanma korkusu olan bir kişi, bu korkusu tetiklenerek hayatının erkeği ya da kadının da bile kaçabilmekte.

Bu tür yaşanan durumlar kimi zaman bilinçsiz kimi zaman da bilinçli olarak yapılan davranışlar nedeniyle oluşabiiyor. Diğer bir yapılan hata ise bir anda her şeyi ortaya dökme hatası... Bir insanı daha doğru dürüst tanımadan ona her şeyini anlatmak, tüm hayatını ortaya dökmek  zamanla karşı tarafla iletişim kesildiğinde, hele ki o insan pek de doğru bir insan değilse; kişiyi zora sokabiliyor. 

İletişim Hataları:

Daha yeni tanışma sürecinde bile iki de bir mesaj göndermek, hatta cevap gelmeden bir diğerini yollamak, cevap vermediğinde sorgulayarak karşı tarafı boğmak… İlgi çekmek için yapılan garip davranışlar ve söylenen sözler, karşı tarafın meşgul olabileceğini göz ardı etmek, ilgi odağı olmak için gösterilen aşırı çabalar vb.

Kız, Kişi, Kadın, Genç, Açık Havada

Bir kere aradıktan ve ulaşılamıyorsa beklemekten kaçınarak devamlı aramaya devam etmek (1 kere aradığımızda zaten çağrıyı görecektir ve eğer o istiyorsa sizi arayacaktır değil mi?) Erkeklere nazaran, kadınlar bu hatayı maalesef daha çok yapıyor. Biraz olayları serbest bırakmayı da bilmek lazım. 

Teklif yağmuruna tutmak, bir teklifte bulunulduğunda o gün müsait değilse; yarına, öbür güne, bir sonraki güne programını sormak (ilk teklifinizde müsait değilse ve eğer karşımızdaki de bizle görüşmek istiyorsa elbet kendisi bir yolunu bulup alternatif yaratmaz mıydı? Yanınıza kendi gelmek için çaba göstermez miydi?

Daha bir ilişki bile başlamadan telefonla, mesaj ile e-mail yoluyla, sosyal medyada devamlı karşısına çıkmak, iki taraf arasındaki birbirini arama dengesini kuramamak, çok erken bazı soruları sormak, fazla beklentili yaklaşmak,  hesap soruyormuş havasında her yaptığını sorgulamak, sürekli sorulara boğmak veya çok fazla üzerine düşüp, çok fazla istekli davranmak karşı tarafı korkutup, kaçırmaz mı?

Diğer taraftan bu tür davranışlar sergilendiğinde karşı tarafa gönderilen bir olumsuz mesaj da vardır; muhtaç olma enerjisi. 

İlk Buluşma Sırasında Yapılan Hatalar:

İlk defa bir insanla buluşacağımız zaman bazen gerek isteyerek, gerekse istemeden öyle hatalar yaparız ki; ikinci buluşma şansını kendi ellerimizle bitirebiliriz. Bir yemek ortamı veya bir kahve ortamı yaratıldı ve ilk buluşma gerçekleşti. Şimdi neler olacak?

Insanlar, Adam, Kadın, Kahve, Çay, Pot

Neler daha başlamadan, baştan bitiriyor?

1-     Sürekli konuşmak, ilk buluşmada anlatılması gerekmeyen detaylara inmek, çok özel sorularla karşı tarafı zor durumda bırakmak, karşısındaki kişiye konuşacak fırsat tanımamak, karşısındakinin sürekli lafını kesmek, tartışma ortamı yaratabilecek hassas konulara girmek, karşısındakini yargılamak, üzerinde kontrol kurmaya çalışmak

2-     Daha başlangıçta çok fazla içli dışlı olmak, fazla  taviz vermek

3-     Eğer alkol alınıyorsa limitleri iyi belirleyememek hatta sarhoş olmak

4-     Sürekli etrafı ile, telefonu ile ilgilenmek, karşı tarafa dikkatini yoğunlaştırmamak

5-     Bulunulacak ortama uygun giyinememek, yanlış ya da abartılı seçimler

6-     Kendini olduğundan başka türlü göstermeye çalışmak

7-     Komik olmaya çalışırken anlamsız ve yersiz espriler yapmak, fazla laubali olmak

8-     İlk buluşmada özel anılardan, eski ilişkilerden, evliliklerinden söz etmek, eski sevgilileri, eşleri  anlatmak, bir de üstüne dert yanmak

9-    Kendini çok fazla övmek, egosal davranışlar sergilemek

10-  Gelecek ile ilgili duygusal hayallerden çok fazla bahsetmek; evlenmek, çocuk sahibi olmak isteklerimiz, pembe panjurlu evler….

11-   Çok fazla eleştiriye odaklanmak, karşısındakinin onurunu kırabilecek tehlikeli söz ve davranışlardan kaçınmamak, karşısındaki üzerinde baskı kurmaya çalışmak…

12-   Sürekli olumsuz düşünce ve tavırlar sergilemek, sürekli şikayet etmek (ondan, bundan, hayattan, insanlardan hatta ortamdan, garsondan, yediği yemekten vs.) kısaca negatif enerji yaymak.

İlk konuşmalar, ilk buluşmalar iki tarafın da bir ilişkiye geçmek konusunda karar aldığı en önemli aşamalardır. Bu süreçte devamını getirmekten bir sonuç çıkmayacağını, karşınızdaki kişiyle anlaşamayacağınızı ya da farklı kulvarlarda olduğunuz anladınız diyelim. Önemli olan iki insanın düşüncelerinin, duygularının, kültürlerinin ve hayata bakış açılarının birbirine uymasıdır. Sadece bir ilişkim olsun düşüncesiyle bir ilişki başlatmaktan kaçının çünkü zamanla hem kendiniz hayal kırıklığına uğrar hem de karşınızdakini uğratırsınız.

Karşı Tarafı Hayatının Merkezi Haline Dönüştürmek…

Daha bir ilişkiye başlamadan bile tanışma evresinde karşı tarafı bir anda hayatının merkezi haline dönüştürmek… İşte sevgili aşamasına geçemeden, o kişiyle yolların ayrılmasında en büyük etkenlerden biri. Bir şeye ne kadar anlam yükler ve ne kadar üstüne düşerseniz kaçar. Özellikle kadınlar kimi zaman değersizlik korkuları ya da kaybetme korkuları nedeniyle bir erkekle tanıştığında bir anda çok fazla üstüne düşebiliyor. Erkekler ise bu konuda çok daha rahat ve akışta denebilir. Henüz kadını tam tanımayan erkek bu durumdan, yani üstüne fazla düşülmesinden korku duyup ya da rahatsız olup kaçabiliyor. Erkekler, kadınlara oranla  çok fazla sorgulanmayı, özgürlüğüne müdahale edilmesini pek de sevmiyor. Tabi ki aynı tarzda yaşanabilecek durumlar mutlaka ki kadınların da rastlayabildiği durumlar; değersizlik korkusu, kaybetme korkusu ile çok fazla üstüne düşme, sorgulama, yargılama olayı erkeklerde de görülebiliyor. 

Üstüne düşme, sorgulama, yargılama durumu daha ilişkiye bile geçilmeden yapılmaya başlanıyorsa karşı taraf daha en baştan geri çekebiliyor kendini. Karşı tarafı hayatının merkezi haline dönüştürmek konusunu bir yazımda detaylı bir şekilde anlatmıştım.

Bir İlişki Başlatmak ve Devam Ettirebilmek İstiyorsanız:

Romantizm, Aşık, Mutlu, Adam, Kadın, Aşk

Her ne olursa olsun kendi hayatınızdaki önceliklerinizi boş vermeyin. Bir ilişki hayatın tüm anlamı değil. Kısaca bir ilişkiye başlamak ya da devam ettirebilmek için kendinizden; onurunuzdan ve en önemlisi kendi öz değerinizden vazgeçmeyin. 

Kendinizle barışık olun, önce kendinizi sevmeyi, kendinize saygı duymayı deneyin. Karşı tarafın sizin yarım kalmış taraflarınızı gelip tamamlamasını beklemek değildir ilişkinin temeli... 

Kendi değerinizi bilmek için başkasının bu değeri vermesi gerekmediğine inanın. Siz zaten değerlisiniz; bu değeri kendiniz düşürmediğiniz sürece. 

Serbest bırakmayı, akışa göre davranmayı sabırla deneyebilmek...  Bir şeyi ne kadar sıkarsanız, o kadar uzaklaşacağını  unutmayın.

İlginin dozu kadar, ilgisizliğin dozu da önemli. Her insan hoşlandığı birinden ilgi görmek ve ilgi vermek ister. Önemli olan dozu iyi ayarlayabilmek. Aşırı ilgi göstermek kadar, ilgisiz davranmak da karşı tarafı uzaklaştırabilir. 

İlk buluşmalar kimi zaman yanıltıcı olabilir ama mutlaka ilk sinyalleri de verir. Bir insanın beden dilini doğru okumak, onu iyi dinlemek ve doğru analiz edebilmek sizi bir adım öne taşır. Sohbet sırasında ilk buluşmada fazla özele girmemeye özen göstererek onun hayata bakışı, alışkanlıkları, kişisel enerjisi hakkında fikir sahibi olmak tamam mı, devam mı kararında size yol gösterebilecektir. Kimi zaman bir ilişkiye o kadar açızdır ki; doğru, yanlış balıklama atlama gibi bir aceleciliğimiz olabilir. Bu nedenle biraz sakin, temkinli ve yavaş yaklaşmakta fayda var.

Huzur, güven, ilgi, değer verdiğiniz ve aldığınız, kazan-kazan dengesinin olduğu ilişkiler içinde kalın. Sizi yoran, yorduğunuz ilişkiler uzun ömürlü olmaz. Hele ki daha ilk baştan yormaya başladıysa. Kimi zaman ilişkilerin ilk anları maskelerin fazla takılabildiği anlardır. İlerde bu maske düştüğünde hayal kırıklığı kaçınılmaz.

Hem kendinize, hem de karşınıza karşı dürüst olun. Beklentiler konusu dahil. Bir insanın beklentisi diğerinden çok farklıysa, ilk günlerin alevi zamanla söner. Biri evlenmek istiyor, diğeri ise istemiyorsa; ben nasıl olsa onu ikna ederim mantığı yarı yolda bırakabilir. Ya da sayılabilecek birçok major beklenti...

Ve en önemlisi; kendinize yapılmasından hoşlanmadığınız hiçbir şeyi karşı tarafa yapmayın. Sizin bir kalbiniz var; onun da var. 

Son yıllarda ilişkilere bakış açıları çok değişmeye başladı. Çok zor bir ilişkiye geçilebiliyor, boşanmalar arttı, bırakın evlilik kararını, sevgili olmak için bile karar almak epey zorlaştı. Bir önceki ilişkisi ya da evliliğinde fazla yıpranmış kişiler ise; sütten ağzı yanmış misali... Haklı oarak çok daha seçici olmaya başlanıyor. Bağlanma korkusu ise zaten tavan yapmış. Özellikle erkekler bu konuda kadınlara oranla bir, hatta birkaç adım önde. Günübirlik paylaşım arayışı, ciddi bir ilişkiden, sorumluluk lamkatan kaçış, havada kalan tanışmalar ve sonrası gelmeyen bağlantılar. Hatta ilk buluşma sonrası, telefondan bile engellemeler. Kişi kimi zaman karşılaştığı bu tavırlar karşısında şaşırıp kalıyor. Daha da kötüsü başlıyor kendini acımasızca sorgulamaya. Sadece kendini mi, karşıdakini de... 

İletişim sorunu olan, düşüncesini paylaşmadan kaçan bir insanı çok da sorgulamaya gerek yok bence. Hakkında hayırlısı olsun demek ve hayatına devam etmek... Unutmayın, her insan aynı değil, her ilişkinin dinamiği de aynı değil. Mutlaka siz  kendi içinizde bütün ve tam oldukça, kendi değerinizi bildikçe size değer veren insanlar mutlaka bir gün gelecek. Bir şeyi çok beklentili isterseniz, sizden kaçar. İlişki olayı da böyle aslında. Neden bir ilişkim yok, bir ilişkim olsun takıntısı gelecek olanı da sizden uzaklaştırabilir.

"Eğer aynı tip olayları, farklı insanlarla yaşıyorsanız, örneğin biri ile tanışıyorsunuz olmuyor, biri ile ilişkiniz başlıyor ama çabuk bitiyor, karşı taraf kaçıyor, yok oluyor, sürekli terk ediliyorsunuz, aldatılıyorsunuz, aldatıyor ya da siz terk ediyorsunuz vs. "

Lütfen bir çocukuğunuza inin. Mutlaka ki her anı hatırlamayacaksınız. Buna rağmen kimi anlar, anılar vardır ki; bıraktığı etkiler, yaşattığı travmalar oldukça etkindir. Yıllar geçse de etkisi sürer. Çocukluk döneminde hatta ergenlikte bilinçaltına yerleşmiş, kodlanmış korkularınız var mı; değersizlik, kaybetme, sevilmeme, aldatılma, yetersizlik, terk edilme, bağlanma korkusu... Size bu korkularınızı aynalamak için bu insanlar geliyor da olabilir ve bir kısır döngü yaşıyor olabilirsiniz. Bilinç farklı şeyler isterken, bilinçaltı çok daha farklı şeylere sizi yöneltebilmekte. Eğer korkularınız varsa;  bunları  dönüştürdüğünüzde  (bunun yöntemleri var) artık aynı tip insanları ve olayları yaşamadığınıza şahit olmanız muhtemel. Bilinçaltı konusu çok derin bir konu ve sayfalarca makale çıkar. 

Kendi kişiliğinin ve kişisel hayatındaki rol dengelerinin kaybedilmediği, karşı tarafın da aynı şekilde partner olmak kadar diğer rollerinin olduğunun da kabullenilebilmesi, en önemlisi de onun da, sizin de kişisel alanlarının olduğunun farkındalığı ile ilişkinin yaşanabilmesi sağlanabilir. Yaklaşımların doğru yapılması ilişkilerin kalitesini ve uzun ömürlü olabilme ihtimalini arttırabiliyor.

 

Yeşim BUYURGAN

 

Yazıyla ilgili bloglarım:

http://blog.milliyet.com.tr/yeni-baslayacak-bir-iliskide-dikkat-edilmesi-gereken-5-onemli-kriter/Blog/?BlogNo=504699

http://blog.milliyet.com.tr/neden-hep-yanlis-insanlari-kendime-cekiyorum-ve-neden-iliskilerim-yurumuyor-/Blog/?BlogNo=569065

 

* Yazılar telif hakkı gereği yazar ismi ya da link belirtilmeden kopyalanamaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blog yazınız da herkese dersler var..Çok hoş tespitler var..Kutluyorum ..

Aydın ADAM 
 26.12.2017 10:57
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Selamlar.   20.03.2018 13:05
 

Bloglaerda görülmeyen tarzdaki bir konuyu ele almanız,çok dikkat çekici.seçkin bir yazı okuduk sayenizde. Tüm evde kalmışlar bu yazıdan haberdar olsaydı, yeniden doğarlardı. Her kesimden herkese hitabeden bu yazının kıvrımları arasında hem psikoloji var, hem sosyoloji var. Psikososyal bir yaklaşımla etüdlere dayalı gözlemlerinizi okurken,, yazının verdiği hazzın yüceliği, damaklarda yer edecektir elbet. Ve bu "düşündürücü " yazının bir kopyası, başuucu bildirgesi olarak bir yere asılmalı, gözler takıldıkça okunmalıdır. Çok istifade ettik. Ellerinize sağlık.Özellikle, güzellikle, saygıyle

Muzaffer Cellek 
 04.11.2017 10:58
Cevap :
Muzaffer Bey merhaba. O kadar güzel yorumlamışsınız ki; bana söyleyecek söz düşmez. Son yıllarda ilişkiler konusunda çok daha fazla sorun yaşamaya başladık. Hepimizin başına gelebilen durumlarla karşılaşabiliyoruz. Belki de kime neye güveneceğimizi de şaşırdık ki; yaşanan tecrübelerden sonra çok doğal. Gene de ümidi kesmemek lazım. Hayat bize her an güzel olanları da getirmeye hazır. Sevgimle.   04.11.2017 11:35
 
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3636
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster